COVİD-19 İLE MÜCADELE NASIL BESLENMELİYİZ VE BAĞIŞIKLIĞIMIZI HANGİ BESİNLERLE GÜÇLÜ TUTARIZ

Son zamanlarda COVİD-19 sebebiyle de bağışık sistemimizi güçlendirmek için bir çok yola başvurmuşuzdur. Bağışıklık sistemi vücudun kendi kendini doğal yollarla bazen de yararlı bakterilerle kendi antiinfalamatuvar sistemini oluşturan koruyucu bir mekanizmadır. Gündemimiz gereği  bizim de bu sistemle fazlaca barışık olmamız ve ona yardımcı olacak besinlerle vücudumuzu korumamız aynı zaman da koronaya karşı ya da başka enfeksiyonel rahatsızlıklara karşı da dirençli olmamız gerekmektedir.
Öncelikli olan besinlerimiz  bu dönemde kesinlikle lenfosit sistemimize destek veren bizim antimikroorganizma ve antibakteriyel fonksiyonu yüksek besinleri  tercih etmemiz gerekmektedir. Bunların ilki tabi ki de çörek otu: Çeşitli kanserlere karşı sitotik etki gösterir. Vücudumuzun özel antikor üretimini hızlandırır ve koronaya karşı bizim istediğimiz de tam olarak doğa antikordur.  Kefir ise probiyotik özelliği ile  dikkatleri çeken, başta gastrointestinal etkileri olmak üzere, kroner kalp rahatsızlıkları, antimikrobiyal, antitümör, antikarsinojenik, antialerjik etkiler ve astım etkilerinin azaltılması, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi bir dizi sağlık faydasıyla ilişkilendirilmiştir. Kefir doğal bağışıklığı destekleyen ve bunun için immüm sistemin çalışmasını hızlandıran ana mediyatördür.  Bana kalırsa akşam uyumadan önce bir bardak kefir ve bir çay kaşığı çörek otu karıştırılıp içilmesinin bizler için iyi bir koruyucu olacağını düşünüyorum.  Bunların yanında tabiki de alınması gereken önemli vitaminler var ve COVİD-19 hastalarımızın tedavisinde verilen ek vitaminleri bizim de hasta olmadan almamız gerekmektedir.  C vitamini iyi  bir antioksidandır. C vitamini doğal ve edinilmiş bağışıklık sisteminin hücresel işlevlerini destekleyerek savunma mekanizmasına önemli katkı sağlar. Çin’de COVID-19 enfeksiyonunu orta ve şiddetli düzeyde geçiren 50 hastanın tedavisinde damar içi uygulama ile 10g-20 g/gün arasında değişen dozlarda 8-10 saatlik aralıklarla C vitamini başarıyla kullanılmıştır. Çinko, bağışıklık sistemini düzenleyici olarak görev alan bir iz elementtir. Çinko eksikliğinin zatüre riskini arttırdığı, yüksek çinko seviyesinin ise azalttığı gösterilmektedir. COVID-19’un akciğerlerde neden olduğu zatüreye karşı, çinkonun potansiyel koruyucu bir mikro bileşen olduğu, 75mg/gün dozunun zatüre süresini kısalttığı bildirilmektedir. Tabi fazlaca çinko takviyesi selenyum eksikliğine sebep olur bu nedenle çinko artı selenyum suplementini birlikte kullanmak çok daha yaralı olacaktır.   Aynı zamanda sumağın öneminden de bahsetmeden edemeyeceğim. Sumak bir vürus savardır diyebiliriz ama şu cümleyi kurmak çok doğru olmaz açıkçası COVİD-19 için kesin yararlıdır demek doğru değidir fakat çok iyi bir antioksidan etkiye sahiptir diyebilirz. Antiinflamatuar özelliği ile grip, soğuk algınlığı ve enfeksiyonlarla savaşır. Ateş düşürücü özelliğine sahiptir. İçerisinde C vitamini bulunan sumak, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Bunların yanında son olarak probiyotiklerden bahsetmek istiyorum. Probiyotikler dost mikroorganizma olarak adlandıran yeteri kadar tüketildiğin de insan sağlığına yararlı etkileri olan canlı mikroorganizmalardır. Bağışıklık sistemini olumlu yönde etkilemeleri açısından pandemi döneminde de kullanımları önem kazanmaktadır. Klinik araştırmaları derleyen bir çalışma, probiyotik kullanımının soğuk algınlığına karşı belirli bir azaltıcı etkisi olduğunu göstermiştir. Probiyotik takviyesi olduğu halde  COVID-19 hastalarında Lactobacillus ve Bifidobacterium türlerinin azaldığı görülmektedir. COVID-19 pandemi döneminde probiyotik içeren gıdaların (yoğurt, kefir, boza, tuzu azaltılmış turşu ve şalgam suyu) tüketiminin bağışıklık sistemini viral enfeksiyonlarına karşı desteklemede yardımcı olur.