Reklam
Reklam
Reklam
En İyi Değerler Eğitimi; Çocuğunuzu Anneanne, Babaanne ve...
Reklam
Merve UZUN

Merve UZUN

En İyi Değerler Eğitimi; Çocuğunuzu Anneanne, Babaanne ve Dedeleri İle İç İçe Yaşatmaktır! (Bayram)

26 Haziran 2017 - 11:50

Nerede O Eski Bayramlardan Tatil Bayramlarına…

Bayram ne demekti?

Bayram taa bir hafta önceden anneler tarafından yapılan temizlik demekti… Bu temizlik esnasında ortalıkta dolaşmamak gerekti…

Evvela yeni bir kıyafet almak için mazeretti… Heyecanla yatak ucuna asmak gerekti…

Kristal kolonya şişelerine kolonyalar doldurtulurdu…

Arefede annenin yaptığı sıcacık börek, açtığı tatlı mı tatlı baklava demekti… Maalesef bayram olmadan yememek gerekti…

Ahde vefa ile geçmişler için babanın elinden tutarak mezarlığı bulmak demekti, çiçekleri yeşertmek için bidonlara su doldurmak gerekti…

Bayram günü namaz sonrası heyecanla babaannenin evine koşar adımlarla giderek, sofra başında toplanan GURBETti…

Yemek sonrası bayramlaşırken öpülen elleri bir de alına koymak gerekti…

Dededen, amcadan, haladan ve teyzeden almak için beklenen harçlık bazen de mendil demekti… Sonra o harçlıklarla kurulan minik lunaparklara gitmek, bakkaldan da çatapat, kız kaçıran gibi bol sesli cephaneler almak gerekti… Mendillerse sonrasında siyah önlüklerin cebine yerleşirdi…

Kapı kapı dolaşarak, çok tanıdık, az tanıdık ama asla tanımadık olmayan komşulardan şeker toplamak demekti, sonra kimin şekeri daha fazla oldu diye döküp saymak gerekti…

Paylaşmaktı, sevgiydi, saygıydı, gelenekti, görenekti, evi saran şen kahkahalar, uzun zamandır eşiği aşındırılmamış akrabalardı…

Haa bir de küsleri barıştırmak demekti, el sıkışıp mübarekleşmek gerekti… Sanırım bayram bunun için en mübarek vesileydi…

Peki şimdi?

Eşik aşındırmaların, el öpmelerin yerini, telefonlaşmalar daha kötüsü toplu mesajlar almadı mı?

Babaannenin köyünün yerini, (bayramın mevsimine göre cazip) tatil köyü almadı mı? Ziyaret borcunu ödeyemediğiniz gibi, size ziyarete gelenleri de kapıda bırakmış olmuyor musunuz?...

O eski bayramlarımız… Onların bizlerde alınmasına izin vermeyelim…

Evvela bayramları bir tatilmiş gibi gösteren, aslında algılarımızı yöneten basın yayın organlarından, reklamlarından uzak duralım.

Bizler yine bir takım gibi, birlik ve beraberlik içinde, sevinçlere de üzüntülere de ortak olarak, birbirlerinin dertleri ile dertlenen, komşu, akraba hakkı gözeten aileler olalım. Bayramlarımızı ise bu münhalde yaşayalım ve çocuklarımızın da bu ölçüleri şiar edinmesini sağlayalım.

Aslında bunun için çok büyük önlemler almaya gerek yok… Bizler geniş ailemize sahip çıkalım. Çocuklarımızın, babaannenin, anneannenin yahut aile büyüklerimizin dizinin dibinde bir bayram geçirmelerini sağlayalım.

Kültür aktarımı kendiliğinden gerçekleşecektir…

Selametle…


Bu yazı 1232 defa okunmuştur .

Son Yazılar