Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Sosyal Medya Asosyalleştiriyor mu?
Reklam
Sümeyye UZUN

Sümeyye UZUN

Sosyal Medya Asosyalleştiriyor mu?

29 Aralık 2016 - 15:40 - Güncelleme: 30 Aralık 2016 - 02:45

Günümüzde sosyal medya kullanmayan pek az insan vardır. Onlarda zaten ya kullanmaya karşıdır ya da böyle bir dünyanın varlığından habersizdir. Hayatımızın önemli bir parçası haline gelen, her anımızı, günlük aktivitelerimizi, düşüncelerimizi paylaştığımız, aynı zamanda arkadaşlarımızı takip etmemizi sağlayan kocaman renkli bir dünya!

Türkçede anlamca olumlu bir kavram olan sosyal; bir uygulamaya dönüşünce sanki anlamını yitiriyormuş gibi. Sadece mouse ya da parmak hareketleriyle sosyalleşmek mümkün müdür zaten. Evet, çağımızın en büyük buluşlarından olan internetin bir nimetidir bu ve sosyal medyanın da saymakla bitmeyecek olumlu ve işlevsel yönleri de vardır. Mesela yıllardır görmediğimiz ilkokul arkadaşımızı buluyor, uzaklarda yaşayan lise arkadaşımız ne durumda artık haberimiz var, buluşamasak ta birbirimizi takip ediyor ve haberleşebiliyoruz. Birçoğumuz da iş anlamında sosyal medyadan faydalanıyor, ürünlerini kitlelere burada tanıtıp işlerini büyütme imkânına sahip oluyor. Bir tık uzaktaki herşey hayatın daha kolay akmasına yardım ediyor, yükümüzü hafifletiyor.

Hayatımıza kolaylık getirdiğini, renk ve eğlence kattığını düşünerek dahil olduğumuz bu uygulamalar alışkanlık sınırını geçerek bağımlılığa dönüşüyor. Her anımızı, gittiğimiz heryeri, yaptığımız herşeyi  saniyeler içerisinde paylaşıyoruz. Paylaştığımız şeyler gerçekten bizi yansıtıyor mu? Klavye başında oturup hepimiz birer kahraman, şair, hakkını savunan, söyleyemediği şeyleri rahatça ifade edebilen , hep mutlu gibi görünen vs. insanlara dönüşüyoruz. İnternet ortamında rahatça küfür edebilen kız, yüzyüze geldiğinizde konuşmaya bile çekinen arkadaşın  değil mi! Peki hangisi gerçek? Sanal dünyada oluşturduğun sen mi ,yoksa gerçekteki sen mi. Sanırım sanal dünyadaki kendimizi daha çok seviyoruz çünkü dış dünyaya karşı öyle görünmek hoşumuza gidiyor. Giderek gerçek benliğinden uzaklaşıp,sanal dünyadaki varlığını sürdüren insan sayısı artıyor. Bu durum aslında yalnızlığımızın bir göstergesi.

Bazen sadece sosyal medyada paylaşmak için bir yerlere gittiğimiz oluyor mu veya resmini çekmek için yaptığımız sunum tabakları içilen kahveler..Bütün bunlar ne için “bakın biz nerelere gidiyoruz, neler yiyoruz, ne kadar sosyaliz” için mi, yoksa aldığımız beğenilerle artan sürekli paylaşım isteği için mi? Öyle ki aldığımız beğeniler bize iyi geliyor, kalp simgesinin üzerindeki sayılar arttıkça rahatlıyoruz. Beğeniler arttıkça paylaşımlarda artıyor bu bir kısır döngü haline geliyor. Acımızı, tatlımızı, sevinçlerimizi, başarılarımızı, mutluğumuzu, hastalığımızı, hüznümüzü o kadar çok paylaşıyoruz ki, neredeyse özel hayatımızı gözler önüne seriyoruz.

Sosyal medyanın üzerimizde bağımlılık yaratıcı, güçlü bir etkisinin olduğu aşikâr. Sosyal medyadan uzak kalınca strese giriyoruz, canımız sıkılıyor, bir şeyler kaçırdığımızı düşünüyoruz. Uzun süredir görüşemediğimiz arkadaşlarımızla buluştuğumuzda, sohbetin durağanlaştığı ilk anda  hemen telefonlarımızı elimize alıyoruz.Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız şey telefonu elimize almak oluyor gece bir şey  kaçırdık mı diye bakıyoruz. Daha 5 dk önce girmemize rağmen sosyal medya sayfalarını sürekli yeniliyor, güncelliyoruz. Kısacası gündemden ve internette dolaşmaktan kopamıyoruz.

Herşeyin fazlasının zarar olduğu gerçeği her konuda olduğu gibi bu konuda da geçerli. Gerçek dünyada gerçek arkadaşlıklarla yaşadığınız kaliteli anın tadını çıkarın…

Sümeyye Uzun

Bu yazı 1150 defa okunmuştur .

Son Yazılar