Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Neyi Arıyorsun?
Reklam
Zeynep OĞUZCAN

Zeynep OĞUZCAN

Neyi Arıyorsun?

08 Nisan 2017 - 09:28

İnsan bilinmek istiyor çünkü var olmak, bilinmekle anlam kazanıyor ya da biz öyle kabul ediyoruz.  Kendi varlığını kendisine anlamlandırmak ,neden var olduğunu anlamak için insan kendini bilmek istiyor. İnsanlara kendimizi anlatmaya çalışmamızın , onlara kırılmamızın , bazen sevmemizin yada nefret etmemizin sebebi belki kendimizi onlarla anlamlandırdığımız içindir.
Kimimiz maddi  varlıklarla var olmaya çalışırken kimimiz de eşiyle veya çevresiyle  yaşamda bir statü edinerek bunu başarmak istiyor. Bazen tanıdığımız bazen de tanımadığımız  insanların bizim hakkımızda ne düşündüğü hayatımıza yön vermeye başlıyor. Yavaş yavaş ruhumuza ters olanları yapmaya ,ruhumuzun istediklerini terk etmeye başlıyoruz. Hayatımız bir girdap misali özünden uzaklaşıyor. 
 Bizler kendimizi, başka insanların bizimle ilgili düşünceleri ile tanımlıyor olabiliriz. Bu durumda gerçeğimiz; kim olduğumuz değil, kim olduğumuzu zannettiğimiz oluveriyor. 
İnsanlar  biyolojik doğum ile dünyaya gelirler ama asıl doğum ,“ Ben kimim? “ , “Hayata gelmemdeki amaç ne? “ gibi sorularla başlayan insanın , insan olma yolundaki sancılı ruhsal doğumudur. O zaman  insan  , içinde yarattığı sahte benliğin kendi olmadığını fark ediyor. Ruhunda beliren kocaman bir boşluk hissi ile baş etmeye çalışıyor.
İnsanın çevresinin etkisi altına girmeden sahip olduğu özellikleri ortaya çıkarması ya da kendini tanıyabilmesi mümkün mü? Elbette zor olan kısım bu olmalı. Her an insanlarla etkileşim halinde olmak bizi kendimiz olmaktan uzaklaştırıyor. Peygamber  ve evliyaların insanlardan uzaklaşarak mağaralarda günlerini geçirmesi kendini bulmak,özüne  yönelmek  içindi. İnsan hayatında ters giden bir şeyler olduğunda da insanlardan uzaklaşmıyor mu? Kendi kendiyle baş başa kalma isteği oluşmuyor mu?
 İnsanın özüne dönmesi , kendini tanıması zaman alan ve zorlu bir süre olsa gerek.
 Kendini bilmek bilinçli olmak, düşünce ve davranışlarının farkında olmak , diline ,eline  sahip olmak  demek. Kendini bilmek nefsini bilip terbiye edebilmek, kinini , yargılamalarını, ihtirasını, hırsını ,öfkesini yenilmek demek. Çatışmayı bırakıp yaşamla bütün olabilmek demek. Zayıf  yönlerini bilip , geliştirmek ,sınırlarını tanımak bir başka deyişle haddini bilmek demek. Karşılıksız sevebilmek , kendi vicdanında  yaratıcının sesini duyabilmek demek.
Mevlana Hazretleri  meşhur dizelerinde der ki: 
          “Kişinin değeri nedir?
             Aradığı şeydir!

Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
Aradığın ancak sensin, sen.

Madendeki inciyi aradıkça madensin.
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
Neyi arıyorsun, sen osun.

Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara. “


 

Bu yazı 2040 defa okunmuştur .

Son Yazılar