Memur Sen Karaman Şube Başkanı Yunus Özdemir, yaptığı açıklamada, ?Haziran 2013 Gezi Parkı olaylarıyla başlayan 17 Aralık 2013 tarihiyle başka bir boyut kazanan operasyonel süreçlerin oluşturduğu milletimizi ve devletimizi hedef alan, antidemokratik yollardan iktidarı devirme çabalarına karşı sorumluluk hisseden sivil toplum örgütleri olarak bizlerin Karaman Milli İrade Platformunu oluşturmamız kaçınılmaz olmuştur.
Bir ?Yolsuzluk Operasyonu? başlığıyla ortaya çıkıp bir anda ülke gündeminin en önemli maddesi haline gelen operasyonların masum bir hukuksal süreç olmadığı ortadadır.
Beğenilsin beğenilmesin ülkemizde son yıllarda ciddi değişimler meydana gelmiştir. Bu değişim sürecinden rahatsız olan iç ve dış mihraklar Türkiye?nin demokrasisini hedef alan birçok antidemokratik uygulamayı sahnelemişlerdir. Gerek darbeler ve komplolarla gerekse post modern müdahalelerle halkın iradesini yok saymışlar, ülkeyi karanlığa ve kaos ortamına sürüklemişlerdir.
Bizler Karaman Milli irade Platformu olarak millet iradesinin sandıkta tecelli etmesini talep ediyor iktidarların sandıkla gelip sandıkla gitmesini istiyoruz. İnanıyoruz ki demokrasilerde en büyük hesaplaşma sandıkta olur. Sandıktan çıkan irade artık milletin iradesidir ve bu iradeye saygı duyulması gerekir. Şayet iktidarlar yanlış yapıyorlarsa bu yanlışlar sivil toplum örgütleri tarafından dile getirilir ve çeşitli uyarılar yapılır. Bu uyarılar iktidar tarafından dikkate alınmazsa o zaman sandıkta gereği yapılır. Demokrasi budur. Demokratik gelenek budur.
Bu şekilde antidemokratik uygulamalarla millet iradesinin yok sayılmasına Karaman Milli İrade Platformu olarak asla izin vermeyeceğiz. Haksızlıklar karşısında susmayacağız. Asker, yargı vesayeti başta olmak üzere millet iradesini hedef alan her türlü vesayete karşı duracağız. Dünyanın dört bir yanında zulme maruz kalmış, aşağılanmış, aç bırakılmış, zenginlik kaynakları ellerinden alınmış, sömürülmüş, katledilmiş, gözyaşları ve kanları akıtılmış Müslüman kardeşlerimizin, ümmetin yanında yer almayı daha bir kararlılıkla sürdürecek ve bu konuda duyarlı olan herkesi desteklemeye devam edeceğiz. Söz konusu olan çocuklarımızın geleceğidir, söz konusu olan milletimizin geleceğidir, söz konusu olan ümmetin geleceğidir. Mademki böyledir o halde bu olup bitene sessiz kalmıyoruz ve kalmayacağız. Ülkemiz ve milletimiz adına elde edilmiş kazanımların kaybedilmesi İslam Ümmetinin diriliş ümitlerini de söndürecektir ki, şöyle ya da böyle buna sebebiyet verenlerin vebali büyük olacaktır.
Geçmiş dönemlerde milli iradeyi temsil eden siyasetçilerin başlarına gelenlerin bugünde bu iradeyi temsil edenlerin başlarına gelmesine müsaade etmeyeceğiz.
Ülkemizde iktidarların belirlenmesinde sandık dışında bir yöntemin uygulanmasına, bu uğurda yapılan psikolojik ve karanlık operasyonlara sonuna kadar karşı duracağız. Bu küresel operasyonun bir parçası olan kardeşlerimizi basiretli olmaya ve bir an önce milletin çizgisine, milli iradenin çizgisine dönmeye çağırıyoruz. Türkiye?nin milli birlik ve beraberliğine, kazanımlarına, huzuruna, normalleşmesine, kardeşliğe ve demokratikleşmesine yönelik atılacak her adımın yanında olacağımızı kamuoyunun huzurunda deklare ediyoruz. Türkiye bu badireyi de atlatacak ve tüm dünya mazlumlarının umudu olmayı sürdürecektir? dedi.