Birinci Dünya Savaşından sonra İtilaf Devletlerinin Mondros Ateşkes Anlaşmanın 7. Maddesine dayanarak yurdun dört bir yanını işgal etmeye başlamıştı. Bu arada Karadeniz?de bir Pontus Rum Devleti kurmak niyetinde olan Rumlar?a ve doğuda bir Ermeni devleti kurmak isteyen Ermeniler?e karşı bu bölgelerde yaşayan halkın silahlanmaya ve direnmeye başlamasından rahatsız olan İngilizler, Padişah Vahdettin?den halkın elindeki silahların toplanması ve bu bölgelerdeki karışıklıkların giderilmesini talep etmişlerdi. Kendisinin ve tahtının kurtuluşunu işgal güçleriyle iyi geçinmeye bağlayan Vahdettin, bölgeye kuvvetli bir komutan göndererek halkın yatıştırılabileceğini, halkın ve ordunun elindeki silahları teslim alınabileceğini düşünüyordu. Bu aşamada Mustafa Kemal geniş yetkilerle donatılarak 9. Ordu Müfettişi olarak atandı. Karadeniz ve Doğu illerindeki karışıklığı önlemek, ordunun ve halkın elindeki silahların teslimini sağlamak için 16 Mayıs?ta Bandırma Vapuru ile Samsun?a doğru yola çıktı.
19 Mayıs?ta Samsun?a ulaşan Ulu Önder Mustafa Kemal, Nutuk?ta ?1919 yılı Mayıs`ının 19`uncu günü Samsun`a çıktım. Genel durum ve manzara? diyerek başladığı bölümde o günkü durumu resmetmiştir. Ulu Önder, 19 Mayıs 1919 itibarı ile yurdun işgal altında olduğunu, orduların terhis edilmiş ve silahlarının alınmış olduğunu, yıllarca süren savaşlar nedeniyle halkın yorgun ve fakir olduğunu, Padişah Vahdettin?in şahsını ve tahtını emniyete almaktan başka bir şey düşünmediğini, ülkeyi savaşa sokanların ülkeden kaçtığını, İtilaf devletlerinin ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymaya gerek görmeden yurdun dört bir yanını işgale koyulduğunu ve en sonunda da 15 Mayıs?ta Yunanlıların İzmir?i işgal ettiğini anlatmaktadır.
Bu şartlar içinde Samsun?a ayak basan Ulu Önder, Samsun?a çıkmadan önce aldığı kararla Türk?ün ve yurdun, zaferle sonuçlanacak kurtuluş mücadelesini 19 Mayıs?ta başlatmıştır. Ulu Önder yine Nutuk?ta bunu şu şekilde ifade etmektedir:?Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. İşte, daha İstanbul`dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun`da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.?
İşte bu gün, yani Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk?ün ulusun esaretine son vermek ve tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak amacıyla bir kurtuluş savaşı başlatmak için Samsun?a çıktığı gün, 19 Mayıs, 1938?den beri milli bayram olarak kutlanmaktadır. İlki 24 Mayıs 1935?te ?Atatürk Günü? olarak kutlanan Gençlik ve Spor Bayramı, 1938?den itibaren 19 Mayıs?ta kutlanmakta olup, 1980?den sonra ?Atatürk?ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı? adını almıştır. Yine 19 Mayıs tarihinin bir diğer özelliği, doğum günü tam bilinmeyen Ulu Önderin kendi onayı ile 19 Mayıs?ın doğum günü olarak kabul edilmesidir.
Gençliğe büyük önem veren Ulu Önder bu bayramı, Türk gençliğine armağan etmiştir. Gençliğe sonsuz bir güven duyan Ulu Önder 1924?te Dumlupınar?da gençliğe şöyle seslenmiştir: ?Gençler, cesaretimizi pekiştiren, sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve kültürle insanlık erdeminin, vatan sevgisinin, fikir özgürlüğünün en değerli simgesi olacaksınız? Ey yükselen yeni kuşaklar, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yüceltecek ve sürdürecek olan sizsiniz.?
Görüldüğü gibi 19 Mayıs, Türk tarihinin en önemli günlerinden birisidir. Türklerin kurmuş olduğu son devletin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşuna giden yolun en önemli kilometre taşıdır. Bugün şanlı Türk Bayrağı gönderde dalgalanıyorsa, üzerinde yaşadığımız bu toprak parçasına vatanımız diyebiliyorsak, camilerimizde ezanlar okunuyorsa, bugün birileri Anadolu?nun en ücra yerlerinden çıkıp Mecliste ve devlet kademelerinde millet adına ülkeyi yönetme gücünü elde edebiliyorsa, ülkenin ve milletin kaderini belirlemek gücü saltanat mensuplarına değil de milletin elinde ise yani ?egemenlik kayıtsız şartsız milletindir? anlayışı vücut bulmuşsa, bunu Ulu Önder Atatürk?ün bir kurtuluş savaşı başlatmak için 19 Mayıs?ta Samsun?a çıkmasına ve sonrasında silah arkadaşları ile vatan uğruna can veren şehitlerimizin bağımsızlık mücadelesine borçluyuz.
Her ne kadar bugün birileri çıkıp, gerçeği saptırarak ?Türk tarihini 19 Mayıstan başlatan anlayışı reddediyoruz? deseler de 19 Mayıs, yurdun ve ulusun düşman işgalinden ve esaretten kurtuluşu ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşu ve egemenliğin saltanat mensuplarından millete geçmesi açısından bir başlangıçtır. Kaldı ki Türk tarihini 19 Mayıs?tan başlatan kimse de yoktur. Tarihteki ilk Türk Devleti Hunları, Oğuzları, Göktürkleri, Uygurları, Selçukluyu, Osmanlıyı, Orhun Yazıtlarını, Mete Han?ı, Attila?yı, Süleyman Şah?ı, Alparslan?ı, Osman Bey?i, Fatih Sultan Mehmet?i, Kanuni Sultan Süleyman?ı ve tarihimize ilişkin daha nice bilgiyi bize bu Cumhuriyet öğretmiştir. Hiç kimsenin, Cumhuriyete karşı böyle bir kadirbilmezlik yapmaya hakkının olmadığını vurgulamak isterim.
Bu vesile ile Cumhuriyeti ve değerlerini, kurtuluş savaşımızı ve eşsiz kahramanlarını ve dahi milli bilinci aslı astarı olmayan iddia ve ithamlarla zayıflatmaya çalışanların hiçbir zaman emellerine ulaşamayacağını belirtirken; Ulusumuzun ve Gençlerimizin ?Atatürk?ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı? nı kutluyorum.