Reklamı Geç
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Peygamberler Şehri Kudüs
Reklam
Merve UZUN

Merve UZUN

Peygamberler Şehri Kudüs

11 Aralık 2017 - 12:01

“Yüreğimin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medine. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır.”

Nuri PAKDİL

Kudüs… Sana bakınca selamlar bizi büyük dinlerin kutsalları lakin yüzün gülmedi yıllar yılı…

Neden bu kutsal şehirde kan durmuyor? Nedir uğrunda kanlar dökülen, savaşlar yapılan, dinleri birbirine düşüren ve bu şehri bu kadar paylaşılmaz kılan?

Kudüs birçok dinin kutsallarını barındırmaktadır. Musevilik’te Davut Peygamber’in fethettiği şehir, Süleyman Peygamber’in başkenti, Hz. Süleyman Mabedinin yapıldığı yer, Hristiyanlık’ta, Hz. İsa’nın hayatının önemli bir kısmı bu şehirde geçmiştir. İslamiyet’te, Peygamber Efendimizin miraç basamağı, ümmetinin ilk kıblesi olmuştur, vb. ana başlıklar altında nice başka değerler taşımaktadır.

Tüm bu başlıkları ele alan her dinin ileri gelenleri bu şehir bizde olmalının altını çizip durmaktadır.

Burada şunu açıklamak gerekir ki Kudüs Müslümanların hakimiyetinde iken barış dönemlerini yaşadı. Öyle ki Eyyübi 1187’de Haçlıların önüne dikildi ve Hz. Ömer edasıyla “Benim Kudüs’e saygım sonsuzdur, mallarınızı, topraklarınızı sizlere başka şekilde telafi edeceğime söz veriyorum.” diyerek kan dökülmesin istedi. Bu talebi önce kabul edilmese de kısa süre sonra imanını, gücünü ve azmini gören Haçlılar şehrin anahtarını bu muzaffer ve kendinden, imanından emin komutana teslim ettiler. Mağlubiyeti kabul ettiler. O komutan ki günlerce gözüne uyku girmemiş, gözyaşlarıyla secdelere varmıştı. Hak batılı “cesaret ve imanla” yenmişti. Hoşgörülü komutan daha kente girmeden barbarlığa alışkın olan Haçlıları şaşkınlığa uğrattı. Daha öncesinde kadınları ve çocukları dahi öldürerek şehre giren Haçlılara bir şey yapmadı. Kimsenin malına, canına ve ırzına dokunmadı. Şehri rahatça terk etmelerinin teminini sağladı.

Gelelim tarihte yaşananlarla birlikte günümüze…

Kudüs resmen Ürdün toprağıdır, 1967 yılında İsrail tarafından işgal edilmiştir. BM 242 sayılı kararı ile işgal edilen topraklardan çekilme çağrısı yapmıştır.

1980'de İsrail parlamentosu Knesset tarafından çıkarılan Kudüs Yasasıyla "Kudüs'ün, tam ve birleşik bir halde İsrail'in başkenti olduğu" bildirildi.

Bu bildirge BM Güvenlik Konseyi'nin 478 sayılı kararıyla geçersiz sayıldı. Dolayısıyla Kudüs’ün işgali de başkent ilan edilişi de hukuksuzdur, geçersizdir.

Bütün bu hukuki ihlaller ortadayken, Trump’ın dünkü açıklaması,  ABD’nin uluslararası hukuku ve BM kararlarını tanımadığının ve işgale meşruiyet kazandırma çabasının resmidir.

Sözüm ona ABD’nin hep aynı taktiği ile “Barış götürüyoruz.” kılıfı altından, hak, hukuk, adalet, vicdan ve insanlığa önem vermeyerek, Trump’ın koltuk garantileme girişimlerinden birisi daha olan bu olayı bugünlerde yeniden yaşamaktayız.  Pek tabi tüm Müslümanlara açmış olduğu bir savaştır aynı zamanda. Bugün bu açıklaması ile birçok konuyu meşrulaştırmaya çalışan ABD, yarın neleri tanıyacağının, tanıyabileceğinin sinyallerini vermektedir.

Bugün işgalde olan Kudüs, yarın Mekke’nin, Medine’nin, diğer gün İstanbul’un tehlike altında olduğunun göstergesi değil midir?

“Kudüs düşerse, Mekke düşer, Medine düşer, İstanbul düşer, biz düşeriz.”

Mehmet DEVECİ

Peygamberler şehri Kudüs, Müslümanların hakimiyetinde olmadığı tüm dönemlerde kan ağladı, içimizi dağladı. Bunu rahmetli yazar Mehmet Akif İNAN ne güzel dile getirmiş:

“Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde,

Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.

Varıp eşiğine alnımı koydum,

Sanki bir yeraltı nehri kaynıyordu.”

Kan ağlar ağlamasına ama bir de bekler, ne mi bekler? Kudüs Selahaddin Eyyübiler bekler…

Selahaddin Eyyubi’nin günlerdir gözüne uyku girmiyordu. Gözünün pınarları hiç kurumuyordu. Üzüntüsünün nedenini soranlara “Kudüs ve Mescid’i Aksa Haçlıların işgalinde olduğu müddetçe ben nasıl olurda gülebilirim, istediğim gibi rahat yemek yiyebilirim ve hele nasıl gözüme uyku girebilir” diyordu.

Bir gün Hz Memnune, 'Peygamber Efendimiz Mescidi Aksa için hüküm nedir' diye sorar. O da oraya gidin ve orada namaz kılın buyurur. Hz. Memnune gidemezsek ne yapalım der. Peygamberimiz de o zaman kandillerinde yakılmak üzere yağ gönderin buyurur.

Ey Müslüman, Kudüs hedef seçildi vurmak için bu dine, çünkü Kudüs düşerse, düşer Mekke Medine…

Nice uyanış ve bir araya gelişlere vesile olması duası ile…

Merve UZUN

 

Bu yazı 1807 defa okunmuştur .

Son Yazılar