Reklam
Karaman'da Göstergeler Yanlış…
Reklam
Reklam
Sadık KARAMAN

Sadık KARAMAN

Karaman'da Göstergeler Yanlış…

23 Şubat 2020 - 12:16

Bir saatin çalışması için pek çok parçaya ihtiyaç vardır. Bunların büyüklüğü küçüklüğü hiç de önemli değildir. Bir parçanın olmaması eksikliktir. O saattin çalışmasına engeldir. Parça olmazsa saat ölüdür. Parçanın bozuk olması da saatin ayarsız çalışmasına sebep olur.

İnsan toplum olarak yaşar. İlkel kabilelerde bile saatin düzenine benzer bir yapılanma vardır ve o toplumda işlerin daha iyi görülmesine yöneliktir.

Saat örneğinden hareket edecek olursak bu kadim şehir Karamanımızda toplumu oluşturan parçaların bir kısmı yok, bir kısmı da bozuk, kırık ve üzgün çalışmayı engelleyen pek çok arızaya sebep oluyor.

Güçlü olmak, kulakların sağır olması, gözlerin kör olması, izan kabiliyetinin yok olması, hele ki adaletin ortadan kalkması demek değildir. Ne yazık ki Ak Partide bunu gözlemlemek bizleri üzüyor.

Neden üzülüyoruz ki. Geçmiş seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de insanlar oylarını vermeyiverir olay biter... Mİ Acaba?

Bitmiyor. Onun için üzülüyoruz. 1968 lerden başlayan bir “Büyük Türkiye” davamız var. Bu dava için kadrolar oluştu. Seviyeli, liyakatli ve başarılı. Yıllar süren bu olgunlaşma döneminden sonra da gümbür gümbür bir gelişle iktidar olundu.

Çok güzel ve başarılı işlere de imza atıldı.

Genel siyaset bizim işimiz değil. Bizim için varsa yoksa Karaman. Ekmeğimiz suyumuz, soluduğuımuz hava ve çok daha önemlisi gelecek nesillere devredeceğimiz emanet.

Ak Partinin Karaman teşkilatlarındaki her değişim bizi umutlandırdı. Seçilen Başkanları tanıdığımız kadarı ile hep güvenilir ve liyakatli görerek “bu sefer tamam” deme gafletinde bulunduk. Ama büyük bir üzüntü ile her kadronun birkaç ay gibi kısa bir zamanda değil çizgiden çıkmak, tanınmayacak bir hale gelmesi bizleri adeta kahretti.

Her başkan da devam edemeyecek bir duruma gelerek yarım bıraktığı ve daha da güçlenmiş işlerinin başına döndüler. Acıdır ki hiçbir hizmet ve faaliyet olmadığı için de unutuldular.

Ankara’da bir dönem güçlü temsil edilerek genel hizmetlerden biraz nasibimizi alsak da Karaman bu güçlü iktidardan hak ettiğini hiçbir zaman alamadı.

Bunda Karamandaki sistemlerin eksik parçalarının ve hatalı parçalarının da rolü çok büyük.

Bu eksik parçaların başında akil, aydın ve fikri adamlarının yokluğu veya baskılara direnemeyip kabuklarına çekilmeleri. Öyle ya adalet sistemi onlara hep öcü gösterildi ve ne küçük eleştirilerde soluğu orada aldılar.

Memursa “topla bavulları, haritadan yer seç” denildi. İşçi ise gözünün üstünde kaşın var denilerek kapı önüne konuldu.

STK lar karar mercilerine fikir sunmak, yol göstermek ve yanlışlarda ikaz yöntemi yerine onlara yamanmayı tercih ederek bozuk parça oluverdiler. Ya da susmak belayı def eder mantığını benimsediler.

Temelde “önce ahlak ve maneviyat” kavramını düstur alarak yola çıkanlar dünya adaletini lehlerine kullanırken ilahi adaleti unutmak gafletine düşüverdiler.

Son yerel seçimlerde tüm toplumun feryadına rağmen, yanlış aday, yanlış propaganda ve faşizme varan bir despotizmle girdikleri seçimlerde Karaman Halkı çok nazikçe cevabını verdi. Şimdi de o kaybı büyük bir zafer edası ile meclis üstünlüğü baskısı ile kullanmaları ise Karaman için adeta bir vahamet.

Meclis toplantılarında sırf belediye teşkilatı ve Başkanını engellemek adına yapılan pek çok şeye şahit olduk. Ama bu Aktekke konusu tam bir facia.

Kâmil Uğurlu döneminde düğmeye basılma seviyesine gelen ve müthiş güzellikteki bir projeyi, Kamil Uğurlu’yu harcayarak unuttular. Daha sonra aynı yolda yürüme gayreti içindeki Ertuğrul Çalışkanı da oyun ve uğraş ile sıkboğaz edip bir beş yılı daha heba ettiler.

Belediyeden kamyon dolusu para yatırılmış bu proje, sadece belediye gücü ile yapılamayacak bir büyüklükte. Bu şehrin bu projeye çok ama çok acil ihtiyacı var.

Şimdi birileri çıkıp belediyeye bu projenin yapımı konusunda yardımcı olmak destek vermek yerine engel olmak adına bir “Millet Bahçeleri” meselesini ortaya atıp, meclis üstünlüğünü de silah gibi kullanıp bu projeyi mahvetmeye kalkıyor.

Sokaktaki vatandaştan, şehircilik uzmanlarına, en yetkin mimar/mühendislere varıncaya kadar herkesin çok şiddetle eleştirdiği bir uygulamayı yapmaya kalkıyorlar. Üstelik Millet Bahçeleri için uygun olan birkaç güzel yer de var iken.

Sebep?

Yerel seçimleri kaybettik bunun bir intikamını alalım ise vah ki vah…

Orada yapılacak uygulamada yandaş birkaç kişi nemalansın ise vah vah ki vah vah. Öldüğünüzde tepe üstü duracağınızı unuttu iseniz hatırlatalım.

Ne pahasına olursa olsun bu Belediye teşkilatını ve başkanını çalıştırmayacağız ise… Bu vahtan öte ayıp, günah ve hatta ihanettir.

Belediye nedir? Bu şehre hizmet eden bir kurum. Başkanı kimdir? O kurumu yöneten bir kişi. Daha dün sıradan bir vatandaş. Ama insanlar ona demişler ki “biz seni vekil, kefil ve hizmetçi seçtik, git bize ve geleceğe hizmet et”

Yapılacak olan Kent Meydanı sizin de yaşadığınız şehre yapılacak. Gelecekte evlatlarınız torunlarınızın yaşayacağı şehre.

Sizler Gedik Ahmet’ten talimat almadınız elbette. Peki, yaşadığınız şehrin hizmet kurumunu engellemek için kinden emir aldınız. (Dilimiz varmıyor. Suret olarak saygın bir Müslüman olduğunuz için ürperiyor ama ifade edemiyoruz)

Daha önce bir kez daha denediniz. Hem de tarihimizin odun pazarı meydanına ve bu gün şehrin en önemli kavşaklarından birisini yok edip kavşağın bulunduğu yere gökdelen dikmeyi, eski hastane yerine de rezidanslar (gavurun dilinde ne demekse) dikmeyi hedefleyip meclisi yine zorlamıştınız. Rabbimiz kısmet etmedi.

Bu sefer de kısmet etmeyecek. Çünkü şu an etrafınızdaki yalakalar ve kendi ekibinizin dışında konuyu duyan herkes bu konuda size engel olacak duaları etmekte.

Kazancınız ne olacak?

Güneşi görmüş kartopu gibi eriyen Karaman Ak Parti oyları bir yüzde elli daha azalacak. Hem de öyle acı ki eriyen kartopundan su oluşur. Ama sizin eriyen oylarınız zehir olup bu ülkenin geleceğini zehirliyor. Güç kaybettiriyor.

İnatla murada varılmaz. Kaldı ki muradınız bu kararda ve başka kararlarda da hayır değil, ne kadar inat ederseniz o kadar kaybedersiniz.

Güç zehirlenmesi ve sarhoşluğunu Yaradan’a sığınıp kör kuyulara bir atın. O makamlara seçilmeden önce kendimizden fazla saygı duyduğumuz, güvendiğimiz insanlardınız. Ama bu uygulamalarınızdan sonra sizleri tanıyamaz olduk.

Dost acı söyler. Bizimki isot biberi kadar acı olsa da gerçekleri sizin seçilmeden önceki saygın yapınızı korumak adına söylemek boynumuzun, Karamanlı oluşumuzun, insanlığımızın bir gereğidir.

Lütfen bu kararların fikir babası ve dikte ettiricisi 2-3 kişi olduğunu bildiğimiz kardeşlerimiz: Siyaset insanlığınızın, inancınızın, Karaman kimliğinizin ve vebal duygularınızın yolunu kapatmış durumda.

Açın o yolları…

2-3 kişi tarafından size dikte ettirilerek kol kaldırtanların fikirlerini Allah’ın verdiği akıl ile izan ile ve vicdan ile bir süzgeçten geçirmeden oylamalarda kol kaldıran “grup kararı” uygulayıcıları: kararı onlar verse de ona destekten dolayı, yanlışa engel olmamaktan dolayı iki kat suçlusunuz.

Aklınızı başınıza alın, siyaset kölelik değil, akıl ve mantıkla doğru kararı verme işidir.

Bu yazı 25250 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar