Reklam
Reklam
HAYDİ, ÇOCUKLAR CAMİYE
Reklam
Merve UZUN

Merve UZUN

HAYDİ, ÇOCUKLAR CAMİYE

22 Haziran 2019 - 03:19

Camiler, cami avluları, çocukluğumuzun anıları saklı o eğlenceli yaz kursları… Camilerimizin o kendine has kokusu, cüzler önümüzde diz çöküşümüz, sen şu sayfadasın ben bu sayfada yarışımız… Camiler, cami avluları, çocukluğumuzun anıları saklı o eğlenceli yaz kursları… Hocamızın anlattıklarını pür dikkat dinlerken, acaba teneffüs ne zaman diye kopuşlarımız… Camiler, cami avluları, çocukluğumuzun anıları saklı o eğlenceli yaz kursları… O avlularda “Alileeer, alileeer, çingene aliler” oyunlarımız, Kur’an’a geçince gofret alıp tüm cami arkadaşlarımıza dağıtırken ki yaşadığımız gurur ve sevinç… Camiler, cami avluları, çocukluğumuzun anıları saklı o eğlenceli yaz kursları… Cami ile ilgili yaşanan tüm bu güzel anılar, güzel bakış açılarını, güzel bakış açıları, güzel inançları, güzel inançlar Rabbine, dinine, vatanına ve milletine sevgi ve aşkla bağlanmaların temelini attı… 17 Haziran’da başladı cami kurslarımız yine. Lütfen çocuklarımız için bu fırsatları kaçırmayalım bir gün bile! Nasıl mı? Her fırsatta camileri sevdirmeye çalışarak, özendirerek, örnek olarak. CAMİLER ÇOCUK AÇSIN… Çocuklarımızın cami ile ilgili yaşadığı her şey onların dimağlarında şekillenen “cami” imajı için hususi bir önem taşır. Üç yıl önce Karaman Araboğlu Cami’nde asılı bir yazı gördüm: “Bu camide çocukların dokunulmazlığı vardır”. O kadar hoşuma gitti ki. Bu yazıyı gören hangi (az miktarda da olsa aksi ) amca o camide çocukları, onların camiden soğuyacağı şekilde uyarıp, minik kalplerini kırabilir ki? “7 yaşında kovulduğum camiye, 70 yaşında ancak dönebildim” Cem Karaca Çocuk gelişimi uzmanları sekiz yaşından önceki çocuklar için caminin, bir yetişkinin anladığı gibi "ibadethane" hükmünde olmayacağını söylüyor. Orası onlara göre buluşma, görüşme, oyun oynama ve iyi insanların bir araya geldiği mekanlardır. Yaşı ilerledikçe de zaten camiyi de cami adabını da erişkin bireylerden öğrenecektir. Camide çocuk sesi, cennetten gelen kuş cıvıltıları gibidir. Mecid-i Nebevi’de Resulullah efendimiz secdede iken, Hasan’la Hüseyin O’nun omuzlarındaydı. “Yaklaştığında kovulduğu, sesi çıktığında azarlandığı, soru sorduğunda terslendiği bir mescide, çocuğun tazecik gönlünün ısınması nasıl mümkün olabilir” Prof. Dr. Mehmet Görmez Müslim’de kaydedilen bir hadiste ise şunlar aktarılıyor: Sevgili peygamberimiz, kızı Zeynep’ten olan kız torunu Ümâme kucağında olduğu halde namaz kılar, ayakta iken onu kucağında tutar, secdede onu yanı başına koyar, ayağa kalkarken tekrar kucağına alırdı (Müslim, Mesâcid, 41). Çocukların dinini, ibadetlerini sevmesi, Müslüman kimliğini pekiştirmesi, cemaat ruhunu yaşaması için en güzel yol, onları her fırsatta camiye götürmektir. Bu da yaz kurslarındaki o güler yüzlü, tatlı dilli imam amcalarımızla mümkün olacaktır. Ve evet örnek olarak; Hiçbir bilgi¸ nasihat, yaşantı içinde kazanılan bilgi kadar¸ akılda kalıcı, rehber edici ve etkileyici olamaz. A. Nihat Asya'nın şu sözü bu durumu çok daha iyi açıklar: "Biz¸ abdest almayı kitaplardan değil¸ dedelerimize abdest suyu dökerken öğrendik." 'Siz saf tutarken çocuk sesleri duymuyorsanız geleceğinizden endişe duyun' Fatih Sultan Mehmet Selametle…

Bu yazı 304 defa okunmuştur .

Son Yazılar