G-NL5SXDG3FM

AMD Mimarlık Ve Mühendislik

GÜNCEL - 24-05-2017 10:03

Ramazan Arslan: Aslen Karamanlıyım. 1978 senesinde Hollanda?ya işçi ailesi olarak geldim. Yaklaşık 4 ay kadar lisan kursuna gittim. Daha sonra burada bir tanıdığın kafeteryasında çalışmaya başladım. 6 ay kadar çalıştığım bu kafeteryada lisanı biraz daha pekiştirmiş oldum. Böylelikle Horeca sektöründe de tecrübe edindim. Ancak gece gündüz, haftanın 7 günü çalıştığım bu sektör (monoton geldiği için), beni başka arayışlara da sürükledi. Mesleği öğrenmek adına zaman zaman ücretsiz çalıştığım zamanlar oldu. 1981 senesinde (henüz 17 yaşındayken) bir pizza salonu satın aldık. O dönemde Ticaret Odasına (KvK) yaşım küçük olduğu için yazılamadım ve yaşım 18?e girene kadar bekledim.  1981?den 1986?ya kadar pizza salonunu işlettik. Zaman içerisinde Amsterdam?ın muhtelif yerlerinde 6-7 restoranın işletmesini ve alım satımını da yaptım. Horeca sektörü daha ziyade akşam ağırlıklı olduğu için ve bende belli bir yaştan sonra bu sektörde devam etmeme kararı aldım. Aile yaşamını ,ciddi manada olumsuz etkileyen bir sektör. Çocuklarla yeteri kadar ilgilenemiyorsun, onlara zaman ayıramıyorsun. Akşam olduğu zaman evinde TV izlemeye çok hasret kalmıştım.

1989 senesinde yine bir farklı sektöre yelken açtım. Amsterdam?da Toptancılık işine başladık, Hal?de işyeri açtık. Türkiye?nin yanı sıra başka ülkelerden narenciye ürünleri, Türk gıdaları ihracat yaparak sektörde 6 ay kadar devam ettik. Daha sonra bu sektörü de bıraktık. Daha sonra yine Amsterdam?da bir marketi devraldık, yaklaşık 3 yıl kadar işlettik. Aradan çok geçmeden belediye marketin de içinde bulunduğu alanı istimlâk etmiş. Bu sebeple 3 yıl sonra oradan çıkmak zorunda kaldık. Marketi sattığımız nakit ile yılında kendimize bir ev aldık. Bu evin tamir edilecek epey işi vardı. Bu evi alıp tamir işine başlamakla, bugünkü devam ettirmiş olduğumuz inşaat sektörüne de (1994) adım atmış olduk.

Rahmi Türkmen: 1977 Sakarya Karasu?da doğdum, Adapazarılıyım. 1 yaşında aile birleşimi yoluyla Hollanda?ya geldim. Hollanda?da yetiştim, eğitimimi burada aldım. HTS eğitimimi tamamlayarak, 2000 yılında inşaat mühendisi oldum.

1998 senesinde henüz öğrenciyken Mimar BV?de staj gördüm ve Ramazan Arslan beyle ve Selçuk Gül ile tanışmış oldum. Daha sonra stajımı tamamladıktan sonra 2000 yılında DRS Ontwerpers en Ingenieurs adında bir şirket kurduk. Bu şirket 2010 senesine kadar Burak Gül ile ortak bir şekilde devam etti. 2000-2002 yılları arası G&S Bouw adında bir başka şirkette proje çizim işine başladım. 2 kişiyle inşaatların denetlemesini yaptık. Bu dönemde belediyelerle farklı projeler yaptık. 2010?da DRS?den ayrıldıktan sonra AMD Mimar ve Mühendislik şirketini kurduk.  2011?de de AMD Bouw Vastgoed şirketini Ramazan Arslan Bey ile kurduk. 2012 senesinde sektörde ciddi krizler yaşandı ve bizde bundan olumsuz etkilendik. Ancak bu kriz bizlere başka fırsatların kapısını araladı. 2013?ten itibaren bizim önümüz açıldı. Belediyeye ait bir arsayı aldık ve burada 36 dairelik bir inşaat yaptık ve sattık. Ben, Ramazan ve İrfan beylerle 3 ortak olarak bir başka bina (Hageland) alarak, 17 daire olarak tamamladık. Akabinde 2016 senesinde Amsterdam Mescid-i Aksa Hollanda Türk Federasyonu için hazır 1500 m2 1. katı 30 daireye çevirdik, teslim ettik. Cenabı Allaha şükürler olsun ki bugün sadece Amsterdam değil Hollanda?nın değişik kentlerinde çok sayıda eserimiz var, önemli projelere imza attık. Süleymaniye Camii, Barneveld Camii, Amsterdam Fatih Camii, çok sayıda restoran, otel, pastane vs. gibi birçok şirketin çizim ve ruhsatı konusunda katkımız oldu.

Hollanda?da ilk Türk inşaat şirketi

R.A: Bir zamanlar Türkiye?de holding furyası vardı, insanlar bütün alın terini buralara kaptırdı. Biz 4 arkadaş holdinglere para yatırmak yerine kendi aramızda bir sermaye ortaya koyarak, inşaat şirketimizi (Mimar BV) kurduk.  Amsterdam?da ilk, hatta Hollanda?da ilk Türk inşaat şirketi olarak kurmakta bize nasip oldu. Yaklaşık 3 yıl kadar devam ettik. O dönemlerde Türkler arasında inşaat sektöründe iş yapmak pek yaygın değildi, bizler genel olarak Hollandalılarla iş yapıyorduk.

?Plan proje bizim işimiz?

R.T: Şirket olarak bizim uzmanlık alanımız, plan proje ve ruhsat alımıdır. Belediyelerle çok iyi diyalogumuz ve iyi bir referansımız olduğu için proje ve ruhsat işlerinde kısa sürede sonuca gidiyoruz. Az kişiyle çok iş yapmaya çalışıyoruz. Projelerimiz şeffaf, gayet açık olduğu için belediyeler de hemen onayı veriyor. Şuan itibariyle neredeyse hergün en az birkaç tane ruhsat müracaatı yapıyoruz.  Eskiden kriz döneminde Nieuwe West belediyesine 1 haftada en az 5 ruhsat müracaatı yaparak, belediye çalışanlarına iş olanağı sağlıyorduk. Tabi günümüzde inşaat sektörü canlanınca durumlar değişti. Zaman içerisinde kendimizi de geliştirdik. 2016 yılında içerisinde bulunduğumuz şirket binamızı almak nasip oldu.

Bu yıl ve önümüzdeki yıllarda hayata geçirilecek projeleriniz var mı, varsa bunlardan bahseder misiniz?

R.T:Belediyeye yönelik projelerimiz bugüne kadar sürekli oldu, bundan sonraki süreçte de olacağına inanıyoruz. 2010 yılında belediyeden arsa alarak ilk ?Kendi Evini Kendin Yap? projesini gerçekleştiren biziz. O dönemde bizim bu Türkiye usulü örnek projemiz Hollanda medyasında da geniş yer buldu.

R.A:Bizim bu projemiz diğerlerine örnek teşkil etti ve moda oldu. Biz bu projeyi belediyeden talep ettiğimizde belediye bizden 450 bin avro teminat istemişti. Belediye bize şüpheli yaklaşmıştı. Daha sonra belediye arsayı verdi. Krizin iyice dibe vurduğu o dönemde biz projeyi tam olarak tamamladık, teslim ettik. Aynı dönemde başka Hollanda şirketleri benzer projeyi bitiremedikleri için buradaki arsaları da belediye bize verdi. Bu projeyi de alnımızın akıyla tamamladık. Dolayısıyla biz, ?Kendi Binanı kendin Yap? projesinin Amsterdam?da hayata geçirilmesinin önünü açtık, örnek şirket gösterildik.

R.T:Bu projeler bizim başka işler almamızın önünü açtık. Gerçekleştirmiş olduğumuz bu projeyle caddelere işlerlik kazandırdık. 60?dan fazla daire ve işyerinin değeri artmış oldu. Önümüzdeki dönemde de hedefimiz, bu yönde devam etmek. Halen 20 dairelik ve birde 34 dairelik sıfır inşaat projelerimiz var. Emlak ta olan bir şey değil de, olmayan, yapılamayanı başarmaktır. Noorderhof projesi çevre dostu, enerji tasarruflu olması, güneş enerji panelleri, düşük faizle banka kredisi gibi ayrıcalıklara sahip. Bu projeyi daha da genişletmekle meşgulüz.

Şirket olarak sizin kırmızıçizgileriniz, olmazsa olmazlarınız nedir?

R.T:Uzmanlık alanımız, olmayanı olur hale getirmek. Kolay işleri herkes yapar. Fransız bir işadamının, ?Herkesin yapmadığı işi yaparım? dediği gibi biz farklı olmak adına işler yapmaya çalışıyoruz. Biz genelde belediyeyle sorunu olan, projeler ve ruhsat konusunda işin içinden çıkamayan kişilere yardımcı oluyoruz. Bizimde kendimize göre kırmızıçizgilerimiz var, o şartlar yerine gelmezse bizde bir şey yapamayız.

R.A:Şirket olarak bazı belediyelerle diyalogumuz iyi, bazıları ise zorluk çıkarıyor. Biz kanunlar çerçevesinde adım atıyoruz, belediyelerin istekleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Rahmi bey hangi projenin, hangi ruhsatın onaydan geçip geçmeyeceğini biliyor. Buda bizim için büyük avantaj. Şirketimiz bünyesinde deneyimli ve uzman personelimizin sayısı 7. İşin hacmine göre, projelerin genişliğine göre şirketimiz bünyesinde 50 ila 100 kişiye istihdam olanağı da sağlıyoruz. 

Şirketinizin örnek gösterebileceği eser(ler)i var mı?

R.T: Örnekler çok, mesela Amsterdam?da Salon Osdorp, Fatih Camii. Örnekleri çoğaltabiliriz. Burada önemli olan takım ruhu. Tek başına değil, birlikte başarıyoruz.

R.A:Amsterdam Yeni Camii ile ilgili bir anekdot anlatmak istiyorum. Bu cami belediye tarafından ?Tarihi eser ? monument? statüsünde alınmış. Dolayısıyla binada değişiklik yapmak zordu. Cami yönetimi ruhsat alabilmek için Hollandalı mimarlık bürosuyla irtibata geçmiş ancak 2,5 yıl kadar uğraşmış, bir türlü ruhsatı alamamışlar. Cami yönetimi daha sonra bizimle irtibata geçtikten sonra biz AMD olarak ruhsat işini 6 hafta gibi bir sürede hallettik. İşinin kurallarını bilmek, işinin arkasında durmak ve sorumluk.

Boş zamanlarınızda nelerle meşgul oluyorsunuz, spor yapıyor musunuz? Sosyal faaliyetlere vakit ayırabiliyor musunuz?

R.T:Pazar günleri futbol oynamaya vakit ayırıyorum. 7 yaşımdan beri futbola ayrı bir ilgim var. Arkadaş grubumuz var, onlarla her hafta sonu oynamaya çalışıyoruz. Öte yandan işin dışında zaman bulduğum vakit bazı STK?larda aktif gönüllü yöneticilik yapıyorum.

R.A: Herhangi bir spor ile uğraşım yok ancak fırsat buldukça bol bol yürüyüş yapıyorum. Bende yaklaşık 15 yıl kadar bir dernekte yöneticilik yaptım. Boş zamanım olduğu vakit cemiyetlerde gönüllü çalışmalar yapıyorum. Ben ?Ot köküyle büyür? sözünü kendime düstur edindim. Sürekli araştırır, okurum. Toplum olarak hedefe varabilmemiz için kültürümüzü ve dinimizi iyi bilmemiz şarttır.  Bunun yolu da çok okumaktan geçer. Kendi yakınlarıma (16-18 yaş arası) tarihi ve dini dersler vermeye çalışıyorum.

Türk toplumuna mesaj vermek isterseniz, neler söylersiniz?

R.A:Bizim gelecek neslimiz buranın kanunlarına, kurallarına sonuna kadar riayet etmeleri gerekir. Bu olmazsa olmazlardandır. Gelecek nesillerimize dinimizi iyi anlatmalı ve iyi aktarmalıyız. İnsan kendini, dinini ve kültürünü iyi bilirse karşıdaki insana da iyi bir ayna görevi üstlenmiş olur. Hollanda toplumuna entegre olalım elbet ancak asimile olmamak koşuluyla! Bir önemli tavsiyem gençlere, yaptıkları işe inanmaları gerekir. Ben nasıl güzel iş icra edebilirim, bu doğrultuda hareket etmelerini öneriyorum.

R.T: Peygamberimiz (A.S)?ın çok güzel bir sözü var, ?Müslüman hem uyanık hem akıllıdır? diye. Toplum olarak biz bunlara dikkat edersek Hollandalılarla uyumlu, sorunsuz şekilde, barış içerisinde yaşamaya devam ederiz, diye düşünüyorum.

Larende.com Avrupa Temsilcisi, Nusret öksüz

 

Günün Diğer Haberleri
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L