G-NL5SXDG3FM

"Bediüzzaman, II. Abdülhamid`e Mu`ârız ve Muhâlif Değildir"

GÜNCEL - 14-03-2017 12:11

Bedîüzzaman-Abdülhamid münasebetlerini kısaca özetlemekte yarar vardır: 1907?de İstanbul?a gelen Bedîüzzaman, Meşrûtiyetin ilânından evvel söylediği bir nutkunda, Sultan Abdülhamid?i, ?Yaşasın yaraları tedavi etmek fikrinde olan Halîfe-i Peygamberî? diye vasıflandırmaktadır.

1952 yılında bazı kimseler, Bedîüzzaman?ın sanki İttihâdcıları destekleyerek Sultan Abdülhamid?e muhâlif olduğu iddialarını yaymaya başlayınca, talebelerine kaleme aldırdığı Lâhika Mektubunda aynen şunları ifade etmektedir: ?

1) Bir adamın kusuru ile başkası mes?ul-olamaz. Dolayısıyla Abdülhamid?in hükûmetlerinin hataları ona verilemez.

2) Bedîüzzaman, II. Meşrûtiyetin başında, hürriyet-i şer?iyyeyi teşvik etmiş, bazı siyasi muhâliflerinin istibdâd adını verdikleri, Abdülhamid idâresi için de, ?mecburî, cüz?î ve hafif istibdâd?, İttihâdcıların zulmu için ise, ?pek şiddetli külli istibdâd? tabirlerini kullanmıştır. Şu cümlesi meşhurdur: ?Eğer meşrûtiyet, İttihâdcıların istibdâdından ibaret ise ve Şerî?ata muhâlif hareket demek ise, bütün dünya şahid olsun ki, ben mürteciyim.?

3) Hürriyet, İslâmi terbiye ile terbiye olunmazsa, çok şiddetli bir istibdâda dönüşeceğini haykırmıştır ve maalesef öyle de olmuştur.

4) Abdülhamid?in yabancı düşmanlara karşı gösterdiği dehası, İslâm âleminin tam bir Halîfesi olması, Şark Vilâyetlerini Hamidiye Alayları ve İslâm kardeşliği ile Ermenilere karşı koruması; İslâm?ın bütün hükümlerini hayatında yaşaması ve Yıldız Sarayında manevi şeyhini eksik etmemesi sebepleriyle bir veli olduğunu açıkça ifade etmiştir.

5) Ancak insan hatasız olmayacağından, onun da bazı hataları olduğunu ve ancak bu hataların mecburiyet altında işlenen hatalar bulunduğunu açıkça beyan eylemiştir.?. O halde başta Bedîüzzaman ve Mehmed Âkif olmak üzere, büyük İslâm âlimlerinin Abdülhamid?e muhâlif oldukları ve hatta aleyhindeki hal? fetvâsını hazırladıkları şeklindeki iddialar doğru değildir. Fetvâyı zamanın Fetvâ Emini Hacı Nuri Efendi imzalamamıştır; ancak maalesef İttihâdcıların kuklası haline gelen Şeyhül-İslâm Mehmed Ziyâuddin Efendi imzalamıştır. Bu fetvâdaki hal? gerekçeleri tamamen iftiradır. Mustafa Sungur ve Bayram Yüksel: Bir gün Üstâdımız merhum Sultan Abdülhamid hakkında demişti ki: ?Sultan Abdülhamid velidir. Ben onu hususi dualarım içine almışım. Her sabah, ya Rabbi sen Sultan Abdülhamid Han ve Sultan Vahidüddin ve Hânedân ı Osmaniye?den râzı ol!? diye dualarımda yadederim? demişlerdi.

Yazının belgelerle tamamı için ? Risale-i Nur Külliyatı ve Huzur Vakfı? na müracaat edilir.

 

 

Günün Diğer Haberleri
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L