Reklamı Geç
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
OKU!
Reklam
Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

OKU!

09 Ekim 2018 - 10:57 - Güncelleme: 15 Ekim 2018 - 20:47

Oku!

Kur’an-ı Kerim “Oku” diye başlıyordu değil mi? “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Oku!

Allah (c.c) buyurdu ki: “Allah cahil ve zalim kavme hidayet nasip etmez.” “Cahil” “zalimden”den önce zikrediliyor. Allah (c.c) bilmemimizi ve bilişmemimizi istiyor. “Sizi bilişesiniz diye/tearuf edesiniz diye yarattım” diyor. Bir başka yerde “Bilmek istedim” buyuruyor.

Sonuçta aklımız kadar iman edecek ve aklımız kadar amel işleyeceğiz. Bizi hayvanlardan ayıran temel alamet-i farikamız akıldır.

Bizi meleklerden üstün (Ekrem-i mahlukât eşref-i mahlukât) yapana şeyde akıldır, hayvandan aşağı (Belhum adal) yapan da!

Aklın gıdası ise bilgidir. Bilgi bizi güçlü kılacak.

Camiler her yaştan insana hitap eden bir okuldur. Eğer cemaat kültürlü olursa, imam da kültürünü artırır. Öyle ise her cemaatin evinde bir kütüphane bulunmalı.

المساجد بيوت الله هى مقر التعلم والتعليم

Bir  kısım devletleri süper güç yapan ilim ve tekniktir.

İslam medeniyetinin de üç unsuru vardır. İlim, teknik ve İslam ahlakı.

Bunların hepsi kitaba istinat eder. Medeniyetlerin okumayan insan neyi anlayacak dedikodu ya gıybetin yaygın hal alması okumamaktandır.

Pek çok şey satın alan insan kitap da almalıdır. Her evde mutfak gibi kütüphane de olmalıdır. Olmazsa beyin midesi aç kalır, bu da cehalete yola açar, cehalet de bütün günahların anasıdır.

Eazımı ulemai İslamiye’ninb müdevvenatı aliyeleri olan ümmühati kütübü mu’tebereyi okumaktan aciz kalan kara cahiller, o ulema-i selefin antika eserlerini ankasdin eyadili rağbetten düşürmek için çok tertipler tatbik ediyorlar. Evvelki âlimlerin kitaplarını mehcur bıraktılar.

Konfiçyus’un sevdiğim bir sözü var: “Rabbım şudur senden dileğim yaşadıkça/kitap dolu bir evle çiçek dolu bir bahçe” bu sözü Basir Gocul dilimize tercüme etmiş.

 

ÂLİMLER KÖYDEN ÇIKAR AMA KÖYDE KALMAZLAR

Büyüklerinde şöyle bir sözleri vardır: “El’ulemaü minelkura lâfilkura: alimler köyden yetişir, fakat köyde kalmazlar.

العلماء من القرى لا فى القرى

 

Hayatta bulunan ve daha evvel geçmiş olan âlimlere nazar edilirse, ilim sahiplerinin ekserisi köyden ve köy çocuklarından yeiştikleri görülür. bilhassa, din ilmine çalışan ve yetişen büyük bilginlerin hemen ekserisi köylerden gelmişler ve yetişkin âlimler olarak şehir merkezlerinde karar etmişlerdir. Din ve iman hizmetinde bulunan diyanet reisi, müftü, vaiz, imam, hatip, müezzin, Kur’an-ı Kerim hocası ve mesali din hizmetinde bulunanların ekserisi köyden gelmiş ve köy halkının çocuklarıdırlar. (Zira Çınar ağacı saksıda yetişmez.)

ESKİMEYEN

Her şey eskir şu dünyada, eskimeyen bilgidir

Dağ, taş, ağaç, yıldız ve gök eskir

Eskimeyen bilgidir

Ay, güneş, su, ateş, zaman ve saat eskir

Eskimeyen hakikattir, bilgidir.

Düşünceler, sistemler, doktrinler eskir,

Eskimeyen hakikattir, bilgidir.

İnsan niçin yaratıldı? Eskimeyen bilgidir.

Eskimeyen, eksiltilmeyen bilgidir.

Gün gelir, kıyamet bile eskir, eskimeyen bilgidir

Ölüm ve hayat, tarih ve tabiat eskir

Eskimeyen hakikattir bilgidir.

Her şey eskir, eskimeyen bilgidir.

من صاربا لعلم حيا لم ميت ابدًا (فصوص الحكم جـ ٢ صـ ٣٥٣)

Eskiden âlimler ilmi akıllı kişilere öğretirlerdi. Şimdi ise ilmi tahsil edenler onu akılsız ve amelsizler için okuturlar.

Fitneci âlimden cahil abidden sakının [İmam Şafi’den Hindiye Tercemesi, c. 16, s. 101]

Tercüme ve tefsir kitaplarının bazısı aslında daha muğlak yazılmış, kumaşın ters yüzü gibi olmuş. Bazılarıda mübhemi ebhem ile anlatmaya gitmiş, bazı mütercimlerin tercümelerinde şerre hizmet etmiş tutup bir İslam düşmanının cirkef kitabını tercüme etmiş.

Bir âlim ağzından çıkan fetvanın hangi kitapta olduğunu bilmezse, işte âlim değildir.

 

Bu yazı 165 defa okunmuştur .

Son Yazılar