Reklam
Reklam
Zamanın Ötesindeki Bilim
Reklam
Zeynep OĞUZCAN

Zeynep OĞUZCAN

Zamanın Ötesindeki Bilim

24 Şubat 2017 - 13:22

Geçenlerde internette gezinirken bir haberle karşılaştım  . “Sakalın  Bilimsel Olarak Faydaları “  başlıklı habere göre Southern   Queensland Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sakalın zararlı ışınları yüzde 95 oranında engellediği, cildi geç yaşlandırdığı, filtre görevi görerek alerjiden koruduğu, bakterileri önlediği içinde cildi güzelleştirdiği söyleniyordu. Asıl ilgimi çeken şey Cihanın peygamberi  Hz .Muhammed’in asırlar önce uyguladığı sünnetlerin bilimselliği.

Bu haberi okuduktan sonra sünnetlerin bilimsel taraflarını araştırma merakı geldi Küçüklüğümüzden beri teslimiyet düşüncesi ile yerine getirdiğimiz sünnetlerden bazılarının bilimsel yönlerini yaşayarak öğrenmiştim.

Mesela peygamber efendimiz ayakkabılarını giyerken mutlaka ters çevirir içini kontrol edermiş. Keşke bunu yıllar önce çalıştığım köyde ayakkabımı giyerken içinden çıkan fareyi rezil etmeden önce bilseydim.

Saçlara yatarken zeytin yağ sürmek peygamber efendimizin sünnetiymiş ki bunuda oğlum bebekken konaklarından kurtulmak için  annemin zorla uygulattığı zeytin yağ seanslarını yaptıktan sonra öğrendim ,uyguladıktan ertesi gün sonra  konaktan eser  kalmadı.Daha sonradan edindiğim bilgilere göre zeytin yağı kepekleri yok ettiği gibi saçları güçlendiriyor ,daha çabuk uzamasını sağlıyormuş. Hem de dünyanın parasını verdiğimiz saç bakım ürünleri gibi kimyasal içermiyor. Doğal bir bakım kremi gibi saçları besliyor.

Doğum sonrası kilolardan kurtulmak için gittiğim diyetisyenimin ilk tavsiyesi oturarak su içmem yönündeydi. Sebebi ise sürekli olarak ayakta içilen suyun, oturularak içilen suya göre mideye daha hızlı ve direk bir giriş yapacağından mukozaya zarar vererek midenin iç dokusunda zamanla bozulmanın oluşmasına ve mide de asit içeren bir ortam olduğundan başta ülser olmak üzere çeşitli mide hastalıklarının meydana gelmesine yol açmasıymış. Ayrıca  yeni yapılan araştırmalarda ayakta içilen suyun kanseri tetiklediği söyleniyor.

Bunlar bilip ne anlama geldiğini   yaşayarak öğrendiğim sünnetlerden bazılarıydı. Bilimsel yönünü bilmediğim sünnetlerin bilimsel yönünü araştırdığımda ilginç bilgiler karşıma çıktı. İşte bunlardan bazılarını sizin için derledim.

Yemeğe tuz ile başlamak , beyin tarafından gönderilen sinyalle midenin yemeğe hazır hale gelmesine sebep oluyormuşAğız içine hava yoluyla yerleşmiş mikroplar tuzdaki sodyum klor sayesinde temizlenmiş oluyormuş.

 Yemeği yerken sağ ayağı karna çekip oturarak yemek  yenilen gıdanın midede tam olarak sindirilip bağırsaklara geçmesini sağladığı gibi erken dolmasını sağlayarak obeziteyi önlüyormuş.

Yemek arasında su içmek, fit   olabilmenin yolunu açıyor çünkü yemek arasında içilen su gıdaların hem kolay sindirilmesine hem de tokluk hissi vererek az yememize sebep oluyor.

Kerahat vakitlerinde uyumamak ,dünya kendi etrafında dönerken  meydana gelen çizgisel hız her enlemde farklıymış buda yer çekimini etkiliyormuş. Güneş doğarken uyuyanlar  yani yatar şekilde olanlar bundan daha fazla etkileniyormuş. Bu durumda bel ağrısına sebep oluyormuş.

Hacamat, Avrupa’da doğal bir tedavi yöntemi olarak hızla yayılan hacamat   hücreler arası kılcal damarlardaki akışkanlığı artırmak ve buralarda biriken zararlı toksinleri , metabolik atıkları negatif basınçla çekmekmiş.

Kaylule, “Öğleyin kaylule yapınız. “ (Muslim) diye buyuran peygamberimizin tavsiye ettiği kayluleyi Japonya'daki dev şirketler ,verimliliği arttırmak için çalışanlarına özel olarak dizayn ettikleri yatakhanelerde uygular. İtalyanlar gündüz vakti dinlenmeyi siesta diye isimlendirir. Kaylule (Öğle uykusu ),insanın kalbini, beynini, ruhunu,  vücut mekanizmasını ayarladığı ve yoluna koyduğu batılı bilim adamlarınca ispatlanmış.

 Misvak, “Aman canım o zaman fırça mı varmış! “ muhabbetine sakın girenler için söylüyorum misvak artık zamanımızda ilkel bir araç olarak değil özel olarak diş macunlarının içeriğine konan bir madde oldu. Hatta misvak üzerine yapılan bilimsel bir çok araştırma misvakın diş eti hastalıklarını önlemede diş macunlarından çok daha etkili olduğu ortaya konmuş..

Avrupa’nın hacamatı,  Japonya’nın kayluleyi  keşfetmiş olması biz müslümanların ne kadar sünnet bilincinde olduğumuz sorusunu  aklıma getiriyor. Peygamber Efendimizin sünnetlerinin zamanın ötesinde olduğu apaçık görülmekte.

1400 yıl öncesinden  bize zaman üstü bir bilgiler veren, nasıl yaşanması gerektiğini öğreten peygamberimizin ümmeti olarak ne kadar şuurluyuz? Bir müslüman olarak sünnetlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz ?  Yaşamımızdaki sünnetlerin ruhunu anlamak içi ne kadar uğraşıyoruz düşünmememiz gerekir.

Bu yazı 1311 defa okunmuştur .

Son Yazılar