EVDE HAYAT, RAMAZAN'DA VEFA VAR
Reklam
Merve UZUN

Merve UZUN

EVDE HAYAT, RAMAZAN'DA VEFA VAR

27 Nisan 2020 - 14:42

EVDE HAYAT, RAMAZAN’DA VEFA VAR

Devlet ile vatandaş arasında gönül köprüsü olan bir vefa ekibi üyesi iseniz duyacağınız dualar;

Rabbim devletimize zeval vermesin guzum.

Allah ne duanız var ise kabul eylesin.

Allah sizlerden razı olsun. Ayağınıza taş değmesin.

Devlet olmasa askerimiz, polisimiz olmasa biz evde durabilir miyiz, sağ olun, var olun?


O kadar mutlu oluyorsunuz ki birilerini mutlu etmekten, yardımcı olmaktan. Hani derler ya bir ekmeği paylaşmak, o ekmekten çok daha tatlıdır işte öyle bir şey, yardım aşkı… Bir ödüllü kitap var her sene okulda çocuklarımıza okuduğumuz hatta evlere bile gönderdiğimiz. “Bugün bir kova doldurdun mu” kitabın adı. Herkesin yanında görünmez bir kova taşıdığını anlatıyor kitapta. Mutlu ve huzurlu isen kovan çiçekler ile doluyor, mükemmel hissediyorsun lakin tam tersinde ise kovan boş oluyor ve üzgün hissediyorsun. Bir insana güzel bir söz söylediğinde, yardımda bulunduğunda onun kovasını dolduruyor onu mutlu ediyorsun, kötü ve moral bozucu şeyler söylediğinde, kötülük yaptığında ise onun kovasını boşaltıyor ve mutsuz ediyorsun. Şimdi can alıcı noktaya geliyoruz: Birisinin kovasını doldurduk mu, sürpriz, bizim de kovamız doluyor. Yani iyilik yaptığımız zaman biz de otomatikman mutlu oluyoruz. Birisinin kovasını boşalttık mı kötü haber bizim de kovamız boşalıyor ve mutsuz oluyoruz. Çocuklarımıza kova doldurmanın mutluluğunu yaşatmalıyız ki o hazza vakıf olup devamını getirebilsinler öyle değil mi?


Ben Karaman Vefa Sosyal Destek Ekibinin Milli Eğitim Müdürlüğü ayağında olan gönüllülerindenim. Size bazı anılarımı ve yaşadığım hisleri anlatmak istiyorum bu yazımda. Vefa Sosyal Destek ekibi demek, 65 yaş ve üstü sokağa çıkma yasağı bulunan, 112 acil numarasını arayan ve yardım talebinde bulunan vatandaşlarımız için Afad’ın koordinesinde birçok kurumdan gönüllü vatandaşlarımızın yardıma koşma sürecinin adıdır. Bir devlet düşünün ki Valilik, Afad, Milli Eğitim Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Eczacılar Odası Başkanlığı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Belediye dahil daha adını sayamadığım birçok kurumu sizin için seferber ediyor. Öğretmenleri evden çalışıyor, öğrencileri için ne yapabilirse elinden geleni yapmaya çalışıyor… Bir de anne ve babalarımız var ki hani “Hayat Güzeldir” filmindeki baba gibi bu karantina sürecini çocuklarına en az hasar ile nasıl atlatabilirizin derdinde olup evde kaliteli vakit geçirebilmek, onlara bu süreci en az hissettirebilmek adına var gücü ile çalışan… Sağlıkçılarımız zaten en başkahramanlarımız… Rabbim hepimizden razı olsun…


Kuzular için yem, kırılacak odun, yetiştirilecek ilaç, temin edilecek gıda, çekilecek maaş, yapılacak ekmek, alınacak can yoldaşı bir kuş, edilecek yardım, bakımı yapılacak arı, bellenecek bahçe ve daha niceleri canım ülkemden yansıyan vefa anıları…


Karaman’da bir teyzeye gittik emniyet görevlilerimiz ile birlikte. Evi derme çatma, bakımsız bir evdi. Çocuklarının hepsinin gurbette olduğunu söyledi. İlgilendik, ihtiyaçlarını karşıladık. Maaşını da teslim ettik kendisine, ayrılacağımız vakit “ Durun guzum durun” dedi. Gitti bir kâğıt ve kalem getirdi. Allah devletimize zeval vermesin, devletimiz daim olsun dedi ama sizin adınızı bilmiyorum, adınızı bu kâğıda yazın da ara ara okuyup adınızla dua edeyim”. Adımı hiç bu kadar mutlulukla yazmamıştım bir kâğıda…


Bir amcaya gittiğimizde ise “Guzularım çay ve sıkma hazırladık, yemeden bırakmayız sizi” (Tabi ki onları kırmadan, gönüllerini alarak, riske sokmamak için giremediğimizi anlatıyoruz).


Bir diğer amca “Kızım bak kahvemizden için, makine kahvesidir, her yerde bulamazsınız” Gülümseyerek anlıyoruz amcamızın Avrupa emekçisi olan amcalardan olduğunu J


Merakla, sevgi dolu bakışlar, biraz daha kapı sohbeti yapmak isteyen yürekler…


Ve daha nice hikayeler…


Şimdilerde ise…


Aynı zamanda evdekal sürecimizi şimdi Ramazan’lı geçirmeye başladık. Belki en verimli geçecek Ramazan’ımız olacak. Vaktimiz daha bol kendimiz ve sevdiklerimiz için evde kalıyoruz. Bu zorlu süreçte sağlık sektörümüzün verimli bir şekilde işleyebilmesi için bakanımızın öğütlerine uyuyoruz. Kişisel tekamül sürecimize çok daha fazla tuğla koymak, konulan her tuğla için kat be kat sevap yazdırmak için bir fırsat değil mi? Kuran’ı okumak onu anlamak için bir vesile. Kuran’ı okumak, anlayabilmek ve hayatımıza geçirebilmek için nacizane size bir önerim de olacak. Elmalılı Hamdi Yazır’ın satır arası kelime meali Kuran-ı Kerim’i. Okuduğunuz her Allah kelamındaki kelimenin Türkçesini hemen altında görebiliyorsunuz. Hem daha iyi idrak ediyor hem de arapça dilini anlamaya ve ona hakim olmaya başlıyorsunuz yavaş yavaş. Ortak kullandığımız kelimeler, bu kelime de bize Arapça’dan geçmiş deyip şaşırabiliyorsunuz. En güzeli de kutsal kitabımızı içimize elimizden geldiğince sindirebilmek. Rabbim bu ayı en iyi şekilde değerlendirebilenlerden eylesin bizleri.(Amin) Bu vesile ile Ramazan’ınız mübarek olsun diyorum… Evde kalın, Ramazan’lı, sağlıklı, huzurlu kalın inşallah…


Selametle…

Bu yazı 4637 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar