Reklamı Geç
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Karamanoğlu Beyliği'nin Devleti Aliyye'ye Verdiği İlkleri...
Reklam
Şerafettin GÜÇ

Şerafettin GÜÇ

Karamanoğlu Beyliği'nin Devleti Aliyye'ye Verdiği İlkleri (3)

03 Şubat 2018 - 11:59

Selçuklulardan beri resmi yazışmalar ve ilimde kullanılan Arapça ve Farsça olmasına rağmen, Türkçeden başka dil kullanılmaması hakkında ferman yayınlayan tek beylik Karamanoğullarıdır.

Kerimüddin Karaman Bey’in oğlu Şemseddin I Mehmet Bey, Keykubat, Keykavuş ve Keyhüsrev unvanları ile anılan Selçuklu Sultanlarının Fars kültürünün etkisinde kalarak uygulaya geldiklerinin aksine Farsçayı devlet dili olmaktan çıkarmış, onun yerine “Türk toplumunda Türk dili kullanılmalı ve konuşulmalıdır” ilkesini vurgulayarak meşhur tarihi fermanını Konya Sarayı önünde okutmuş.

Ermenek Tol Medrese 1339 yılında Ermenek Emiri Burhaneddin Musa Bey tarafından yaptırılmıştır. Anadolu’da Karamanoğulları döneminde ilk Türkçe tıp terimler kitabı “Mecmu’atu’l Feva’id” Karamanoğlu II. İbrahim Bey’in zamanında “Mahbub Oğlu Müderris Hekim Beşir Çelebi” tarafından bu medresede yazılmıştır. Bu kitabını Ermenek Tol Medresede yazmıştır. Bu eserin Orjinali Fransa’dadır. Fatih Sultan II Mehmed’in hekim başısı olmuştur.

İlk Türkçe Kur’an tefsiri girişimi ve Kura’nı Kerim yazımı 1314 yılında Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey adına bu dönemde gerçekleştirilmiştir.

Ermenek Akça Mescit Camii 1300 yılında Karamanoğulları zamanında Hacı Ferruh adında bir kişi tarafından yaptırılmış.

Ermenek Ulu Camii 1302 yılında Kerimüddin Karaman oğlu Bedreddin Mahmut Urumseyyidi Bey tarafından yaptırılmış.

Ermenek Göksu üzerinde ki Görmel Köprüsü 1305 yılında Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey tarafından yaptırılmış.

1236-1246 Yılları Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanatının sürdüğü yıllardır. Halkın idareden şikâyeti ve vergilerin acımasızca alınması ile diğer etkenler neticesinde, Babai Şeyhi Baba İshak’ın ayaklanmayı başlatması ile 1238’de Baba İyas’ın Kırşehir Malya ovasında yenilişi. 1238’de Nûre Sofî’nin Baba İlyas’tan ayrılıp Larende’ye dönüşü. Nûre Sofî, Malya Ovası'nda yaşanan Babai ayaklanmasına katılmıştır. Türkmenlerin yenilgisinden sonra da, Baba İlyas'ın 7 yaşındaki oğlu Muhlis Paşayı alıp Toroslarda Balkusan Değirmenlik yöresine kaçırıp büyütmüştür. Muhlis’in oğlu, Aşık Paşay-ı Veli, Garipname adlı Türkçe Mesnevisini bu bölgelerde yazıp tamamlamıştır.

Karamanoğulları mimaride, dil ve kültürde yeri ve özelliği olan bir devlet olarak Ermenek merkezli bir egemenlik kurmuş olsalar da 1476 yılında Osmanlı tarafından beyliğin yıkılmasından sonra Karamanoğulları’a ait bütün değerler tarih sahnesinden silinmeye çalışılmıştır.

Osmanlı yönetimince halk başta Kıbrıs adasına olmak üzere başka bölgelere Makedonya’ya, Ege’ye (Muğla ve Denizli) ve Karadeniz yöresine sürgün edilmiş mabetleri, türbeleri, eserleri yıkılmaya ve yok olmaya terk edilmiştir.

Karamanoğulları Beyliği’in hüküm sürdüğü Taşeli bölgesinin tümü ile Osmanlı tarafından cezalandırılmış, yörede ki hâkimiyetleri boyunca bir tek Osmanlı eseri dahi gerçekleştirmek inşa etmek gereği duyulmamış ve taş üstünde taş konulmamıştır. Cami, mescit gibi birkaç sayılı eser de yöre halkının anonim çabasının eseridir. Bölge Cumhuriyetin kuruluşuna kadar adeta unutulmuştur.

Türklerin Dünyada ki rengi olan Turkuaz rengini en büyük tuğ olan Hakan Tuğbalarında kullanan ilk Karamanoğulları olmuştur. Turkuaz rengi Osmanlı Devletine hediye edilmiştir. İznik çinilerinin vazgeçilmez rengi turkuaz olmuştur.

Hatuniye Medresesi’ni önemli hale getiren yalnızca bu mimari yapı özellikleri değil, aynı zamanda iç ve dış mekânda yoğun bir şekilde uygulanan taş süslemelerinde rumi ve palmetlerden oluşan pek çok bitkisel ve geometrik motiflerin kullanılmasıdır. Karamanoğulları Beyliğinin ana merkezi bu Medrese ve etrafında olduğu aşikârdır. Günümüze kadar en sağlam kalan Medrese burasıdır. Zamanın ve bölgenin en ileri üniversitelerinden biri burasıdır.

Hatuniye Medresesi, Karaman merkezinde müze yanındadır. Osmanlı Sultanı I Murat Hüdavendigar'ın kızı, Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey'in karısı Nefise Sultan tarafından, 1382 yılında yaptırılmıştır, portalindeki kitabesine göre mimarı, Numan Bin Hoca Ahmet'tir. Hatuniye Medresesi’ni önemli hale getiren yalnızca bu mimari yapı özellikleri değil, aynı zamanda iç ve dış mekânda yoğun bir şekilde uygulanan taş süslemelerinde rumi ve palmetlerden oluşan pek çok bitkisel ve geometrik motiflerin kullanılmasıdır. Karamanoğulları Beyliğinin ana merkezi bu Medrese ve etrafında olduğu aşikârdır. Günümüze kadar en sağlam kalan Medrese burasıdır. Zamanın ve bölgenin en ileri üniversitelerinden biri burasıdır. Cumhuriyet’in ilanına kadar kullanılan Medrese’de, Macar Hoca isimli bir kişi tarafından ders verilmesinden ötürü halk arasında “Macar Mektebi” olarak da tanınmıştır. Medrese’nin soldaki kubbeli bölümünde Nefise Sultan’ın türbesi (mezarı) bulunmaktadır.

Mevlana Celaleddin-i Rumi de Türkçe bilmediği için, Karamanı (Larende’yi) terk edip, Konya'ya gitti deniliyor. Doğrudur çünkü Mesneviyi tamamen Farsça yazılmıştır.

Ayrıca; ilk Türkçe Kur’an çevirisini Suriyeli bir Karamanlı (Larende) Katolik olan Zeki Megamiz yapmıştır.

Bu yazı 1981 defa okunmuştur .

Son Yazılar