Köy, Toros dağlarının kuzey eteklerindeki yeşil bir vadi içerisinde yer almaktadır.
37° 9? 23,8206? kuzey, 33° 30? 53,7114? doğu koordinatlarında arasında yer alan köy, Karaman?a 36 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.
Köy; Sudurağı, Taşkale (Kızıllar), Dokuzyol (Orzala), Çimenkuyu, Güçler, Üçbaş, Sarıkaya ve Ağılönü (Selerek) köyleri ile komşudur.
Köyün kuruluş tarihi bilinmemektedir. Köy, Hitit döneminde ?Walwara? ile lokalize edilmektedir. Hititologlar Emil FORRER, Albrecht GOETZE, G. KİZZ, John GARSTANG ve Oliver Robert GURNEY aynı fikirdedir. (Monte, G. F. Del-Tischler, J. 1978 Reportoire Geographique des Textes Cuneiformes VI, s. 473)
Köyün en eski yerleşim yeri, caminin yer aldığı kayalıklarda bir kale veya kale görevi üstlenmiş karakol kulesinin civarında yer almaktadır. Burası İbrala Deresi içlerinden gelebilecek tehlikelere karşı, Toroslarda güvenli geçiş için elverişli bir konuma sahiptir.
Manazan Mağaraları, Yeşildere-Taşkale köyleri arasında uzanan Yeşildere Vadisi?nin kuzeyinde, kil oranı yüksek kireç taşı arazide, yüksek bir kaya kütlesine, tamamen insan eli ile oyulmuş beş katlı toplu meskenler hâlindedir.
Orijinal kullanımı mağara yerleşimi olarak kullanılan kompleks, 13.02.1986 tarihli ve 1879 sayılı karar ile sit alanı olarak tescillenmiştir.
İlk iki kat doğu-batı yönünde hücre seklinde birçok odacıktan oluşmaktadır. Ortada bulunan yüksek kaya kütlesi içerisine oyulan diğer katlar yörede sırasıyla kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı olarak adlandırılmaktadır.
Üst katlara çıkış 60-70 cm eninde, yaklaşık 1-1,5 m yüksekliğinde koridorlar ve 1×1 m ölçülerindeki bacalarla sağlanmaktadır. Her katın ortasında büyük galeriler ve bu galerilere açılan hücre odacıklar bulunmaktadır.
Mağaraların ön yüzü tabiî olaylar sonucu tahrip olduğundan günümüzde belirgin bir girişi yoktur. Vadiyi doğudan ve batıdan kontrol edebilecek stratejik konuma sahiptir. İlk iki katta birçok mezar odası ve iki şapel tespit edilmiştir. Bu kilise ve şapeller Hristiyanlık döneminde manastır olarak kullanılmıştır. Bunların içerisinde bazı geometrik şekillerin ve freskoların izleri görülmektedir. Şapellerin en büyüğü doğu bölümde yer almaktadır. Üstü beşik tonozlu olup yamaçta yer alan güney cephe tabiî olaylar sonucu yıkılmıştır.
Ayrıca en üst kat olan ve ölüler meydanı olarak adlandırılan galeride birçok ceset parçaları tespit edilmiştir. Buradan elde edilen tüm bir kadın cesedi Karaman Müzesi?nde sergilenmektedir. Kil oranı yüksek kireç taşı içerisinde ısı ve nemi sabit tutması nedeniyle organik maddelerin bozulmasını geciktirmektedir. Mağaralar güvenlik nedenlerinin yanında bu ısı ve nemi sabit tutma özellikleri nedeniyle oyulmuş ve kullanılmış olmalıdır.
Karaman Müzesi?nde A.2722 envanter numarasına kayıtlı olan bronz tanrıça heykeli (0.02,5 m taban çapında ve 0.11,5 m yüksekliğinde), 1986 yılında ağaçlandırma çalışmaları sırasında tesadüfen bulunmuştur. Muhtemelen Roma dönemine ait heykel iki elini yanlara açmış şekilde tasvir edilmiştir. Başında hotuz biçimde tacı olup, kulakları belirgin ve küpelidir. Sol elinde uzun boyunlu bir kuş yer almaktadır. Kırık olan sağ elinde de tanımlanamayan bir cisim taşımaktadır. Eser aşırı biçimde okside olmuştur.
Denircik?ten gelmiş pişmiş topraktan uzun gövdeli bir boğa figürü (0.11 m dikey boy, arkada 0.04,5 m, kafa bölümünde 0.05,5 m) 1995 yılında satın alma yoluyla kazandırılmıştır. Karaman Müzesi?nde A.4007 envanter numarasına kayıtlı figür; kurşunî renkteki hamur üzerine devetüyü renginde boyanmıştır. Boynuzları ön ayaklarının tamamı, arka ayaklarının ve kuyruğunun bir bölümü kırılmıştır. Yutak önündeki deri çıkıntısı ve cinsel organı belirgin olarak işlenmiştir.
Anadolu?nun Türkleşmesi döneminde Türkler, çevrede hâlen aynı adlarla anılan Meğil, Çakırkuyu, Ümmet töreni, Beşağıl, Kulaca, Tekke, Demirci, Kınık, Kayalıağıl, Mendik, Kartalpınarı, Kızılcakuyu, Boncuk, Şahin öreni, Üçbaş, Sarıkaya, ve Nalıma adlı örenlerde kabile olarak yaşamışlardır.
Daha önceleri sadece yaz aylarında gidilen Kayaönü, Denircik, Kiriçci, Kızılcakuyu ve Nalıma yaylaları bugün devamlı yerleşim merkezleri haline gelmiştir.
Karaman ve köyleri ile ilgili olarak araştırmalar yapan ve bunu kitabında yayınlayan Durmuş Ali GÜLCAN (R. 1319/ M. 1904-1996), köyün ?İbrala? olan adının geçmiş çağlardan kalma bir ad veya bu adın az çok tahrifata uğramış şekli olduğunu ileri sürmüştür.
Köy, tarihi süreçte Walwara/ Bavrâla/ İfrâla/ İvrâla ve İbrâla isimleri ile telaffuz edilmiştir.
Köy, XVI. yüzyılda ilk önce Lârende Nâhiyesi?ne bağlı iken daha sonra Kaş Nâhiyesi?ne bağlanmıştır.
H. 906/ M. 1500 yılında köyün adı, ?İvrâla?olarak geçmektedir. Bu yüzyılda coğrafi üstünlüğünü kullanan ve merkezi konumda bulunan İvrâla, ticaret merkezi fonksiyonu kazanmıştır. Ayrıca karyede 37 nefer gebran (gayr-i Müslim) nefer bulunuyordu (BAO, TD, nr. 40, s. 994).
H. 924/ M. 1518 yılında 35/? hâne ve 7/40 Müselman (Müslüman)/gebran neferden ibaretti. Vergi hâsılı (geliri) 4.290 akçesi İmaret-i İbrahim Beg vakfı geliri ve 3.100 akçesi normal olmak üzere toplam 7.390 akçe idi.
Köy, H. 935/ M. 1529 yılında 39 hâne ve 52 Müselman neferden ibaretti. Vergi hâsılı; 7.600 akçesi İmaret-i İbrahim Beg Vakfı geliri ve 1.200 akçesi normal gelir olmak üzere toplam 8.800 akçe idi. Karyenin ?Çiftlik? adındaki mezraasından ise 300 akçe vergi alınmaktaydı.
H. 948/ M. 1541 yılında köy için ?İfrâla el meşhur Bavrâla? ifadesi kullanılmıştır. Ayrıca ?Mezraa-yı Demürcü (tabi-i Değicek), bu köy ve İvrâla halkı ziraat eder.? ifadesi geçmektedir. İbrala Çayı adı verilen Foni Çayı?nın suları ile sulu tarım imkânının bulunması fazlaca köyün bu çay etrafında toplanmasına yol açmıştır (BAO, TD, nr. 415, s. 161, 179).
H. 992/ M. 1584 yılında 264 Müselman ve 32 gebran neferden ibaretti. Vergi hâsılı; 4.290 İmaret-i İbrahim Beg Vakfı geliri ve 3.100 akçesi normal hasıla olmak üzere 7.390 akçe idi.
Karyede 2 bâb tahûnhâne bulunuyordu. Buradan 120 resim (vergi) alınmakta idi.
Ayrıca Nezd-i K. İvrâla Mevkii?nde bulunan ?Ertâç? adındaki mezraanın vergi hasılı ise 550 akçe idi (BAO, TK, nr. 113, vr. 202 b.).
H. 1175/ M. 1761-62 yılında İbrala Köyü?nde yaşayanlar o tarihte Karaman voyvodası olan Çavuş-zâde Seyit Zeynel Abidin Ağa?yı İstanbul?a şikâyet etmişler, davanın valilik divanında görülmesi için merkezden ferman gönderilerek şikâyetçi olan köylülerin Zeynel Abidin Ağa ile yüzleşmesi için Konya?ya gelmeleri istenmiştir. İbrala Köyü?nün imamı ve bazı köylüler ?Şikâyetten bizim haberimiz yok, biz şikâyetçi değiliz? diye ifade verince dava düşmüştür. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Cevdet Dâhiliye, No: 7975, 288 numaralı Karaman Kadı Sicili s. 53/1.)
Karapınar menzili için toplanan avarız ve nüzul vergisini ve mal-ı imdadiyeyi zamanında ödeyemeyen İbrala Köyü?ne H. 1165/ M. 1751-52 yılında mübaşir görevlendirilmiş, bu vergileri köylünün ödeyecek gücünün olmadığı görülünce 110 kuruşluk indirime gidilmiştir. (286 numaralı Karaman Kadı Sicili s. 25/3.)
İbrala, H. 29 Rebiyyülahir 1177/ M. 6 Kasım 1763 tarihli ve 288 numaralı Karaman Kadı Sicili?nin 89/2. sayfasında Karaman Kazası?na bağlı 29 köyden birisi olarak geçmektedir.
Anadolu?yu dolaşan seyyâhları kaleme alan İngiliz Albay William Martin LEAKE (1777-1860), Alman seyyâh Ulrich Jasper SEETZEN?in (1767?1811), Karaman-İbrala üzerinden Tarsus?a geçtiğini yazmaktadır.
Amerikalı Arkeolog John Robert Sitlington STERRET (1851-1914), 1884-1885 yıllarında yapmış olduğu seyahatte bölgenin tarihî coğrafyasına dair önemli bilgiler vermektedir. STERRET, 29 Mayıs?ta İbrala?ya ulaşmıştır. (STERRET 1888b, s. 15)
H. 2 Safer 1270/ M. 4 Kasım 1853 tarihinde Karapınar?a bağlı Sıdrova (Sudurağı) köyü ile Larende?ye (Karaman) bağlı İbrala (Yeşildere) köyleri arasında su anlaşmazlığından çıkan, ölüm ve yaralamayla sonuçlanan olaya karışanlar yargılanmışlardır. Bu olayla ilgili olarak, Konya Vilayeti İdare Meclisi?nden Meclis-i Vâlâ?ya (Danıştay) gönderilen yazıda; Konya Sancağı?na bağlı Larende Kazası?yla Karapınar Kazası sınırlarında bulunan Sıdrova ve köyleri ahalileri arasında su anlaşmazlığından dolayı olay çıkmıştır. Olaya karışanlar celb olunmuş ve yaralananlar ile yaralamaya sebebiyet verenler mahkemeye çıkarılarak yargılanmışlardır. Mahkeme neticesinde taraflar 16.550 kuruş tazminatla anlaşmış ve sulh olmuşlardır. Tazminatın ve sulhün kabulü hakkında 14 adet ilam hazırlanmıştır. Olaydaki öldürme konusu için ise ayrı bir ilam düzenlenmiştir. Konuyla ilgili olan tüm evrak ekte sunulmuş olup, durum arz olunmuştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, MVL, 265/ 1-13).
H. 9 Rabiulevvel 1270/ M. 10 Aralık 1853 tarihinde Karapınar Kazası?na bağlı Sıdırava (Sudurağı) köyü halkı ile Larende (Karaman) Kazası?na bağlı İbrala (Yeşildere) köyü ahalisi arasında su meselesi yüzünden çıkan kavgada ölüm ve yaralamalara sebebiyet verenlerin yargılanmaları ve bunlara verilen cezalar hakkında, Meclis-i Vala?dan (Danıştay) Sadaret?e (Başbakanlık) yazı gönderilmiştir: ??Sıdrova karyesi ahâlîsinden Seyyid Aziz İbrala ahâlîsinden Seyyid İbrahim?e taş ile ağzına urub dört dişini çıkarmış olduğundan bin kuruş ve Osman bin Abdurrahman Demirci Seyyid Ömer?in bel ile sol ? eylediğinden iki bin beş yüz ve yine ahâlîden İsmail Süleyman?ın kebîr bıçak arkasıyla başına ve sâ?ir a?zâsına vurarak cerh etmekle yüz kuruş ve yine ? kezâlik kebîr bıçak ile yüzünden cerh etmesiyle iki yüz kuruş ve Osman Ali?yi bıçak ile alnından cerh ederek bu dahi iki yüz kuruş ve Humayoğlu Ali diğer Ali?yi bıçak ile bileğinden cerh eylediğinden iki yüz kuruş ve Osman dahi Seyyid Mehmed?i bıçak ile parmağından cerh eylediğinden üç yüz kuruş ve Abidin Süleyman?ı bıçak ile sol kolundan cerh etmekle yüz kuruş ve merkûm Humayoğlu Ali Hasan?ı kılıç ile sol bileğinden cerh etmesiyle dört yüz kuruş ve yine İbrale karyesi ahâlîsinden Abidin Seyyid Musa?yı kılıç ile kulağından ve Ali ve İbrahim dahi sopalar ile a?zâsından darb ve cerh etmeleriyle bin kuruş yine karye-i merkûme ahâlîsinden Osman Seyyid Mustafa?nın bıçak ile başından ve Ahmed dahi sopa ile a?zâsından urub cerh etdiklerinden yüz elli kuruş ve İbrahim dahi Seyyid İsmail?i sopa ile başından ve omzundan darb ve cerh eylediğinden kezâlik yüz elli kuruş ve İbrahim diğer İbrahim?i sopa ile darb ederek dişlerini sakatladığından yüz kuruş ve Abdülkadir Halil İbrahim?i sopa ile sol gözü üzerinden darb ve cerh etmiş olduğundan yüz elli kuruş bedel üzerine sulh edilmiş ve müdde?îler mebâliğ-i mezkûreyi kabûlleriyle sulhan müdde?iyyün aleyhimin zimmetleri ibrâ ve iskât etmiş olduğundan müdde?iyyün aleyhimden nesne da?vâsına kâdir olmayacakları cânib-i Fetvâhâne?den zahr-ı i?lâmâta tahrîr ve imlâ kılınmış olub sûret-i iş?ârâta nazaran bu mâdde bayağı arbede sûretinde vukû? bulmuş ve mâdde-i darb ve cerha mütecâsir olan eşhâsın töhmet ve cinâyetleri müsâvâtda görünmüş ve içlerinden merkûm Abdülkadir katl-i nefse dahi cür?et eylemiş olduğundan merkûmdan mâ-adâsının habsleri târihinden i?tibâren mahallinde altışar ay müddetle vaz?-ı pıranga olunarak hitâm-ı müddetlerinde sebîllerinin tahliyesi ve merkûm Abdülkadir?in mâdde-i katle mücâsereti cihetiyle verese-i maktûl ile murâfa?a ve muhâkeme-i şer?iyesi bi?l-icrâ usûlü üzere iktizâ eden zabta ve i?lâmının gönderilmesi bâbında vâlî-i müşârün ileyh hazretlerine emirnâme-i sâmîleri tastîri lâzım geleceği muhât-ı ilm-i âlî-i vekâlet-penâhîleri buyuruldukda ol bâbda emr ü fermân hazret-i men lehü?l-emrindir.? (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, A. MKT. MVL, 76/ 45).
Köy hakkında İngiliz Seyyâh Edwin John DAVIS?te (1826-1901), Karamanoğulları döneminden kalan Akköprü?den bahsetmek dışında detaylı bilgi vermemiştir. (DAVIS 1879, s. 434)
H. 1256/ M. 1844 yılı Temettu?at defterinde İbrala için ?Vakf-ı Karamanzâde İbrâhim Beğ ve Vakf-ı Nalama ve Vakf-ı Anadolu ve malikane ve Mirahur Yusuf Ağa bervech-i meşrutiyet evladiyet ayende ve revendeye sarf olunageldiği ve Vakf-ı Hatuniye ve Vakf-ı İsmail Hacı ve Vakf-ı Kitabcı Baba ve Sipâhi timârı olub, sipâhi tarafından rü?yet ve ta?şîr olunageldiği? ifade edilmektedir.
Aynı defterde İbrala; camii ve mescit etrafında olmak üzere 4 mahalleye ayrılmıştır.
a) Kilise Camii Mahallesi (Hâne sayısı 34, 1 adet boz daylak deve, 1 adet daylak deve, 1 adet deve, 3 adet dişi küçük deve, 1 adet lök deve, 2 adet tülü daylak deve, 2 adet tülü deve, 210 adet ganem (koyun), 56 adet toklu, 3 adet inek düğesi, 17 adet inek, 1 adet düğeli inek, 5 adet tanalı inek, 165 adet keçi, 52 adet oğlak, 39 adet merkep, 2 adet sıpalı merkep, 45 adet öküz, 4 adet tana, 8 adet zenbûr (arı) kovanı, 1 hisse asiyâb (değirmen), 1,5 dönüm bahçe, 1,5 dönüm bağ, 13,5 dönüm alâ tarla, 319 dönüm ednâ tarla, 8 dönüm evsât tarla, 146,5 dönüm hâlî tarla, 194 dönüm mezrû tarla varlığı kayıtlıdır. Emlâk kıymeti 1.853 kuruş, hayvân kıymeti 17.644 kuruş, temettü?atı 6.310 kuruş, yekûnu 25.807 kuruş, hâne başı ortalama gelir 759 kuruş ve tekâlifi 2.120 kuruştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, ML. VRD. TMT. d. no: 10442, s. 80-84).
b) Hacı Bayram Veli Mescidi Mahallesi (Hâne sayısı 52, 4 adet bargir (beygir), 38 adet deve, 1 adet esb, 621 adet ganem, 464 keçi, 96 adet oğlak, 130 adet toklu, 8 adet camus (camız), 2 adet inek düvesi, 16 inek, 3 adet kısır inek, 10 adet tanalı inek, 10 kısrak-bargir, 3 adet kısrak, 3 adet taylı kısrak, 71 adet merkeb, 1 adet merkep sıpası, 2 sıpalı merkep, 82 adet öküz, 4 adet tana, 6 adet tay, 4 adet tosun, 11 adet zenbûr (arı) kovanı, 106 hisse asiyâb (değirmen), 6375 dönüm bahçe, 9 dönüm bağ, 0,5 dönüm boyalık arsa, 51 dönüm alâ tarla, 688 dönüm ednâ tarla, 43 dönüm evsât tarla, 382,5 dönüm hâlî tarla, 399,5 dönüm mezrû tarla varlığı kayıtlıdır. Emlâk kıymeti 5.844 kuruş, hayvân kıymeti 49.608 kuruş, temettü?atı 9.870 kuruş, yekûnu 65.322 kuruş, hâne başı ortalama gelir 1.256 kuruş ve tekâlifi 3.190 kuruştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, ML. VRD. TMT. d. no: 10442, s. 86-93).
c) Ali Fakih Mescidi Mahallesi (Hâne sayısı 29, 14 adet bozdeve, 16 adet deve, 300 adet ganem (koyun), 80 adet toklu, 1 adet inek düvesi, 12 adet inek, 2 adet kısır inek, 3 adet tanalı inek, 238 adet keçi, 65 adet oğlak, 2 adet kısrak-bargir (beygir), 1 adet taylı kısrak, 30 adet merkeb, 3 adet merkep sıpası, 2 sıpalı merkep, 43 adet öküz, 2 adet tana, 2 adet tay, 2 adet tosun, 8 adet zenbûr (arı) kovanı, 6 hisse asiyâb (değirmen), 0,25 dönüm bahçe, 6,5 dönüm bağ, 28 dönüm alâ tarla, 315 dönüm ednâ tarla, 8 dönüm evsât tarla, 107 dönüm hâlî tarla, 244 dönüm mezrû tarla varlığı kayıtlıdır. Emlâk kıymeti 2.245 kuruş, hayvân kıymeti 25.487 kuruş, temettü?atı 5.510 kuruş, yekûnu 33.242 kuruş, hâne başı ortalama gelir 1.146 kuruş ve tekâlifi 1.815 kuruştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, ML. VRD. TMT. d. no: 10442, s. 95-99).
d) Hacı İlyas Mescidi Mahallesi (Hâne sayısı 22, 8 adet bozdeve, 9 adet deve, 183 adet ganem (koyun), 37 adet toklu, 10 adet inek, 1 adet kısır inek, 2 adet tanalı inek, 134 adet keçi, 20 adet oğlak, 1 adet kısrak-bargir (beygir), 23 adet merkep, 1 adet merkep sıpası, 1 adet sıpalı merkep, 29 adet öküz, 1 hisse asiyâb (değirmen), 2 dönüm bahçe, 1 dönüm bağ, 14 dönüm alâ tarla, 144 dönüm ednâ tarla, 3 dönüm evsât tarla, 78 dönüm hâlî tarla, 83 dönüm mezrû tarla varlığı kayıtlıdır. Emlâk kıymeti 1.043 kuruş, hayvân kıymeti 16.263 kuruş, temettü?atı 3.460 kuruş, yekûnu 20.766 kuruş, hâne başı ortalama gelir 944 kuruş ve tekâlifi 770 kuruştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, ML. VRD. TMT. d. no: 10442, s. 101-104).
e) Hacı Eyyub Mescidi Mahallesi (Hâne sayısı 29, 6 adet Camus (manda), 18 adet deve, 236 adet ganem (koyun), 69 adet toklu, 1 adet inek düvesi, 19 adet inek, 1 adet kısır inek, 126 adet keçi, 31 adet oğlak, 4 adet kısrak-bargir (beygir), 1 adet taylı kısrak, 39 adet merkep, 2 adet sıpalı merkep, 46 adet öküz, 1 adet tosun, 2,5 hisse asiyâb (değirmen), 1 dönüm bağ, 14 dönüm alâ tarla, 306 dönüm ednâ tarla, 9,5 dönüm evsât tarla, 169,5 dönüm hâlî tarla, 160 dönüm mezrû tarla varlığı kayıtlıdır. Emlâk kıymeti 1.237 kuruş, hayvân kıymeti 22.030 kuruş, temettü?atı 5.270 kuruş, yekûnu 28.537 kuruş, hâne başı ortalama gelir 984 kuruş ve tekâlifi 1.540 kuruştur (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, ML. VRD. TMT. d. no: 10442, s. 105-108).
Yeşildere, R. 1338/ M. 1922 yılında Dr. Nazmi SELCEN tarafından kaleme alınan ?Türkiye?nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası (Konya Vilâyeti)? adlı eserde; Konya Vilâyeti, Karaman Kazası?na bağlı bir nahiye olarak geçmektedir. İbrala Nahiyesi?ne 14 köyün (Madenşehri, Beydili, Sediroba, Üçbaş, Dağa, Dinek, Aşıran, Ağın, Sarıkaya, Gödeste, Osmaniye, Akçaşehir, Kızıllar ve Ağın) bağlı olduğu kaydedilmektedir.
R. 1344/ M. 1928 yılında eski Türkçe alfabe ile yayınlanan ?Son Teşkilat-ı Mülkiye?de Köylerimizin Adları? isimli kitapta İbrala; Konya Vilayeti, Karaman Kazası, Merkez Nahiyesi köyleri arasında zikredilmiş ve eski Türkçe harfler ile ? ???????, Lâtin harfleriyle ?Ebrala? şeklinde ifade edilmiştir.
Bu kitapta; İbrala Nahiyesi?ne bağlı köy sayısı 10 olarak geçmektedir (Üçbaş, Selerek, Dağa, Feyzürreşat, Kızıllar, Kızıllarağını, Kayaönü, Gödet, Gödetağını ve Gögeş).
Köyün İbrala olan eski ismi; 1957 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından Türkçe olmadığı için ?Yeşildere? olarak değiştirilmiştir. Âbideleri ve kitâbeleri ile Karaman tarihini araştıran ve bunu kitabında yayınlayan İbrahim Hakkı KONYALI (d. R. 1311/ M. 1896- ö. 1984), tarihî ?İbrala? adının bir veba salgını halinde şuursuzca devam ettirilen ad değiştirme hastalığından kurtulamadığını ifade etmektedir. KONYALI, köye ?Yeşildere?den ziyâde ?Yunus Emre? adının verilmesi gerektiğini de dile getirmiştir.
15 Haziran 1989 tarihinde kabul edilen ?3578 sayılı 4 il ve 5 ilçe Kurulması Hakkında Kanun? gereğince Karaman İli, Merkez İlçe, Yeşildere Bucak Merkezi olmak üzere 6 köy (Taşkale, Çimenkuyu, Güçler, Kızıllarağını, Sarıkaya ve Üçbaş) bağlanmıştır (21 Haziran 1989 tarihli ve 20202 sayılı Resmî Gazete).
Ülkemizde ?Yeşildere? isminde birçok yerleşim yeri bulunmaktadır. İçinden ve yakınından dere geçen ve yeşilliğe sahip yerleşim yerlerine bu ad verilmiştir.
Aydın Kuyucak, Balıkesir Bigadiç, Bursa Karacabey, Erzurum Horasan, İzmir Kiraz, Konya Cihanbeyli ve Meram, Manisa Demirci, Ordu Korgan, Samsun Asarcık, Samsun Tekkeköy, Denizli Acıpayam, Bingöl Genç, Rize Merkez Muradiye, Isparta Sütçüler, Denizli Buldan, Hakkari Yüksekova, İzmir Konak, Malatya Pütürge, Yozgat Akdağmadeni, Tokat Pazar Üzümören, Samsun Ayvacık, Erzurum Yakutiye, Gaziantep Oğuzeli, Antalya Muratpaşa, Samsun Atakum ve Samsun Çarşamba ilçe merkezlerindeki mahallelerin adı ?Yeşildere?dir.
Amasya Merkez, Burdur Gölhisar, Çorum Merkez, Elazığ Kovancılar, Gümüşhane Merkez, Kütahya Çavdarhisar, Sivas Gürün, Sivas Kangal, Sivas Zara, Uşak Merkez, Kütahya Simav, Rize Merkez, Giresun Görele, Kırşehir Akçakent ve Osmaniye Düziçi?deki köylerin adı ?Yeşildere?dir.
Afyonkarahisar Başmakçı Çığrı, Burdur Bucak Beşkonak ve Rize Kalkandere Yeşilköy?deki bağlıların adı ?Yeşildere?dir.
Köyde, 1954 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. İlk belediye başkanı Abdulkadir ALPELLİ?dir (1954-1968). Daha sonra sırasıyla Hüseyin ÜNLÜER (1968-1973), Yusuf Ziya TALA (1973-1980), Mustafa Kemal ÜNLÜER (1984-1989), Yusuf Ziya TALA (1989-1994), Neriman KÖSE (1994-2004) ve İbrahim KOÇAK (2004-2014) belediye başkanı seçilmişlerdir.
2007 yılı içerisinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından adrese dayalı yapmış olduğu nüfus sayım sonuçlarını açıklamış, 22.03.2008 tarihli ve 26824 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanan ?5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun?un Geçici 1?nci maddesinde TÜİK verilerinde nüfusu 2.000?in altında kalan ve 4 nolu cetvelde yazılı belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılarak köye dönüştürülmüştür.
Danıştay 8?inci Daire Başkanlığı?nın almış olduğu 19.12.2008 gün ve E: 2008/4826, K: 2008/8384 sayılı kararı gereğince belediye başkanlığı tarafından TÜİK tarafından yapılan nüfus sayımına itiraz ve Konya İdari Mahkemesi?ne açılan dava ile bir kez daha belediyelerin tüzel kişiliğinin devam etmesinden dolayı Yeşildere?de 28 Mart 2009 tarihinde belediye seçimleri son kez yapılmıştır.
Yeşildere Belediyesi, 06/12/2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanan ?6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun?la nüfusu 2.000?in altında kaldığından kapatılmıştır.
1965 yılında Ord. Prof. Dr. Mahmut Sadi IRMAK?ın (R. 2 Mayıs 1320/ M. 15 Mayıs 1904, Seydişehir, Konya ? 11 Kasım 1990, İstanbul) başkanlığında bir heyet (Prof. Dr. İbrahim Hakkı KONYALI, Behçet Kemal ÇAĞLAR) tarafından yapılan araştırmada; İsmail Hacı?nın Yunus Emre?nin dedesi olduğu ortaya çıkmıştır.
Arşiv vesikalarında ve tarihi kaynaklarıyla ?Yunus Emre?nin Karamanlı? olduğunu ilim dünyasına ilân eden KONYALI, İsmail Hacı?nın harap türbesini ziyaret etmiştir. KONYALI, Yunus Emre?nin dedesi Horasanlı İsmail Hacı?nın Tekke köyünden kuraklık dolayısıyla İbrala?ya göç ettiklerini, Yunus Emre ailesinden birçoğunun ve tekkenin mütevellilerinin buraya yerleştiğini kaydetmektedir. KONYALI, bunların ellerinde beratlarının olduğunu gördüğünü ifade etmektedir.
Devlet arşivlerindeki belgeler ışığında Yunus Emre?nin yaşadığı yeri araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Prof. Dr. İbrahim Hulûsi GÜNGÖR (1928-2012), Yavuz Selim Han?ın H. 924/ M. 1518 tarihli İlyazıcı Defteri kaydında bulunan belgede ismi geçen 24 yerden 17 tanesinin yerini tespit etmiştir. Tespit edemediği 7 yerden 4 tanesinin obruk olmasından dolayı ağızlarının kapanmış olduğunu belirtmiştir.
GÜNGÖR, Yunus Emre?nin ait olduğu İsmail Hacı Cemaatinin yerleşim yeri ile Yunus Emre?nin Karamanoğlu İbrahim Bey?den satın aldığı toprakları haritaya işlemiştir. Böylelikle Yunus Emre?nin birkaç kuşak öncesi dedesi İsmail Hacı?nın mezarının Yeşildere?de bulunduğu sonucuna varmıştır.
H. 1256/ M. 1840 yılı Temettü?ât defterinde İbrala Köyü, 166 hânede 482 erkek olarak kayıtlıdır. Buna göre nüfusunun 996-964 olduğu tahmin edilmektedir.
Konya Vilâyeti Salnâmeleri?nde (il yıllığı); H. 1311/ M. 1893?de 1.208 ve H. 1320/M. 1902?de nüfusu 1.240 olarak tespit edilmiştir.
Sapancalı Muallim Hüsnü Bey (H. 1310/ M. 1893-1958), R. 1338/ M. 1922 yılında kaleme aldığı ?Karaman Ahval-i İçtimâiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi? isimli kitabında, İbrala?nın nüfusunu 256 hâne ve 1.597 olarak kaydetmiştir.
R. 1341/ M. 1925 yılında yapılacak olan mebus (milletvekili) seçimi için hazırlanan genel nüfus defterine göre 1.248?dir. 1945?de 1.690 olarak sayılmıştır. 1965?de 2.311, 1970 yılı sayımında 2.576, 1975?de 3.250, 1980?de 3.202, 1985 sayımında 4.191, 1990 nüfus sayımında 3.371 ve 2000?de ise 4.144?dür.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2007 yılında geçilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi?ne (ADNKS) göre 1.740?dır.
2008?de 1.344, 2009?da 1.264, 2010?da 1.129, 2011?de 1.006, 2012?de 955, 2013?de 899, 2014?de 846, 2015?de 837 ve 2016?da 846 kişi olarak tespit edilmiştir.
704 seçmeni olan Yeşildere Köyü?nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri?nde 636 seçmen 1414, 1415, 1416 ve 1417 numaralı sandıklarda oy kullanmıştır. 627 oy geçerli sayılırken, 9 oy geçersiz sayılmıştır.
Yeşildereliler, 337 oyla en fazla AK Parti?yi tercih etmiştlerdir. CHP 205 oy alırken, MHP 68 oy almıştır. HDP?ye ise 4 oy çıkmıştır.
16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halkoylaması (referandum) sonuçlarına göre; Yeşildere Köyü?nde %57,6 evet çıkarken, %42,4 oranında hayır çıkmıştır.
Köyün eski muhtarları; Ali Osman UYSAL (1989), Mustafa ELLİKÇİ (1984-1989), Durmuş Ali İNCE (1977-1984), İbrahim SOLAK (1975-1977), Mehmet GÖKDEMİR (1973-1975), Durmuş Ali İNCE (1972-1973), Mehmet AVCI (1971-1972), Mehmet AKÇAÖZ (1968-1971), Mehmet SOLAK (1967), Sait CAN (1965-1967), Durmuş Ali İNCE (1963-1964), İbrahim SOLAK (1960-1963), D. Ali İNCE (1960), Mehmet MERCAN (1956-1959) ve Ahmet MERCAN?dır (1956).Köyün Muhtarı; Lütfi BULUT?tur (irtibat numarası 0 338 246 56 14- 0 533 635 22 23).
GÜLCAN, İbrala, Dereköy (Fisandon), Zengen (Başharman) ve Paşabağı (Göves) köyü halklarını, giyim, kuşam ve fizyonomileri hatta lehçe bakımından birbirlerine benzetmiş-lehçeden kasıt ağız veya aksan olmalıdır- bu köy halklarının İran?ın Hamse Eyaleti?nden gelen Türkmenlerden olduğu tespitinde bulunmaktadır.
Karaman?ın yakın tarihteki kültürü ve geleneklerini araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Ahmet Talat DURU ise Kılbasan, Yeşildere (İbrala), Zengen, Paşabağı (Göves) ve Dereköy (Fisandon) köylerinin giyimlerini birbirine tamamen benzetmektedir. DURU, giyim şekillerini; ?Altı buçuk metre pazenden entari şalvar takım. Gençler başlarına kenarı siyahlı yüzyirmi santimlim değirmi çember, yaşlılarda aynı çemberin siyahını alılar. Örtü olarak potükare örtü de kullanırlar.? şeklinde tarif etmektedir.
Köydeki sülâleler ve aldıkları soyadları; Abitler (Ceyhan), Acarlar (Fatılar?da denilmektedir, Acarçengel, Acarkol, Acarşan, Acarözmen, Acaruygun), Adilhocalar (Özsoy), Akkabaklar (Hırıklar?da denilmektedir, Kalkan), Akkuşlar (Alparslan), Albistanlılar (Büyükalpelli), Aliağalar (Arslan, Özmen), Ambarcılar (Ünüvar), Aşşıklar (Çelik), Avaralar (Altunbaş), Azılılar (Uğur), Baldaşlar (Tangüleç), Barutçular (Yaşar), Bataklar (Yaman), Battallar (Karabulut), Bayatmüdürü (Tankişi), Benlibekirler (Demirtaş), Bevap Hademeler (Demir), Bombalar (Sakızlı), Boyacı Raşit (Tiryakioğlu), Bozgırlı Küflüler (Coşkun), Bülbüller (Bülbül), Cavitler (Karayumak), Cemaliler (Ergen), Cücceler (Yasak), Çabıtlar (Uluer), Çakallar (Çelikdemir), Çandımlar (Tuncel), Cılıslar (Çolaklar da denilmektedir, Koç), Çolaklar (Şahin), Davarlar (Çobanoğlu), Decikler Hanifi Hoca (Turan), Delidurmuşlar (Canbakış), Deligadirler (Özten), Dıydınlılar (Çalımlı), Dikkulaklar (Özdere), Dumanlar (Duman), Ebişler (Dik), Ellezler (Kayasan), Emmiler (Hanifihocalar da denilmektedir, Turhan), Eskiciler (Uysaler), Eskiler (Eroğlu), Eşşekciler (Doğru), Eyşealiler (Gültekin), Gadirisler (Duysak), Garaaliler (Söbeviler?de denilmektedir, Günay), Garakediler (Karademir), Garayalanlar (Aydemir), Gasabınkeloğlan (Yüksel), Gavallar (Kılıçaslan), Gazeller (Göker), Gızıllıoğulları (Doğruöz), Gocaaliler (Kelbelekler de denilmektedir, Özen), Goçluk (Tunçdemir), Goraşlılar (Çatıkkaş), Gödeler (Tekinbaş), Gödüklüler (Özkan), Gökçeler (Sakızlı, Şık), Göksülümanlar (Demirözcan), Gutullar (Doğmuş), Güdümenli Kuzgunlar (Serin), Hacıahmetler (Bulut), Hacıbakılar (Öztürk), Hacıbekdeşler (Şimşirler?de denilmektedir, Eryiğit), Hacıeliler (Uysal), Hacıhanifi ve Hacıhamzalar (Taşkın), Halhullar (Gökdoğan, Ünlüer), Hallovlar (Gofalaklar?da denilmektedir, Arkuntaş), Hataylılar (Arıkürün), Hesapçılar (Erbay), Hıralar (Taş), Hökümetler (Bayad), Hüseyinefendiler (Doğan), İbişler (Akalın), İciler (Karabaş), İdareetmezler (Oğuz), İmamlar (Baydoğan, Koçak), İmrohorlar (Okyay), İnce Ağızlar (Çağlayankaya), İreşberler (Kalenderoğlu), İsligızlar (Akdağ), İsmihaccası (Öncan), İstanbullular (Özel), Kamiller (Celal), Karabacaklar (Yalçındağ), Karacalar (Karacabağ), Kartoğlanlar (Kart), Kasaplar (Akay), Katipler (Ceran), Kavaslar (Akat), Kederetliler (Sarıkavak), Kelarifler (Karaduman), Kelçavuşlar (Altunöz), Kelleciler (Akyayla), Kelleciler (Aydoğan), Kelmusalar (Altuntaş), Kengiler (Tuğlu), Kesteller (Özırmak), Ketezler (Özyer), Kınıklar (Kınık), Kirkitler (Dağ), Kördurmuşlar (Özkır), Kurtoğulları (Çiçek), Kurtoğulları (Yeşildal), Kürsoğulları (Çınar), Kürthızırlar (Kolyiğit), Lobutlar (Özdil), Lorular (Kelleciler?de denilmektedir, Güller), Mavışoğulları (Koçyiğit), Mayahoşular (Çetin), Membiller (Eren), Memetgocalar (Aysan), Memişçavuşlar (Bal), Mennioğulları (Ekmekçiler?de denilmektedir, Oğuzcan), Mulluşperiler (Toksöz), Mustuklar (Gündemir), Navalılar (İpekdal), Obrukçular (Ayoğlu), Osman Çavuşlar (Uludağ), Osmanhocalar (Uruplar ve Ezgenler?de denilmektedir, Harmankaya), Ödemişliler (Kirirciler de denilmektedir, Kutluyer), Ölezler (Güner), Paçaçıkartmazlar (Aydın), Paşalar (Özer), Pezerler (Tekeş), Postamusalar (Torunoğlu), Sağır hafızlar (Yemenici), Sakarlar (Çakallar da denilmektedir, Ündemir), Sarılar (Bağçiçek), Selimler (Özkaynak), Sultanınveliler (Ercan), Sofular (Deniz), Söbeviler (Güneş), Şamaralisi (Uluad), Şataflılar (Ünal), Şesüdüler (Ayhan), Şevkethasanlar (Tankut), Şınıgırıklar (Boztepe), Şimşekler (Şimşek), Şişikler (Gülten), Takavitler (Gümüştaş), Tala (Erzurum Hınıs?tan gelip yerleşmişler), Taliler (Karataş), Tatosmanlar (Turgut), Tektenler (Erkan), Telliler (Özat), Topalmusalar (Yılmaz), Uçanlar (Demirbaş), Ülükler (Özkal), Ümmüler (Yıldırım), Üseliler (Yeşil), Veyisoğulları (Ateş), Yağcılar (Yücetaş), Yaylılar (Hacıramazanlar?da denilmektedir, Göktaş), Yedigöbekler (Avcı), Yirikler (Soydoğan), Yörükbekiriler (Özbakış), Zambırlar (Hacıeliler?de denilmektedir, Kaya) ve Zeynebinahmet?tir (Yiğit).
Köydeki lakaplar; Altındiş, Alvanlı, Avara, Avkat, Azılı, Bayat Müdürü, Boruzan, Bülüç, Cokey, Cüngül, Çanak, Çapıt, Çayan, Dappa, Dıydınlı, Ekmekçi, Gabak, Gallak, Garip, Gavurcu, Goca, Göcen, Guril, Gutu, Hallov, Hesapçı, Hödük, Hökümet, İbiş, İci, İmrohor, İreşber, Kel Çavuş, Kel, Kelleci, Kestel, Kılay, Kıllı, Kör, Küflü, Lobut, Motur, Nalbant, Oprukçu, Pantul, Paşa, Peri, Pırtı, Sakar, Sert, Sünnetçi, Süt Azgını, Şendoğdu, Şeşüdü, Takavit, Takkalı, Tekden, Topal, Üseli ve Yeşil?dir.
Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Buğday başta olmak üzere arpa, dane mısır, nohut, elma, yonca, silajlık mısır ve kuru fasulye yetiştirilmektedir. 1.000 dekara yakın bir alan nadasa bırakılmaktadır.
Köy, 2083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu gereğinde 07.11.2012 tarihinde uygulama alanı ilân edilmiş olup, toplulaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Köyde arazi kadastrosu 24.09.1971 yılında kesinleşmiş olup, 608,7356 hektar orman varlığı bulunmaktadır.
Köyde 1.660 büyükbaş ve 5.181 küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır.
Köyde tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri bulunmaktadır. Köyde daha önce faaliyet gösteren 1419 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifi ise kapatılmıştır.
Köyün mevkiileri; Aşağıdere, Adabendi, Akgöçük, Akköprü, Akpınar, Akseki, Asarlık, Aşağıbağ, Bağaltı, Bantbaşı, Kuzyak, Baraklı, Benktaşı, Boncuk, Cemel, Çat, Çatkocabelen, Çayırbükü, Çayırkuyu, Çiftgil, Çileli, Çomaklı, Çukuryavşan, Değirmenderesi, Demirci, Denircik, Derebeyi, Devlingeçkoyağı, Döşeme, Dua, Enece, Erikli, Ermeni, Foni, Gavuralanı, Geriz, Gölağacı, Gölgeli, Hacıpaşa, Hamurkesen, Hisarlık, Işılan, İbili, İmambağı, İzzetgediği, Kamışağıl, Karabayır, Karseyvat, Karşıyaka, Kartalpınarı, Kavakderesi, Kayabaşı, Kayalıbük, Kayaönü, Kenevirli Tapır, Kepez, Kınıkini, Kızılcakuyu, Killikkayası, Killikkoyağı, Kirişçi, Kocapınar, Kömebağ, Köprübaşı, Körkuyu, Körseyvat, Köyiçi, Köyönü, Kulaca, Kulebi, Kurukavak, Manayan, Manazan, Mendik, Meyil, Musakuyusu, Nalıma, Ova, Ovacık, Pınarkolu, Safiye, Sarnıçözü, Satılmış, Seki, Şimşir, Tekke, Tepecik, Tepeyakası, Toklucak, Tolkabristan, Tolmezarlık, Tosbağa, Tuzaklı, Yalnızdağ, Yanıkharman, Yöreme ve Yukarıdere?dir.
Toros dağlarının kuzey yamaçlarından doğan ve sel rejimli İbrala Çayı üzerinde, sulama ve içme suyunu karşılamak amacıyla 1998-2004 yılları arasında ?İbrala Barajı? inşa edilmiştir. Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 7.439.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 58,00 m, normal su kotunda göl hacmi 132,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 6,70 km2dir. Baraj 13.000 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.
Köyde, ilkokul 1928 yılında, ortaokul 1969 yılında, lise 1980 yılında açılmıştır. Ancak ortaokul ve lise kapanmıştır. Merkez?deki öğrenciler Şehit Öğretmen Hamza ÇETİN ilkokulu?da okumaktadır. Kayaönü ve TOKİ?deki öğrenciler Sudurağı ilk ve ortaokuluna taşınmaktadır.
Tek kubbeli ve muntazam taşla inşa edilen Kilise Câmii köyün girişindedir. Sel baskınları sebebiyle yüksekte olan caminin alt pencereleri toprakla dolmuştur. 1950 yılında mâbedin soluna tuğla minare yapılmıştır. 1953 yılında çıkan bir yangında binanın bir kısmı yanmış ve aslına uygun olmayan bir özellikle tamir edilmiştir. Kilise?nin Bizanslılar devrinden kaldığı tahmin edilmektedir. KONYALI, mâbedin XVII. asrın son yıllarına kadar kilise halinde kalıp, harap olduğunu, sonra Hacı Ali Ağa isminde bir hayırsever tarafından yenilenircesine camiye çevrildiğinden bahsetmektedir. Bu kişi mâbede dükkânlar, evler, arazi ve kıble tarafındaki hamamı vakfetmiştir (H. 1059/ M. 1649 tarihli Kilise Camii Vakfiyesi, Konya Vakıflar Müdürlüğü 2 numaralı defter, s. 470).
KONYALI, Konya Vakıflar Müdürlüğü 2 numaralı defterde İbarala?da bir Kâdirî, birde Yunusî tekkelerinin varlığına rastlamıştır. KONYALI, Yunusî Tekkesi?nin Yunus Emre?nin adına nispet edilmiş olması ihtimalinden bahsetmiştir.
Hacı Bayram Camii?nin mimarî bir kıymeti yoktur.
Kale Camii, köyün ortasında tabiî bir kalenin üzerinde düz damlı ve sade yapısıyla Selçuklu tarzı izlenimi vermektedir. KONYALI, mabedin önünde eski kalenin hazine dairesi olan kısmen çökmüş bir obruk bulunduğunu kaydetmektedir.
Köyün köprüleri; Ağa köprüsü, Döşeme köprüsü, Nalıma Köprüsü, Akköprü ve Denircik Köprüsü?dür. Akköprü dışındaki köprüler eski özelliklerini taşımamaktadırlar. Akköprü Selçuklular döneminde yapılmıştır. Şu an itibariyle yanına yapılan yeni köprü trafiğe açılmıştır. Tarihi Akköprü araç trafiğine kapatılmıştır.
Köyde Kilise Câmii?nin kıble yönünde yer alan tarihi hamam, Osmanlı hamam mimârîsinin küçük ve pırlanta bir örneğidir. Soyunma yerini ve halvetlerini kubbeler örter. Hamam otuz yuvarlak pencereden ışık almaktadır. Hamam çok şirin ve ferahtır. İkisi kapalı, ikisi açık dört yıkanma yeri ve kurnası vardır. Zamanında seller sonucu tahrip olmuş kullanılamaz hale gelmiştir. 1950 yılında restore edilip hizmete açılmıştır.
Köyde resmî bir halk kütüphanesi ve Kur?an Kursu bulunmaktadır.
Köyde her yıl 20-21 Ağustos tarihlerinde Yunus Emre Festivali yapılmaktadır.
Yeşildereliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yeşildere?ye gönül bağı ile bağlı olan, Yeşildereliler?in sorunlarına ortak olmasını kendilerine amaç edinmiş kişiler tarafından 1991 yılında kurulmuştur.
Köyde Karaman-Ayrancı karayolu üzerinde (Şahintepesi mevkiinde) 137 adet tarımköy konutu, 1 adet 8 derslikli ilköğretim okulu, 1 adet cami, 1 adet ticaret merkezi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı?nca (TOKİ) tarafından tamamlanarak, hak sahiplerine teslim edilmiştir.
BİBLİYOGRAFYA:
Alâaddin Aköz, ?XVI. Asırda Lârende Kazâsı Hakkında?, Osmânlı Araştırmaları XIII, İstanbul 1993, s. 112, 116, 122, 128; Son Teşkilat-ı Mülkiye?de Köylerimizin Adları, Dahiliye Vekaleti, İstanbul 1928, s. 854; İbrahim Hakkı Konyalı, Âbideleriyle ve Kitâbeleriyle Karaman Tarihi, Ermenek ve Mut Âbideleri, İstanbul 1967, s. 141, 292, 294, 316, 334, 336, 378, 379, 457, 529; İbrahim Hulûsi Güngör, Devlet Arşivlerindeki Belgelerle Yunus Emre, Karaman 1991, s. 9-25, 37, 44, 47, 48; Osman Gümüşçü, XVI. Larende (Karaman) Kazasında Yerleşme ve Nüfus, Ankara 2001, s. 20, 32, 36, 39, 51, 61, 103, 108, 113, 119, 173, 195; Nazmi SELCEN, Türkiye?nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası Konya Vilâyeti, Yayına hazırlayan: Mehmet Karayaman, Konya 2009, s. 80; Ahmet Cengiz, Karaman Tarihi (XVIII. Yüzyıl), Konya 2014, s. 123, 128, 174, 233, 303; Mehmet Kurt, Antik Çağda Karaman (Laranda) ve Yakın Çevresi (Tarihî Coğrafya-Yerleşimler-Kalıntılar-Buluntular), Konya 2011, s. 11, 18, 20, 23, 84, 86, 87, 104, 152, 156; Abdullah Uysal, Necati Alodalı, Musa Demirci, Dünü, Bugünüyle Karaman Kültür-Tarih-Coğrafya, Konya 1992, s. 187; Ahmet Talat Duru, Karaman?ın Yakın Tarihteki Kültürü ve Gelenekleri, Konya 1999, s. 40; Mehmet Kurt, Eskiçağda Karaman, Ankara 2007, s. 38, 41, 62; Durmuş Ali Gülcan, Karaman Mahalle, Kasaba ve Köyleri Tarihçesi, Karaman 1989, s. 326-334; Musa Şaşmaz, Türkiye?nin İdari Taksimatı (1920-2013), Ankara 2014, c.8, 322; age c. 10, s. 178; Doğan Koçer, Karaman Temettü?ât Defterleri, Karaman 2007, c. 1, s. 59-63, 231, 242; Cengiz Eroğlu, Murat Babuçoğlu, Fuat Tigin, Osmanlı Arşiv Belgelerinde Sultaniye-i Karapınar, Ankara 2013, s. 153-155; Cengiz Topal, Karaman Kültür Envanteri, Karaman 2007, s. 97; http://www.ibrala.com/ erişim tarihi: 27.08.2016; http://bucivar.com/karaman/merkez/yesildere erişim tarihi: 27.08.2016; http://www2.dsi.gov.tr/baraj/detay.cfm?BarajID=262 erişim tarihi: 27.08.2016; sonuc.ysk.gov.tr/module/ssps.jsf erişim tarihi: 07.02.2016; biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=95&locale=tr erişim tarihi: 05.02.2016; karaman.gov.tr/il-mahalli-idareler-mudurlugu erişim tarihi: 19.02.2016.
Uğur ERKAN (ugur-erkan.com)