Elazığ?da yapılan MÜSİAD`ın 85. Genel İdare Kurulu Toplantısı?na katılan Bakan Elvan, Anayasa Mahkemesi?nin 52. kuruluş yıldönümün açılış konuşmasında Başkan Haşim Kılıç?ın yapığı konuşmayla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Elvan, ?Hükümetimiz iktidara geldiği günden bugüne kadar özellikle internet altyapısını güçlendirme konusunda inanılmaz çalışmalar yaptı. 2002 yılında neredeyse Afrika seviyesinde olan internet alt yapısını bugün Avrupa Birliği ve gelişmiş ülkeler seviyesine getirdik. Sadece bir kaç şeyi size örnek olarak vermek istiyorum. Türkiye`nin uluslararası internet kapasitesi 8 yıl önce sadece 200 GB saniye iken bugün 2 milyonun üzerine çıkmıştır. Yine 2002 yılında geniş bant internet abone sayısı aşağı yukarı 20 bin civarında iken bugün bu rakam 35 milyona yaklaşmıştır. Yine bir başka gösterge mobil bilgisayar ve cepten internet kullanımı miktarı da 1 yılda yüzde 105 artmıştır. 20 milyon olan mobil bilgisayardan ve cep internet kullanıcısı 2012 yılında 20 milyon iken 2013 yılında sadece 1 yıllık sürede 24 milyona çıkmıştır. Yine 10 bin 600 okula ücretsiz geniş bant erişim sağlanmıştır. 16 büyükşehir de internet erişim noktaları kurulmuştur. Fatih Projesi`yle 1 milyon öğretmen 42 bin okul yöneticisi 16 milyon öğrenci ve ebeveynin eğitiminde internet kullanımı hedeflenmiştir. Kapsam alanı açısından bakıldığında Türkiye dünyada en yüksek mobil kapsamaya sahip ülkelerden bir tanesidir. 85 binden fazla baz istasyonu ile nüfusun tamamı ve coğrafi olarak da yol güzergahları da dahil ülkenin tamamına yakını mobil kapsama alınmıştır. Türkiye dünya ekonomik formu verilerine göre 1 milyondan fazla haneye fiber ile bin megabit saniye internet erişimi sağlayan dünyadaki 4 ülkeden biridir. Bu kadar önemli yatırım gerçekleştiren ve internet altyapısını dünya standartlarının üzerine çıkaran Türkiye`de özellikle hükümetimize yönelik internet sosyal medyayı yasaklamaya çalışıyorlar ithamı hiçbir kişi ve kuruma yakışmaz ve yakışmayacaktır" dedi.
Twitter`la ilgili karar süreçlerine değinen Bakan Elvan, şunları söyledi:
?Çünkü çok çabuk unutuyoruz hangi süreçlerden geçtiğimizi. Bildiğiniz gibi bazı sulh ceza mahkemeleri twitter?da yer alan bazı içeriklerin çıkarılmasını istemiştir. Yani bu mahkeme kararları da Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı?na(TİB) bildirilmiş ve bu içerikleri çıkarılması istemiştir. TİB?in özellikle sosyal medyada ki içerikleri teknik olarak çıkarma imkanı olmaması gerekçesiyle twitter?a başvurmuştur. Bu konuda mahkeme kararlarını olduğunu bu içeriklerin çıkarılmasını talep etmiştir. Ancak mahkeme kararlarının uygulanması hususunda twitter mahkeme kararlarını tanımamıştır. Başka bir seçenek kalmadığından twitter?a erişimin engellenmesi tedbiriyle tedbirin ilgili başkanlık yani TİB tarafından uygulanmıştır. TİB hukuk devleti ilkesi çerçevesinde mahkeme kararlarını uygulamakta yükümlüdür. Bu kararın ardından idari kararın ardından biliyorsunuz idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş akabinde ise anayasa mahkemesine birkaç bireysel başvuru söz konusu olmuş ve yargı süreci tamamlanmadan bu kararlar anayasa mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve twitter?ın engellenmesinin kaldırılması kararı alınmıştır. Anayasamızın 148. maddesi başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tükenmiş olması şarttır ifade yer almaktadır. Dolayısıyla anayasamızın 148. Maddesi kanuni yasal süreçlerin bir bütün olarak tamamlanmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ağır ve telafi edilemez bir zarar halinde bu süreci beklemeden zaman zaman karar alabilmektedir ve bu doğrultuda da karar alındığı Anayasa mahkemesi tarafından ifade edilmektedir. Ancak sunu ifade etmeliyim ağır ve telafi edilemez bir karar twitter?ın engellenmesiyle değil ama bir kişi bile olsa bireyin yaşam hakkının engellenmesi bireyin şahsiyetinin onurunun aile yaşamının ayaklar altına alınmasıyla ortaya çıkar. Twitter tek bir sosyal medya aracı değildir. Başka sosyal medya araçları da kullanılabilir ve kullanılmaktadır. Ama yaşam hakkının gaspı kişilik onurun haysiyetinin çiğnenmesi telafi edilecek bir husus değildir. Bireysel hak ve özgürlükler elbette önemlidir. Ancak bireysel hak ve özgürlük başkasının hakkına tecavüz değildir. Hiçbir zaman bireysel hak yaşam hakkının bireyin şahsiyetinin onurun üstünde olamaz. Bireysel hak ne kadar önemliyse yaşam hakkı da o kadar önemlidir. Bir taraftan yaşam hakkı birey onuru şahsiyeti ayaklar altına alınacak diğer taraftan bireysel haktan bahsedilecek. Bunun Kabul edilebilmesi mümkün değildir. Başbakanımıza bakanlarımıza on binlerce vatandaşımıza twitter aracılığı ile küfürler edilecek hakaretler edilecek iftiralar atılacak kısacası yasalar çiğnenecek mahkeme kararları uygulanmayacak anayasanın 17. maddesi ihlal edilecek hatta buna 41. Maddeyi ilave edebiliriz ve biz bunlara göz yumacağız. Bunları Kabul etmemiz mümkün değildir. Bir uluslararası şirket yargı kararlarımızı tanımayacak yaşam hakkı ihlallerine duyarsız kalacak ülkemizde ofis açmayacak vergi ödemeyecek on binlerce vatandaşımızın özel hayatına ve yaşam hakkına müdahale edecek ve buna da duyarsız kalacak, siz kalkıp bu şirketi savunacaksınız. Bu kabul edilemez. Onlarca genç kızımızın kadınımızın kendi adına açılan farklı hesaplarla hayatları karartılmaya çalışılmıştır. Ahlâksızca sahte resimler konulmuş ve edep dışı yazılar yazılmıştır. Bazı aileler twitter?da yapılan çirkinlikler nedeniyle dağılma noktasına gelmiştir. Bu insanların hakkı hukuku yok mu acaba? Bu insanların hakkını hukukunu kim savunacak? Anayasamızda çok açık ifadeler var. 17. ve 20. maddelerinde devletin bu şahısların hakkını hukukunu savunmak zorunda olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Biz antenlere vize koymuyoruz. Bilakis antenlerin daha çok yolunu açmaya çalışıyoruz, daha çok kullanılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Ve bu yönde ciddi bir altyapı oluşturuyoruz. Bugün neredeyse her eve internet ulaştıran bu hükümet olmuştur. Yine Türkiye?yi Avrupa?nın en iyi internet altyapısına kavuşturan bu hükumet olmuştur. Yerin altında 220 bin kilometre internet otobanı oluşturan yine bu hükümet olmuştur. İletişim sektörünün her yıl yüzde 10-12 büyümesinin altyapısını oluşturan yine bu hükumet olmuştur. Ancak sağlanan bu iletişim imkânını kötüye hiçbir zaman kullanmamalıyız diye düşünüyorum. Herkes hukuka yasalara uygun hareket etmek zorundadır ve etmelidir de. Hiç kimse kendisini anayasal ve yasaların üstünde görmemelidir diye düşünüyorum."