Reklam
Reklam
Reklam
PAYLAŞMADAN ÖNCE DÜŞÜN
Reklam
Zeynep OĞUZCAN

Zeynep OĞUZCAN

PAYLAŞMADAN ÖNCE DÜŞÜN

13 Nisan 2019 - 10:08

Geçenlerde sosyal medyada arkadaşlarımdan biri bir resim paylaştı. Resimde başında takkesi, altında şalvarı olan bir adam cami çıkışında insanlara bir şeyler dağıtıyordu. Resmin altında “SKANDAL, cami çıkışında 13 yaşında kızla evlenilebileceğine dair bildiri dağıtıyorlar !“ yazıyordu. Bunu okuyan herkes altına öfke ile paylaşımlar yapıyor, diyaneti topa tutuluyordu. Daha sonra bu resmin gerçeği ortaya çıktı. Aslında takkeli ve şalvarlı adamın yakın bir zamanda babası vefat etmişti. Bu vatandaş cami çıkışında hayır olsun diye Yasin kitabı dağıtıyordu. Yine Kürt olduğu söylenen bir adamın darp edilmiş halinin resmi “Tek suçu sadece Kürt olmak ” başlığı altına paylaşılmıştı. Sonra bu resmin Şam’da hırsızlık yapan bir adama ait olduğu çıktı Urfa’da açım diye kendini yakan adamın fotoğrafı sosyal medyada hızla yayıldı ama kendini yakan adam gerçekte dolandırıldığı için kendini yakmıştı. Çok meşhur bir PS oyun karakteri başka ülkelerin tasarladığı bir robot olarak paylaşıldı. Herkes şaşkınlıkla ve korkuyla gerçek olmayan bu robotu sayfasında paylaştı. Darp edilmiş iki kadının fotoğrafı dört farklı sitede dört farklı başlıkla yayınlandı. ”Köpeğe tekme atan esnafı uyaran iki kadın darp edildi. ” , “Plajdan dönen iki kadına saldırı! ”, “Suriyeliler sokak ortasında iki kadını taciz etti. ”, “İstanbul’da gece yarısı sokak kavgası, sevgilimi elinden aldın. ”. Aynı fotoğraf dört farklı haber. Peki, hangisi doğru? Hangileri yalan? Yalan haberin amacı ne? Düşünün! Korku ortamı yaratarak toplumu kaosa sokmak, toplumu ikiye bölerek kutuplaştırmak, sinsi planlarını devreye sokmak için ortamı hazırlamak bu yalanların gerçeği. Artık topla tüfekle savaşın yerini psikolojik savaş aldı. Düşmanlar artık içimizde ve daha sinsi. Algıları yönetmek onlar için çok basit çünkü her okuduğuna inanan bir toplumun beyin kontrolü zor olmasa gerek. Okuduğu bilgiyi irdelemeden, araştırmadan, kimlerin paylaştığına bakmadan olduğu gibi doğru kabul edenler, oynanan büyük oyunun amacına ulaşmasında hizmet etmektedir. İnsanların duygularını, değerlerini istismar ederek korku yaratanların tek bir amacı var o da kaleyi içten çökertmektir. Müslüman coğrafyasına baktığınızda iç savaşlardan dolayı bir türlü belini doğrultamamış, kendisini geliştirememiş, ekonomik ve teknolojik olarak geride kalmış ülkeler görürsünüz. Çünkü fırsat vermezler. Fırsat verdikleri anda sömürgelerinin ellerinden uçup gideceğini iyi bilirler. Türkiye bu kutuplaştırmayla yıllarca mücadele etti halende etmekte. Aynı ülke içinde insanlar sağcı solcu, Türk Kürt, alevi Sünni, başı örtülü başı açık, sakallı sakalsız, modern yobaz diye ayrıştırılmaya çalışıldı. Gustave Le Bon “Kullanılması bilinirse psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar vardır “ diyerek psikolojik savaşın ne denli etkili olduğunu bize anlatır. Bir ülkede çeşitli karışıklıklar çıkartarak yönetimin daha otoriter olması sağlanır. Yönetim sertleşince halkın psikolojisi bozularak hedef ülke negatif bir döngüye girer ve dışardan müdahaleye açık duruma gelir. Amerika gazete, dergi, televizyon gibi iletişim araçlarını ve Hollywood filmlerini kendi sinsi emelleri için kullanan ülkelerden biridir. Hollywood aracılığıyla tüm dünyaya kendi kapitalist dünyasının propagandasını yapmış dünyaya kendisini barış elçisi olarak göstermiştir. Afganistan’ı tek başına Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden kurtaran Rambo da, dev Rus boksörü nakavt eden Rocky’ de Amerika’nın aslında ta kendisiydi. Hedef ülkelerde yalan haberlerle kutuplaşan halk kaosa sürüklenecek, iç karışıklık çıkartılarak yönetimin otoritesi baskın hale getirilecekti. Sertleşen yönetim halka eziyet edecekti. Bu ülkeyi özgürlüğe kavuşturma görevi Hollywood filmlerindeki Rambo gibi Amerika’ya düşecekti. Eski rejimin diktatörü, Rocky misali Amerika tarafından nakavt edilecekti. Sonuç ele geçmiş bir ülke ve kana bulanmış bir coğrafya… Şimdi her gün önümüze çıkan asılsız haberlere inanacak mıyız? Bu haberler yüzünden toplumca kutuplaşacak mıyız? Fikirlerimiz farklı olabilir ama bu farklılık birbirimize düşman olmamıza sebep olamaz, olmamalı Bu farklılığı kötü emellerine alet etmek isteyen güçlere karşı ne olur öfkelenmeden önce fotoğrafın bir karesine değil bütününe bakın. Okuduklarınıza hatta gördüklerinize hemen inanmayı bırakın, arkasında neler olduğunu araştırın. Paylaş düğmesine basmadan önce lütfen biraz düşünün…

Bu yazı 490 defa okunmuştur .

Son Yazılar