larende

karaman haberleri

  • BIST 75.929
  • Altın 129,650
  • Dolar 3,4399
  • Euro 3,6520
  • Karaman 1 °C
  • Konya -2 °C
  • Ankara -2 °C
  • Antalya 12 °C
  • İçel 14 °C

Z Kuşağı ve Anne Babalık

Hatice YALÇIN

Çocuğunuz masadaki bilgisayardan kalkmıyor değil mi? Hatta daha anaokuluna bile gitmeden telefon ve bilgisayarla iç içe miydi?

Telefonunu karıştırırken başka bir dünyadaymış gibi mi davranıyor?

Her geçen gün onunla konuştuğunuz cümle sayısının azaldığını hissettiniz mi hiç?

Yalnız değilsiniz. Sizin evinizde de “Z kuşağından” bir çocuk var…

Günümüz gençliğine “Z kuşağı” ya da “ hız kuşağı” diyorlar.  Yani etrafımızdaki çoğu çocuk Z kuşağı çocuğu…

“X kuşağı” çocuklar böyle değilmiş. 1960’lı 1970’li yıllarda teknolojiyi zorunlu olarak kullanan nesil, toplumsal olaylara duyarlılarmış ve internete bağımlı değillermiş.

“Y kuşağı” da 1980’li-1990’lı yıllardaki teknoloji kullanmaya yatkın genç nesil için kullanılan bir tanımlama… O yıllarda interneti kullananlar artmış ancak sosyalleşme ve sorumluluklarını yerine getirmede ciddi problemler fazla göze batmıyormuş.

“Z kuşağı” ise diğerlerinden farklı ve daha karmaşık. Bu kuşak çocukları dokunmatik ekranlar, sınırsız internet, ipadler ve akıllı telefonların olduğu bir dünyada doğdular. Bu çocuklar için telefonun şarjı bittiyse ya da whatsapp’ta bir problem varsa hayat durmuş demek.

Y kuşağındakiler ansiklopedi okurdu, Z kuşağındakiler istedikleri an her bilgiye ulaşabildiklerini biliyorlar ve tembelleştiler.  

 Şimdilerde “İnternete ve teknolojiye aşırı bağımlı bir nesil var” diye feryat figan edenler de çok. “İnternet çocukların el-göz-motor becerilerini artırıyor” diyenler de…

Şu bir gerçek ki, 2000’li yıllarda doğan çocuklar internet ve teknolojideki gelişmelere çok hızlı ayak uydurdular. Ancak bu çocukların bilgiyi öğrenme hızına anne babalar yetişemedi.

Hızla gelişen teknolojiyi çocuklar çok hızlı öğrendiler. Buna karşılık aynı hızı yakalayamayan anne babalar, çocuklarını en doğru şekilde nasıl yönlendireceklerini bilemediler, korktular. İnterneti ve teknolojik gelişmeleri  “hayatımızı kolaylaştırıcı” değil, “ürkütücü” bir gelişme olarak görmeye başladılar.

Sonuçta internete ve yeni gelişmelere temkinli duran anne babalarla teknolojiyi çok hızlı öğrenen çocuklar arasında uçurumlar oluştu.

Tabi ki çoğu anne ve baba haklı… O elindeki telefonu duşa girerken bile taşıyan gençlere, zaman yönetimini kaybettikleri için üzülüyorlar. Çocukların zihni sürekli internetle meşgul olduğu için endişeleniyorlar.

Anne babalar endişelenmekte haklılar çünkü çocuklar gittikçe asosyal oluyor. İnternet ve telefon bağımlısı çocuklar sokak oyunlarını bilmiyor. Bildikleri tüm oyunları internetten bireysel oynuyorlar.

Facebook ve twitter'daki dertli paylaşımlarıyla bizi şaşırtıyorlar. Mutlu gibi görünüyorlar ama mutsuzlar.

Dahası, onlar yetişkin olduklarında ortaya çıkabilecek bazı riskler şimdiden korkutuyor. İnternet ve teknoloji sayesinde insan gücüne ihtiyaç duyulmayan 2 milyon mesleğin 2030’larda yok olacağına yönelik komplo teorileri var. Bugünkü mesleklerin %50’si yok olacak diye hesaplanıyor. Bu, şimdiki çocuklarımızın yetişkin yaşlara geldiklerinde işsiz kalacakları anlamına geliyor.

Ancaaak, meseleye bir de şöyle bakalım: Şu an için anne babaların çoğu X kuşağından geliyor. Özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için araştıran bilinçli bir kuşak bu. Yani ilk bilinçli anne baba modeline sahip olan kuşak Z kuşağı çocuklar oluyor. Bu iyi bir şey…! 

Ayrıca Z kuşağı çocukları bir yandan oyun oynayıp, diğer yandan birini dinleyip, aynı zamanda televizyon izleyebiliyorlar. Zengin uyarıcıların olduğu ortamda büyüyorlar. Algılamaları daha güçlü. Bol bilgiye hızlı şekilde ulaşabildiklerinden onlar için hayatta yapılamayacak bir şey yok gibi. Özgüvenleri zirvede. Bu da iyi bir şey.

Sözün özü şu; internet kullanılmalı ve kullanılacak da. Önemli olan internetin doğru şekilde kullanılması...

Aksi halde aynı evde bir arada yaşayan ama kalpleri ve zihinleri farklı yerlerde olan insanlar haline geliriz.  

Korkulan ve uzağımıza atılan teknoloji bize zarar verir. Günümüz şartlarına uyum sağlamak zorundayız.

Z kuşağındaki çocuklara anlayışla yaklaşmak zorundayız. Herkesin facebook paylaşımlarından bahsettiği, yeni elektronik gelişmeleri anlattığı bir dünyada çocuğumuzu fanus içine hapsedip her şeyden uzak tutamayız.  

Aman haa, çocuğun fikrini almadan internetine kısıtlama getirmeyin. Değilse anneden babadan daha da uzaklaşıp kendi dünyalarına çekiliveriyorlar.

Çocukla geçirilen az ya da çok zaman diliminde kaliteli, bol gülücüklü, keyifli sohbetler ve işler yapmak lazım. Geçmiş ve şimdiki kuşak arasında çatışma olmasın diye internet ve telefonunun gerekli olduğunu ancak sınırlarını birlikte belirlemek istediğimizi söyleyiverelim. O zaman Z kuşağı çocuğunda güven duygusu oluşturmak kolaylaşıyor.

Eski kuşak ile yeni kuşak arasında denge sağlamak zor, ama mümkün… 

Bu yazı toplam 2502 defa okunmuştur.
YASAL UYARI:Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, videolar ve her türlü içeriğin tüm hakları larende.com'a aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa içeriğin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz. larende.com; İHA ve DHA abonesidir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2002 Larende Karaman Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0338 214 5757 | Faks : 0338 214 5757 | Haber Scripti: CM Bilişim