Reklam
Reklam
CUMA GÜNÜ YIKANMANIN FAZİLETİ
Reklam
Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

CUMA GÜNÜ YIKANMANIN FAZİLETİ

09 Kasım 2018 - 09:05 - Güncelleme: 09 Kasım 2018 - 09:56

Cuma günü guslün vacib olmasını beyan eden hadislere dayanarak ulemayı kiram, sünneti müekkedeye hamletmişlerdir. Dürer kitabında olduğu üzere, sahih olan kavle göre, Cuma namazı için gusül sünnettir. (Cuma günü için denilen sahih değildir) (BAK: ŞÜRNBİLALİ, C.1, S. 20)

Cuma ve Bayram namazları için gusül sünnet kılındı. Ancak kavli sahih budur. Nitekim Şemseddin-i Ebu Abdullah El Konevi Eddımışki el Hanefi (788) Dürer-il Bihar şerhi olan Şemseddin-i M.B.M.B Mahmud el Buhari (850)”nin, Gurel-ül Efkâr kitabında da böyledir. Onun için Cuma namazından sonra gusletmek ittifakla muteber değildir. Sahih kavil Cuma namazı için olmasıdır. Çünki efendimiz buna devam etmiştir. Hasan Bin Ziyad guslün namaz için değil, Cuma günü için olduğunu söyler, bunu İmam-ı Muhammed’e isnad eder. Aynı durum Bayram guslü için de var olmuş oluyor. Sahihi Bahr ve allame-i adni İmam-ı Hasan B, Ziyad kavline nazaran, Cuma günü Cuma namazından sonra gusleden de bu husustaki Hadis-i şerifin müjdelediği gusül sevabına nail olur diye tasrih (beyan, açıklama) ettişler. Buradaki ihtilaf rivayet ihtilafıdır. Bahr sahibi diyor ki, Zahir olan (Hâniye)de zikrolunan) kavildir. Zira Cuma gününde guslün meşruiyeti ve sesnuniyeti (sünnet oluşu), namaz kılan müslümanlara ağza verecek süstehrek (kötü) kokuları izale içindir. (BAHR-İ RAİK Cilt 1, s, 64) İmam-ı Hasan her ne kadar guslün Cuma günü meşru kılındığını söylemişse de, namazdan önce yıkanmayı da şart koşmuştur. Bu zata göre, bir kimsenin gusül abdesti bozulsa da, namaz abdesti alarak cumaya gider. Binaenaleyh arada hades (abdest bozan şey) girmesinin bir zararı yoktur. Ebu Yusuf’a göre zararı vardır.[1] (Mebsud’ü Serahsi’de bir kişi Cuma günü gusletse, sonra hades vaki olup, boy abdestini bozmuş olsa, bu kişi namaz abdesti alır ve cumayı kılarsa, Ebu Yusuf indinde, bu husustaki sünnet yerine getirilmiş olmaz, İmam-ı Hasan bin Ziyaaddinde ise sünnet yerine getirilmiş olur.[2]

İmam-ı Ebu Yusuf”un kavli şudur; birisi Cuma günü fecirden önce gusül etse, guslü bozmadan Cuma namazını kılsa, gusül sevabına nail olamaz. İmamı Muhammed ve Hasan Bin Ziyad’a göre ise nail olur.[3]

“KAFİ” kitabında bir kimse sabah olmadan önce gusledip, bununla Cuma namazını kılsa, İmam-ı Ebu Yusuf ve İmamı Hasan bin. Ziyad’a göre, Cuma namazı guslünün sevabına ve faziletine nail olur. (Bahri Raik: c. 1, s. 67) Yukarıda adı geçen “KAFİ”  kitabının asıl adı, “El Kafi fi şerhil Vâfi” olup “MEDARİK” tefsirinin sahibi “Ebul Berekat” Abdullah b. Ahmed El İmamı Nesefi’nindir. Keza, Nehir ve Bahir kitaplarında der ki: Gusül ile Cuma namazı, araya hades vaki olmadan kılınırsa, öyle sevaba nail olunur. Abdulgani Nablusi Hediyyet-i İbn-i İmad Şerhi’nde bu ihtilaf ve müşşkilatı şöyle yorumlar; Fukaha (fıkıh alimleri) madem ki bu guslün temizlik için yapıldığını ifade ediyorlar, o zaman araya hades girmekle, abdestlenen kişi namaz abdesti almakla ikinci defa temizlenmiş olur. Yani gusül, sırf namaz temizliği için değil de yalnız Cuma namazı için olsa bile ki böyledir, gusul abdestini bozan kişi, namaz abdesti alarak hem temizliğini artırır. Hem de Cuma guslü sevabına nail olmasına mani bir hal ortada kalmaz. İbn-i Abidin der ki: sabahtan öğleye kadar gusül abdestini tutmak güçtür. Bilhassa uzun günlerde daha da zordur. Guslü tekrarlamak ise daha da zordur. Allah-u Teala bizlere dinde zorluk emretmemiştir. Hem gusul abdestini tutacağım diye idrar sıktıranların namaz kılması haram olur. Mi’rac Üd-Dirâye kitabında, bir kimse Perşembe günü yahut Cuma akşamı gusul ederse, sünneti yerine getirmiş olur. Çünkü maksat hasıl olmuştur. Maksat, namaz kılanları rahatsız edecek kötü kokuların giderilmesi değil midir?

BAK: Mi’rac Üd Diraye: c.1, s. 65.

Zira eskiden İslam diyarında mescidi şerif pek dar olduğundan, cematin izdihamı sebebiyle bazı kötü kokular peydah olduğu için, Cuma guslü vacip kılındı. Sonraları mescitler genişledikçe, çirkin kokular giderildi ve vacip dahi nesh olundu. (Bir şer’i hükmü yine bir şer’i hükümle kaldırmak) ve süneni zevaidden (faydasız sünnet) sayılıp, kimseyi huzursuz etmez oldu.[4]

Bu gusül; İmama-ı Ebu Yusuf’a göre Cuma namazına mahsus bulunduğundan, Cuma namazı ehli olmayan müslümanlar için değildir. Hasan Bin Ziyad indinde ise cümleye mendub (Sünnet olmayıp yapılırsa iyi olan) tur. (Halebi)

Yukarıda bahsedilen Mİrac-ud Diraye kitabı Kahire’den Mardin’e gelen M. B. M. B Ahmed Essencari El Hâki El Hanefi (Kıvamüddin. vefatı 749)’nin olup hidaye şerhlerinin zenginlerindendir. Müellif, ölene kadar Mardin’de ifta (fetva verme) ve tedrisler (öğretim, eğitim) meşgul olmuştur.

İki vazife için bir guslün kafi gelmesi, her ikisinin sevabına da niyet edildiği taktirdedir. Mesela Cuma ve bayram namazı aynı güne tesadüf etse, her iki vakte bir gusül kifayet eder.[1]

          Hulasa: Perşembe günü veya Cuma gecesi gusül abdesti almakla kavli mercuha (zayıf kavle) göre sünnet hasıl olur. Lakin Cuma namazından sonra edilen gusule, bütün ilim sahiplerinin itibarı yoktur.


 [1] Bak: Reddi Muhtar: c.1, s. 156 Tab. 1324: Tahtavi: c.1, s. 168.


[1] Bak: Reddi Muhtar; c,1, s, 156; Hılyetünnaci: s. 63 Tab. 1322; Bahri Raik: c. 1, s. 67. Tab. 1311: İ’laissünen: c, 1, i, 156-157 Mi”râc-üd Diraye: c. 1, s. 65)

[2] BAK: Mebsudu Serahsi: c.1, s. 90: Fethül Kadir: c. 1, s. 59, tab. 1306.

[3] Bak: Fethül Kadir: c. 1, s. 59. Tab. 1306.

 

[4] BAK: Tahtavi: c.1. s. 16 REDDİ MUHTAU: c. 1. S. 5)

Bu yazı 705 defa okunmuştur .

Son Yazılar