ZEKÂTLA İLGİLİ İNCELİKLER

ZEKÂTLA İLGİLİ İNCELİKLER

Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp

30 Eylül 2019 - 09:12

ZEKÂTLA İLGİLİ İNCELİKLER

|
Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir.

Safer’in son çarşambasının gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha’dan sonra 11’er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “inneke ‘alâ külli şey’in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Te‘âlâ’nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün Mü’minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek’ât namaz kılınıp, birinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 7 “Kadir” , ikinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.

SALÂT-I MÜNCİYE:
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i’s-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le’d-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i’l-hayrâti fi’l-hayâti ve ba‘de’l-memât.”

SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm “Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e’ûzü bike min şerri hâze’l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i’lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu’îdü, yâ Ze’l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze’l-arşi’l mecîdi ente tef’alü mâ türîdü. Allâhümma’hrüsnî bi-aynike’lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye’lletî’btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti’l ebrâri ve’l- ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîn. Allâhümme şedîdü’l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî’ı halkike yâ Muhsinü, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün’imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki’s semâvâti ve’l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ- kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîne. Hasbüna’llâhü ve ni’mel vekîl lâhavle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l Alîyyi’l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”

(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.31-35)Zekât, Kur’ân’da 32 yerde namazla beraber emredilen kesin ve kuvvetli bir farzdır. Zekâtı vermek farz, geciktirilmeden aynı sene içinde vermek vacibtir. Zekât bir sene sonraya bırakılmamalıdır. İki sene geçtiği halde hâlâ verilmemişse günâh işlenmiş olur. Bir kimsenin, nisab miktarı malının zekâtını birkaç sene öncesinden vermesi sahihtir.

KADININ ÇEYİZİNİN ZEKÂTI VERİLMELİ Mİ?
Kadının çeyizinden; ev eşyası, giyim elbisesi, kullanılan kapkacak gibi, dengi olan diğer kadınlara lâzım olan şeyler zarurî ihtiyaç sayılacağından bunlar için zekât verilmez. Bunların haricindeki süs ve zînet eşyaları ile kullanılmayan kapkacak, değer olarak nisab miktarını bulursa, kadın bunlarla zengin sayılır.

ZEKÂTI BAŞKA YERE GÖNDERMEK
Zekâtı, malın bulunduğu yerden başka bir yere göndermek mekruhtur. Evlâ olan komşuluk hakkına riâyet ederek zekâtı bulunduğu yerde vermektir. Zekâtın gönderildiği yerdeki fakirin akraba olması, daha muhtaç olması, daha sâlih ve daha takva olması, Müslümanlara daha faydalı olması, ilim talebesi olması veya devamlı ibâdet eden biri olması durumunda, zekâtın başka yere gönderilmesi mekruh değildir. Malın üzerinden bir sene geçip zekât farz olmadan önce verilen zekâtı başka bir yere göndermek de mekruh olmaz.

ALACAKLARIN ZEKÂTI
Kuvvetli ve orta kuvvetli alacaklar ki tahsil edildiklerinde bunların geçen senelere ait zekâtları verilmelidir.

Zayıf alacaklar. Bunlar da bir şeyin karşılığı olmayan alacaklardır. Kadının, kocasından alacağı olan mehir gibi. Ele geçtikten sonra bir sene beklerse bunların da zekâtları verilir.

(Muhammed Alaaddin b. İbni Abidin, Üç Boyutuyla İslâm, 461.s.)

Mevlâna Takvimi

-- 

Bu haber 236 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AK PARTİ ERMENEK İLÇE BAŞKANLIĞI
AK PARTİ ERMENEK İLÇE BAŞKANLIĞI
Akkülah İnşaat şirket merkezi
Akkülah İnşaat şirket merkezi