Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
TAVİZ VEREN HOROZUN SONU…
Zeynep OĞUZCAN

Zeynep OĞUZCAN

TAVİZ VEREN HOROZUN SONU…

14 Ağustos 2018 - 15:35 - Güncelleme: 14 Ağustos 2018 - 18:56

Taviz veren horozun hikayesini belki duymuşsunuzdur.

Her sabah ezan okuyan bir horoz varmış.

Bir gün  sahibi “ Her sabah ezan okuyorsun, bir daha ezan okursan senin tüylerini yolarım ” der.

Bu tehdit karşısında horoz korkar ve kendi kendine der ki ; “Zaruretler mahzurları mübah kılar. Kendimi kurtarmak için ezan okumaktan vazgeçmeliyim. Nasılsa benden başka horozlar var. Mutlaka biri ezan okur.”

Horoz ezan okumayı bırakır…

Bir süre sonra sahibi tekrar gelir ve horoza  “ Eğer tavuklar gibi gıdaklamazsan senin tüylerini yolarım…” der.

Horoz bu tehdit üzerine horozluktan vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar. Horoz tavuklar gibi tam bir ay gıdakladıktan sonra sahibi tekrar gelir ve bu kez sahibi  “Ezan okumayı bıraktın, tavuklar gibi de gıdaklamaya başladın. Şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan yarın seni keserim!” der.

Horoz bunun üzerine  “ Keşke ezan okurken ölseydim  ”der.

İşte Rahip Brunson meselesinin özeti de budur. Amerika’nın Türkiye’ye karşı yaptırımlarının önünü açacak anahtardır. Sonrasında  bölgendeki sorunlara karışma, komşularının iç işlerine karışma, kurulacak olan Doğu Akdeniz Enerji Koridoruna karışma , bu koridorun güvenliği için kurulacak Kürt devletine karışma, size vermediğimiz silahları terör örgütüne vermemizi saygıyla karşıla, Pentagon tarafından Sevr Haritasının yayınlanmasına sessiz kal, Büyük İsrail Devletinin oluşmasına mani olma, kukla ol , özgür görün köle yaşa…istekleri gelecektir.

Önceki yazılarımda topla tüfekle savaş devri çoktan bitti demiştim. İşte günümüzün en çetin ekonomik savaşı içindeyiz. Ekonomimizi çökerterek bizleri boyunduruk altına sokmak isteyen evanjelist Amerika, büyük İsrail karşısında ses çıkarmadan durmamızı istiyor. Dünyanın en stratejik devletinin ipleri ellerinde olsun istiyor. Mustafa Kemal yıkılmak üzere olan bir devletin milli birlik ve beraberlikle kurtulabileceğine inanmış ve Erzurum Kongresinde manda ve himayeyi asla kabul etmeyerek çökmekte olan bir ülkeyi yeniden ayağa kaldırmıştır. Çanakkale’de sayıca fazla olan düşman askerini bu millet yine birlik ve beraberliği ile yenmiş  düşmanı Çanakkale’den geçirmemiştir. 15 Temmuzun ertesi günü bu ülke nasıl toparlanır diye düşünürken milli birlik ve beraberliğin sağlanmasıyla en zorlu günlerin nasıl atlatıldığına da  şahit olmuştur. Bu savaştan da galip çıkabilmenin yolu bizlerin birlik olmasıdır. Felaket tellallığını bırakarak kendimizce neler yapabiliriz bunun derdine düşmemiz gerekir.

Hangi görüşten olursan ol , istesen de istemesen  de bu ülke hepimizin. Gemi batarsa kaptan da batar, tayfa da….Millet ve devlet birliği çok önemli. Olaya siyasi bakmak en büyük hata. Hangi kesimden olursak olalım bu birlikte vereceğimiz bir savaştır.

 

 

Bu yazı 1644 defa okunmuştur .

Son Yazılar