Hotamışlı, açıklamasında, ?Milli Eğitim Yasa Tasarı ile başlayan kökten değiştirme ve dönüştürme projesi bildiğiniz gibi kamuoyuna sadece dershane yasası ya da müdürler yasası diye takdim edildi. Bu bilinçli bir saptırmaydı. Oysa ki işin özü ve hedefi: Öğretmeni itibarsızlaştırma, eğitim çalışanlarının özlük haklarını budama, gasp etme, 657?yi kaldırma ve Türk Milli Eğitimi?nin yönetici kadrolarını vekalet sistemi ile yürütme üzerine kurgulanmıştı.
Bu yasa ile Türk Milli Eğitim sistemi bir devlet politikası olmaktan tamamen çıkarılmış, deneme tahtasına, yap-boz oyununa dönüştürülmüştür. Bunun neticesinde yıllardır başarılı hizmetler vermiş okul idarecileri bir kalemde silinip atılmıştır.
Okullarımız ilk defa sahipsiz, başıboş, kargaşa ve gerginlik ortamında açıldı. Öğretmenler odası huzursuz, tedirgin, heyecansız, matem havasına büründü. Oysa ki okullarımız coşku, heyecan, heves, aşk ve yüce gayelerle açılmalıydı. Türk Milli Eğitimi?ndeki bu sistem değişikliklerinden elbette iyi sonuçlar ve başarılar beklenemezdi. Bu olumsuzluklardan sürekli öğretmenler sorumlu tutuldu. Öğretmenler bakanlığın hatalarının yanlış ve yanlı tasarruflarının günah keçisi yapıldı, hedef tahtasına konuldu. Eğitimciler basının ve velinin önüne atıldı. Bir zamanlar Türkiye; Karaman?ın eğitim başarısını konuşurken şimdi okullarımız sorunlar yumağı haline geldi. Bunun sorumlusu asla öğretmenler değil yanlı ve yanlış eğitim politikalarıdır.
Ehliyet, liyakat ve adalet ilkelerinden sapıldığı zaman böyle vahim sonuçların ortaya çıkması hiç de şaşırılacak bir durum değildir.
Ne oldu da Karaman bu hale geldi ? Bu vahim ve üzücü manzaranın sorumlularını herkes bilmektedir ! Bu gidişle ne yazık ki önümüzdeki günlerde bu günleri bile mumla arayacağız !
Okullar açılalı henüz iki hafta olmasına rağmen Karamanımızın en köklü okullarından Yunus Emre Orta Okulu Sosyal Bilgiler öğretmeni değerli eğitimci kardeşimiz Recep Can bir velinin saldırısına uğradı. Kerpetenle yapılan bu saldırı sonucunda arkadaşımız ağır yaralandı. Bu saldırıyı şiddetle, nefretle kınıyoruz. Bu saldırı sadece Recep CAN arkadaşımıza değil; tüm eğitim camiamıza yapılmıştır. Bu yanlış politikalara karşı Türk Eğitim Sen?in tüm yapıcı uyarılarına ısrarla kulak tıkandı, tehlike ve tehditler görmezden gelindi. Okullarımız başıboş ve sahipsiz kaldı. Daha önce de defalarca ikaz etmemize rağmen bimer ve alo 147 ihbar hatlarıyla asılsız, mesnetsiz, isimsiz şikayetlerle eğitim camiası üzerine sürek avı başlatıldı. Pek çok eğitim çalışanı bu yüzden ceza almış ve halen mahkemelerde sürünmektedir.
Geleceğimizi şekillendiren vefakar, fedakar, çalışkan arkadaşlarımıza bu muameleyi reva gören anlayışı kınıyoruz. Tüm yetkilileri bu konuda yapılan uygulamaları gözden geçirip bir an önce hatalardan dönmeye davet ediyoruz. Okullarımız asla ele geçirilecek yerler değildir. Okullar geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın, gençlerimizin millî, manevî, insanî ve ilmî değerlerle yetiştirildiği irfan yuvalarıdır. Okullarımızın sahibi Türk milletidir, hiç kimsenin veya zümrenin çiftliği değildir, olmayacaktır !
Türk Eğitim-Sen olarak Recep Can hocamıza, Yunus Emre Orta Okulu?nun değerli mensuplarına, tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun der bir daha bu elim vakaların hiçbir yerde tekrarlanmamasını temenni ederiz? dedi.