G-NL5SXDG3FM

Hutbede "Hürriyet ve Mesuliyet" Vurgusu

GÜNCEL - 28-03-2014 13:29

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, hürriyet ve mesuliyetin, zıt gibi görünen ancak birbirinden asla ayrılmayan iki kavram olduğunun altı çizildi.

Hutbede, fertler ve toplumlar, yaratıcılarına, üyesi oldukları insanlık âlemine, üzerinde yaşadıkları ve ortak olarak kullandıkları tabiata karşı görevlerini ifa ettikleri oranda hür oldukları belirtildi.

Hutbede İslam?a göre hürriyet kavramı şu şekilde izah edildi:

"Hürriyet başıboşluk demek değildir. Sorumsuzluk demek hiç değildir. Hürriyet, kötülük yapma ve günahlara dalma özgürlüğü demek değildir. Hürriyet, insanın, sadece başkasının köleliğinden, sadece başkasının emir ve direktiflerine göre yaşamasından kurtulması demek de değildir. Hürriyet, Allah?tan başkasına boyun eğmemek, O?ndan gayrısına teslim olmamak anlamına gelir. İslâm?da hürriyetin çok geniş bir anlam dünyası vardır. Hatta İslam alimleri iffet, içtihat, sabır, hilm, af, cömertlik, kanaat ve takva gibi yüce hasletleri hep hürriyetin birer şubesi olarak değerlendirmişlerdir. Zira iffet, cinsel arzulara esir olmamaktır. İçtihat, tembellik ve rahata esir olmamaktır. Sabır, korku ve sıkıntıya esir olmamaktır. Hilm, öfkeye esir olmamaktır. Af, intikam duygusuna esir olmamaktır. Cömertlik ve kanaat, mal sevgisine ve paraya esir olmamaktır. Takva ise nefsin hevasına ve şeytana esir düşmemektir. İslâm?ın insana kazandırmak istediği hürriyet, en başta kendi hevâ, heves, tutku ve arzularına kul ve köle olmaktan kurtulması anlamındaki hürriyettir. Ahlâkî ve vicdanî hürriyettir. İrade hürriyetidir. İrade hürriyeti kazanılmadan diğer hürriyetler korunamaz."

Hatalar yanlış anlaşılmadan kaynaklanıyor

Günümüzde birçok hatanın, hürriyet kavramının yanlış anlaşılmasından kaynaklandığı iade edilerek, "Zira çoğu kimseye göre hürriyet, kişinin her yapmak istediğine sahip olmasıdır. Ancak unutmayalım ki böyle bir anlayış hem kişiyi hem de toplumu esarete ve felakete sürükler.

Kitle iletişim araçlarıyla dünyamızın küçüldüğü, geminin dibini delmek isteyenlerin çoğaldığı, teknik imkânları kullanıp tabiatın ekolojik dengesini dahi bozacak kadar ileri gittikleri günümüzde insanlık, Kur?an-ı Kerim?in ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)?in özgürlük ve sorumluk konusundaki mesajlarına her zamankinden daha fazla muhtaçtır." denildi.

Günün Diğer Haberleri
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L