G-NL5SXDG3FM

Büyük Veri ve Web 3.0

GÜNCEL - 22-12-2016 09:44

Özellikle 2000?li yılların başından itibaren internetin evrilmeye başlamasıyla her alanda 2.0 kavramını sıkça duyar olduk (Web 2.0, işletme 2.0, üniversite 2.0 gibi). Hayatımızın her alanında adından sıkça söz ettiren bu 2.0 kavramı, özellikle sanal ortamda tek bir kaynaktan üretilen ve tüketiciye bir anlamda dayatılan içeriklerin yerine, üreticinin tüketime bizzat katıldığı (üre-tüketiciler) platformların oluşmasına katkı sağladı. Örneğin günümüzde yaygın olarak kullanılan Facebook, YouTube, Twitter ve Instagram gibi platformları bu 2.0 paradigmasıyla değerlendirmekte fayda var. Yani Web 2.0?la birlikte ilk aşamada salt tüketici olan kullanıcılar (bu ilk aşamayı Web 1.0 olarak da adlandırabiliriz), internet ortamında kendi ürettikleri içerikleri paylaşmakta daha özgür bir hale geldi. Hepimiz anlık videolarımızı, fotoğraflarımızı ve mesajlarımızı cebimizde taşıdığımız akıllı cep telefonlarımızla tek tuşla paylaşır hale geldik. Hatta üç dakikadan bile kısa bir sürede oluşturabileceğimiz kişisel bloglarımız vasıtasıyla köşe yazarı olabilmekteyiz. Bütün bu üretim kaynağının çeşitlenmesi, bilginin ve üretilen içeriğin farklılaşmasına ve bir anlamda logaritmik olarak artışına neden olmuştur. Bu artış, her ne kadar bizi üreten-tüketiciler (veya üre-tüketici) yapsa da ciddi bir soruyu beraberinde getirmiştir: Bizim için hangi bilgi daha güvenilir ve faydalıdır? Diğer bir deyişle, ortaya çıkan bu veri kaosunu nasıl anlamlandıracağız sorusu akademik çevrelerce de ciddi bir şekilde tartışılmaya başlandı.

İşte bu kaotik ortamdaki anlam arayışı yeni bir kavramı ortaya çıkardı: Büyük veri (big data). Özellikle işletmeler ve daha genel anlamda ülkeler için veri ciddi bir güç göstergesidir. Zira sahip olduğumuz veri kadar değer görürüz. Ancak ham verinin tek başına bir gücü yoktur. Bu verinin anlamlandırılması ve faydalı bilgi haline gelmesi gerekmektedir. Bir anlamda ham veri onu işleyecek veri ustalarına gereksinim duymaktadır. Bu nedenle Dünya son yıllarda bu artan verinin yönetilmesi konusunda anlam arayışına dayalı yeni bir platformdan bahsediyor. Buna da web 3.0 veya semantik web deniyor. Yani artık herkes kendisi için anlamlı ve faydalı olacak verinin peşinde. Kısacası Web 2.0 düzleminden Web 3.0`a hızla evriliyouz.
Günümüzde bu evrilmenin işletme dünyasında ciddi yansımalarını görmekteyiz. Öyle görünüyor ki artık büyük veri denilen bu fenomen iş modellerinde de ciddi değişimlere neden olacak. Şirketlerin değişen reklam politikaları buna örnek gösterilebilir. Örneğin, şirketler tek bir reklamla herkese hitap etmeye çalışmaktansa, kişiye özel reklamlarla müşterilerine ulaşmaya çalışıyor. Google?da herhangi bir ürünü aramışsanız, Facebook?a girdiğinizde aradığınız ürüne benzer ürünlerin sürekli karşınıza çıkması, işte bu semantik anlayışın bir parçası. Yani potansiyel tüketiciye anlamlı gelecek ürünü sunmak, son zamanlarda rekabet avantajı sağlamak için yaygınlaşan bir strateji.

Daha fütüristik bir pencereden baktığımızda, artan bu veri kirliliğini ortadan kaldırmak için ham veriyi yorumlayıp buna anlam kazandırabilecek kişilerin yakın gelecekte işletmelerin en gözde elemanları olacağını öngörebiliriz. Bu doğrultuda, son zamanlarda büyük şirkeletin bu alanlara ciddi yatırımlar yağtığını gözlemliyoruz. Ülkemizdeki işletme sahiplerine ve yöneticilere tavsiyem, sadece arşivci olmakla kalmayıp, bu arşivleri anlamlandırabilecek kişilerin şirketlerde önlerini açmalarıdır. Çünkü, artan bu rekabet ortamında veriye ve bilgiye dayanan yaklaşımlar ayakta kalacak. Sahip oldukları veriyi en iyi ve etkili anlamlandırabilen şirketler bu rekabette bir adım önde olacaklardır. Zira veriye dayandırılmayan bilgi (!) veya yaklaşımların etkinliğini ölçmek mümkün değil. Bu noktada, ünlü işletme gurusu Peter Drucker`ın şu sözünü hatırlamakta fayda var: "Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz!"

Not: Bilgi ve veri gibi kavramları kullanırken epistemoloji ve ontoloji gibi felsefik tartışmalara girmedim. Elbette mevzunun pozitivizm ve postmodernizm gibi akımlarla yakından ilişkisi var. Ancak bu biraz daha akademik bir tartışma. Bu nedenle yazılardaki kavramları olabildiğince teorik ve soyut düzlemden pratik alana indirgemeye çalıştım. Ayrıca, yazıda bahsedilen Web 2.0 ve Web 3.0 kavramlarını şu anda oldukça popüler olan Endüstri 4.0 ile karıştırmamak gerekir. Endüstri 4.0`ı ve yansımalarını farklı bir yazıda ele alacağım. Son olarak, Web 2.0 kavramına tarihsel bir bakış açısıyla değerlendirebilmek için İşletme Akademisi bölümünde, "Vikinomi: Kitlesel İşbirliği Her Şeyi Değiştiriyor" başlığıyla yayınlanmış olan yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
Mustafa Kavas

Günün Diğer Haberleri
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L