Programa; Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Vali Güngör Azim Tuna, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımızın hep bir ağızdan okunmasıyla başlayan program daha sonra Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Süleyman Aksoy?un Kur?an-ı Kerim Tilaveti ile devam etti.
İmam hatip ortaokulları ve liselerinin nasıl bir eğitim verdiği konusunda bilgi sahibi olunmadığını söyleyen Bakan Avcı, şölende yaptığı konuşmada, öğrencilerden ve velilerinden, bu okullarda verilen eğitimi herkese anlatmalarını istedi.
İmam hatip ortaokulu ve liselerinde katsayı ve kılık kıyafet gibi pek çok sorunun ortadan kaldırıldığını kaydeden Bakan Avcı, şöyle devam etti:
"Çevrenize tane tane, bıkmadan usanmadan anlatın çünkü okullarınız yeteri kadar bilinmiyor, tanınmıyor. Bu yüzden okullarınızla ilgili genellikle kamuoyunda zaman zaman çok eksik bilgiler dolaşıyor. Pek çok örneğine rastladık. Bazıları zannediyorlar ki imam hatip ortaokulları ve liseleri, sadece Diyanet İşleri Başkanlığında görev alacak öğrenci yetiştiriyor. Oysa bu okullarımız aynı zamanda üniversitelere öğrenci yetiştiriyor."
?Sizin en hayırlınız Kuran-ı Kerim?i öğrenen ve öğreteninizdir.? diye buyuran Efendiler Efendisinin hadis-i şerifine mazhar olmak, için kurulmuş olan İmam Hatip okullarımızla bir araya gelmekten duyduğum mutluluğu ifade ediyor, hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum? diyerek sözlerine başlayan Vali Tuna ise, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
?Eskişehir?imizde eğitim veren İmam Hatip Liselerimiz ve İmam Hatip ortaokullarımızın bir araya gelmesini, birlik ve beraberlik duygusunun pekişmesi ve kurumlar arası işbirliğinin devamlılığını sağlaması adına önemsiyoruz. Bu sebeple, bu organizasyonun gerçeklemesinde emeği geçen değerli idarecilerimize ve öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Yine bu vesileyle İmam Hatip Okulları için büyük emek ve fedakârlık göstermiş devlet büyüklerimizden ve hamiyetperver milletimizden ahirete intikal edenleri rahmet ve minnetle anıyor ve hayatta olanlara da Cenab-ı Allah?tan hayırlı ömürler diliyorum. Bu okullar için ter döken ve açık kalabilmesi için mücadele verenlerin, her iki dünyada, bu okullarda okunan her Kur?an harfiyle şerefyâb olacaklarına inandığımı belirtmek isterim.
Üstad Necip Fazıl Gençliğe Hitabesinde, ?Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kalbinin dâvacısı bir gençlik? görmek istediğini söyler. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy?un ?Âsım?ın Nesli? olarak ifade ettiği bu gençlik, evlâd-ı fâtihân olarak, son iki yüzyılda yitirdiklerimize sahip çıkacak olan nesildir. Bugün bizlerin de beklentisi ve umudu, şüphesiz, iman ve irfan sahibi genç nesillerle inşa edilmiş bir toplumdur. Milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, kökü mâzide âtiye uzanan gençlerdir hedeflediğimiz. İşte insanımızın özlemle beklediği bu nesillerin teşekkülü, 1924?ten bu yana bir asırdır, İmam Hatip okullarından yetişen gençlerimizin büyük katkılarıyla sağlanmaktadır. Bu toprakların evladı olan her İmam Hatipli, millet vicdanının bir tezahürü olma özelliğini sonsuza dek koruyacaktır.
Dünyanın barış ve salahiyetine çalışan, Asr-ı saadet neslinin vârisi olan İmam Hatiplinin mayasında sevgi vardır. Biliriz ki bir İmam Hatipli asla kavgaya, fitneye, bozgunculuğa tevessül etmez, hoşgörünün tesisi için çalışır. Karşılığını Cenab-ı Allah? tan bekleyerek devletine ve milletine hizmet etmek gayretinde olan her İmam Hatip ferdi, yıllardır çözüm bekleyen dertlerimize çare bulabilir, değerlerimizin savunuculuğunu yapabilir. Yaptıkları her işte Allah?ın rızasını gözeten ve gittikleri her yere İmam Hatip ruhunu taşıyan siz gençlerimizin, geleceğimizin övünç tablosunda olacağına dair inancımız tamdır.
İmam Hatipli olmak bir adım önde olmak demektir. Değerlerine bağlı kalmada, milletine ve mukaddesatına bilinçli bir şekilde sahip çıkmada, sevgi, saygı, merhamet, adalet, işini hakkıyla yapma, hoşgörüyle tüm insanlığı kucaklama gibi evrensel hassasiyetle yaşamada önder olmaktır. İmam Hatipli olmak bütün bu düşünceler eşliğinde hayatın içinde olmaktır. Bir genç için İmam Hatip ilkeli olmayı, inandığı gibi yaşamayı, özü sözü bir olmayı, davranışlarında tutarlı ve dürüst olmayı düşünerek davranıp gaflet ve uyuşukluktan uzak durmayı, görevini hakkıyla yapmayı, çalışkan ve başarılı olmayı, başkaları ile iyi ilişkiler kurmayı ifade eder.
Geleceğimizin güvencesi olan İmam Hatip neslinin, en zor zamanlarda bile umutsuzluğa düşmeden hareket etmesi, milletimizin bu gençlere duyduğu inancı kuvvetlendirmiştir.. Büyük umutlar bağlanan imam Hatip gençliğinin tehlike olarak görüldüğü o günlerde, gençlerimiz mağdur edilmiş ve haksızlıklara maruz bırakılmıştır. Bugün ortaokullarında öğrencilerimiz öğrenim görebiliyor, yavrularımız inançlarının gerektirdiği gibi rahatça okuyabiliyor ve yükseköğretim kurumlarına herhangi bir engel olmadan gidebiliyorlarsa bu, zor günlerde sabır gösteren ve azimle çalışan İmam Hatip ruhunu, inanç ve gücünü hiçbir şeyin yok edemeyeceğinin göstergesidir.
Bu noktada İmam Hatip okullarımızın hak ettiği değer ve saygınlığın tesliminde büyük hizmetleri olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve devlet büyüklerimize şükran ve hürmetlerimi sunuyorum. Birlik ve dayanışma esasında böyle programların devamlı olmasını diliyor, buradan yayılacak ziyanın ülkemizi ve dünyamızı aydınlatmasını temenni ediyorum.?
Geleceğin teminatı gençlere ve emekleri sonsuz olan öğretmenlere başarılar dileyen Vali Tuna, sözlerini Üstad Necip Fazıl?ın şu dizeleriyle bitirdi:
?Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!?
Konuşmaların ardından öğrenciler çeşitli şiirler ve ilahiler okudu. Daha sonra Bakan Avcı ve Vali Tuna, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere çeyrek altın, strateji oyunu mangala, Mehmed Akif Ersoy´un Safahat adlı eseri ve Eskişehir´i tanıtan kitap hediye etti.