Reklam
UYKU ABDESTİ BOZAR MI?
Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

UYKU ABDESTİ BOZAR MI?

16 Ocak 2019 - 08:33

Yatarak veya bir şeye dayanarak uyuyan kimsenin dayandığı şey alınınca, düşecek derecede ise abdesti bozulur. O şey alınınca, yere düşerken uyanırsa bozulmaz. Fetva bu şekildedir. Mesbut kitabında, yatarak uyusa da bozulmaz der. Namaz içinde veya dışında, heyeti sünnet üzere duran veya oturan, rükûda ve secdede olan kimse uyusa da abdesti bozulmaz.

Uyuma, abdesti bozan şeylerden değildir. Nevâkıs-ı Vudu’babında (Abdestin noksanları bölümünde) zikri icabediyor. Yoksa doğrudan doğruya abdest bozan değildir. Uyuyup, aklı mevcut olduğu halde, gayri ihtiyari tabiî bir gevşeklikten ibaret olması nedeniyle, uykununun kendisi abdesti bozan bir husus değildir. Ancak; gerek yan tarafa, gerekse arka ve yüzüstü yatmak, bağdaş kurmak, bir yere yaslanmak veya kadınların namazda oturdukları gibi oturarak uyuyan kimsenin temkinli olamayacağı gerekçesiyle, abdestinin bozulma keyfiyetine haliyle sebepolacağı göz önünde tutularak, yukarıda sayılan şekillerde uyumak, abdesti bozan maddelerden sayılmıştır. Kibâr-ı EVLİYA’dan EBU ALİ DEKKAK ve EBU ALİ ERRAZİ buyurdular ki; “uyuyan kimse, eğer yanında konuşulanların çoğunu anlamıyorsa, bu kimse hadeslidir (abdest almayı icabettiren haldedir) Bu raddede ağır uykuda olan kimsenin abdest tazelemesi lazımdır. Yanında konuşulanların çoğunu işitecek halde iken yatıyor dahi olsa abdest bozulmaz”.

Bir kimse namaz haricinde, bağdaş kurarak otururken, diz çökerek veya karnını baldır diplerine koyarak uyusa abdesti bozulmaz. Dürer ve Mebsûd’da Ebu Hanife’den rivayeten “İyi oturarak uyuyanın, namaz içi ve namaz dışı abdesti Alâ küllü hâlin bozulmaz.” İbn-i Abidin diyor ki: “Sık sık yelleme alışkanlığı olanın uykusu bilitttifak abdestini bozar.”

Ebu Musa El Eş’ari buyuruyor ki; yatarak uyuyanın abdesti bozulmuş olmaz, Ta ki kendisinden bir şey çıktığını yakînen bilmedikçe.

Çıplak hayvan üzerinde oturan bir insan, düz yolda giderken ve yokuşa çıkarken uyusa, abdesti bozulmaz, inişte giderken uyusa bozulur. (Meshur bir Türkçe İlmihalde, yanılarak yokuşa çıkarken bozulduğu yazılmıştır.) Eğer semerli hayvana veya eğerli ata binip, uyusa hiçbir halde abdesti bozulmaz. Vasıta oturaklarında yolculuk sırasında uyumak da abdesti bozmaz.

Uyku, namazın neresinde olursa olsun namazı bozmaz. Uyku, kıyam (ayakta), Rükû (Namazda elleri dize koyarak eğilmek), Kuûd (Namazın oturarak kılınan kısmı) ve sücûd (secde) gibi bir namaz heyetinde olursa abdesti bozmaz. Bu hal, namazın içinde veya dışında olsun hükmen müsavidir. Fakat bir şeye dayanarak veya sırtüstü yatarak uyuyan kimsenin abdesti bozulur. Ebu Hanife ile Davud-u Zahiri’nin mezhepleri budur. Garib (batmış, eski) bir kavil olarak İmam-ı Şafii’den  de rivayet olunur.

Hammad bin Ebu Süleyman ile Süfyani Sevri buna kail olmuşlardır. Uyku, yalnız rüku halinde olursa abdesti bozar. Bu, İmam-ı Ahmed’in kavlidir. Hanifelere göre ise, uyuklama ile abdest bozulmaz.

Şeyh-i Ekber Fütuhatında Mezheb uleması, uykunun azından veya çoğundan bozulup bozulmadığında ihtilaf etmişlerdir. Bence sünnet üzere iyi oturarak uyuyanın abdesti bozulmaz.

(GÖZÜM UYUR FAKAT KALBİM UYUMAZ) Hadisi, Buhari’de şöyle geçer. “Ya Aişe, (Benim iki gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz” buyurması, onun bu uykusununun hali, bizim uyurla uyanık olan halimiz gibidir. Bu cihetledir ki Resulü Ekrem’in bu nev’i uyku haliyle abdesti bozulmadı. Bu hal enbiya ya has bir durum olup, bütün peygamberler uyku gafletinden kurtulmuşlardır.

Bu hadis-i teyid eden Şemail-i Şerif hadisi: İbn-i Abbas efendimiz buyurdular ki; “Resul-ü Ekrem efendimiz bir gece uyudular. Hatta mübarek ağızlarından puf dediler. Sultan-ı enbiya efendimizin adetlerindendi ki, uyuduğu vakit püf derlerdi. (feâtâhu Bilâl feâzenehû bissâlti fekame velem yetevezza) hemen Hz. Bilal teşrif buyurdular ve efendimize namaz vakti olduğunu bildirdiler. Resul-ü Ekrem dahi kalkıp, namazı eda buyurdular. Yeniden abdest almayarak mevcut abdestleriyle kıldılar. İşte böylece abdestli iken uyuyup, abdest tazelemeden namaz kılmak. Ancak peygamberlere mahsustur. Zira Resul-ü Ekrem efendimizin mübarek gözleri uyur, fakat kalbi uyumazdı.”

Bu yazı 991 defa okunmuştur .

Son Yazılar