Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Manevi Aşı
Reklam
Merve UZUN

Merve UZUN

Manevi Aşı

06 Mart 2017 - 13:30 - Güncelleme: 06 Mart 2017 - 18:32

Çocuğumuz dünyaya geldiği ilk günden bu yana endişeli takibimiz başlar. Hangi ayda hangi besine başlanır, hangi dişi ne zaman çıkar, ikinci aşısı ne zaman yapılır vb…

Tamamen savunmasız olan çocuklarımızın sağlıklı büyüyüp, gelişebilmesi için aşılarını takip eder ve yaptırırız. Bildiğiniz üzere aşılar henüz mikroplar ile tanışmamış minik bedenlere zayıflatılmış mikrop olarak verilmesidir.

Bu sayede hastalıkla birebir karşılaştığında, vücut daha önce hastalığı aşı vasıtasıyla tanımakta ve ona karşı üretmiş olduğu antikorlar ile cevap verebilmektedir.

Peki, manevi aşısı?

Yine aynı şekilde çocuk dünyaya geldiği zaman, manevi olarak ta beraberinde ne dini ne ahlaki, ne mantıki bir vicdan getirir. Bu aşıları ona ilk olarak içerisinde büyüdüğü ailesi yapar.

Aile çocuğun bu hasletleri öğrenmesi için en temel eğitim kurumudur. Ailenin gerekli ortamı sağlaması çocuğun ileride kendisini bulması, gerçekleştirmesi, sağlıklı, ahlaklı bir kişilik oluşturması için en büyük adımdır.

Bu da genellikle anne-babanın tutum ve davranışları ile onlara rol model olmasından geçer. Çocuk anne ve babayı taklit etme ile başlar öğrenmelere. Çocuk eğitiminde sözlerden çok davranışlar önemli rol oynar.

Su Kanunu: Bedenimizdeki her hücre kendini 10 haftada bir yenilemektedir. Hücrelerin gençlik ve yaşlılık derecesini suyu tutma kapasitesi belirler.  Peki, neden yaşlanıyoruz, bazı hastalıklarımıza çare bulamıyoruz? Çünkü yenilenen her hücre yerine geldiği hücredeki son bilgiye göre yenilenmekte! Onuncu haftanın sonunda yanlış besinler yüzünden yıpranmış hasarlı hücre bir sonraki hücresinin de yıpranmış bir şekilde oluşup daha da yıpranmaya devam etmesine sebep oluyor. Mustafa KAYA

Mesela;

Sevgi Aşısı: En kadim, en güzel, en güçlü duygudur sevmek. Doğduğumuz gün düşer kalbimize ve çevremizdekilerin kalbine.. İnsanı, insanlığı sevgi ayakta tutar. 

Çocuğumuza sevmeyi öğretmek ona olan sevgimizi yansıtmakla başlar. Örneğin: Ona sevgi dolu gözlerle bakmak, dokunmak, öncelik vermek, değer vermek, güzel sözler söylemek, onunla zamanı paylaşmak, onu düşünmek ve öpmek. Sevilen çocuk sevmeyi de bilecektir. İşini sevgiyle yapacaktır. Ebeveynin eşini, annesini, eşinin annesini, işini, evini, akrabalarını ve arkadaşlarını sevdiğini gören çocuk artık sevgiden bir gözlük takacaktır.

Saygı Aşısı: Saygı, en özenli en ölçülü ve hürmetli değer… Kimi zaman ceket iliklemek, kimi zaman el öpmek, kimi zaman da aile büyüklerinin yanında ayak uzatmamaktır…

Doğaya olan saygımız neticesinde çevre temizliğine özen gösteririz. Bedenimize olan saygımız,  sağlığımıza dikkat etmemizi gerektirir. Soframızda bulunan tüm nimetlerin bin bir gayretle önümüze gelmesi sebebi ile artan, bayatlayan ekmeği çöpe atmayız. Saygı dolu bu davranışımız hem bizim Allah’tan gelen nimete gösterdiğimiz hürmeti ifade eder hem de soframıza gelene kadar, rızkı veren başta olmak üzere, emeği geçenlere teşekkürün ifadesidir.

Çocuğumuza saygıyı öğretmek ona olan saygımızı yansıtmakla başlar. Örneğin: Sözünü kesmeden, gözlerinin içine bakarak  dinlemek, odasının kapısını tıklatarak girmek, kararlar alırken onun da fikrini sormak, zorla bir şeyler yaptırmamaya çalışmak… 

Hoşgörü Aşısı:  Hoşgörü ırkını, dilini, dinini, milliyetini, derisinin rengini vb. özelliklerini seçme imkanı olmamış olan tüm insanlığı ve beraberinde tüm canlıları kucaklamak… Çocuklar zaten bu konuda bir ayırım yapmayacak şekilde dünyaya gelmektedirler. Bu konudaki yanlı bakış açısını yine dolaylı olarak çevresinden öğrenecektir.

Bir arada huzurlu yaşamanın şartıdır hoşgörü. 

Çocuğumuza hoşgörüyü öğretmek ona olan hoşgörülü halimiz ile başlar. Örneğin: Aile içinde herkesin düşüncelerinin rahatça dile getirilebilmesi ilerde başkalarının düşüncelerini de sabırla dinlememize ve saygı duymamıza dönüşecektir. Her davranış çocukken anlam kazanır ve kişiliğine konulan bir tuğladır. Aile içinde davranışlarımız “Yaradılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü” şiarı ile olursa hoşgörülü bir çocuk yetiştirme adına uygun ortamı işte o zaman sağlamış oluruz.

Vatanseverlik Aşısı: İnsanın yurduna duyduğu sevgi ve bağlılık…Göstergesi çoktur bu değerin.. İnsanın görevini en iyi şekilde yapmaya çalışması, bayrağına duyduğu saygı, geçmişine bağlı olması, ülkesinin yüksek yararı için canla başla mücadele etmesi…

Çocuğumuza vatanseverliği öğretmek, vatanımıza milletimize saygı duyup derin bir sevgi ile kıymetlerine sahip çıkmakla başlar. Örneğin: Ülkesinin kahramanlarını Fatih Sultan Mehmet’i, Ulubatlı Hasan’ı, Seyit Onbaşı’nı, Atatürk’ü, Sütçü İmam’ı, Nene Hatun’u ve Ömer Halis Demir’i ve daha nicelerini tanımak, ülkemiz için yaptıklarını anlatmak… Kabirlerine gidip ziyaret etmek…

“Vatan onu sevenlerindir” şiarı ile her daim sahip çıkmanın, sevgi, saygı, barış ve hoşgörü çerçevesinde birbirine kenetlenerek tek yumruk halinde yaşamanın gerekliliğini vurgulamak.

Çok geçmeden akademik yatırımların öncesinde “sosyal sermaye” düzeyini artırmaya da öncelik verelim. Kişiliğin çok çabuk şekillenip oturduğu çocukluk yıllarında bu değerlerimizin yerleşmesi için çaba gösterelim. Yazımın başında söylediğim gibi bize çok iş düşüyor.

Çocuklar ebeveynlerinin aynasıdır. 

“Çocuğun davranışlarına bakarak ailesi hakkında bir kanaat edinebiliriz.” Ali ÇANKIRILI (Pedagog/Yazar)

Selametle…
Merve UZUN
 

 

Bu yazı 651 defa okunmuştur .

Son Yazılar