Reklam
Reklam
Reklam
ABDEST HÜKÜMLERİNE DAİR ÖZEL MESELELER
Reklam
Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

ABDEST HÜKÜMLERİNE DAİR ÖZEL MESELELER

29 Kasım 2018 - 15:16

Mezhebimiz olan Hanefi’de abdestin farzı dörttür. Maide Suresi 6. ayetinin açık hükmünden de anlaşılacağı üzere bu dört farz şunlardır.

ABDESTİN FARZLARI

1- ELLERİ YIKAMAK:

1— Elleri, dirsekler de dahil olmak üzere bir defa yıkamaktır. (kesik ise kalan kısmı yıkanır.) Velev ki elleri yağlı olsun. Taiî ki yağlı oya ve oje abdeste manidir.

2— YÜZÜ YIKAMAK:

 Gasl demek, yıkanan yüz veya herhangi bir uzvun üzerinden suyu akıtmak demektir. Bu akıntı (Şerhi Tahavi’de) şart kılınmıştır. Aksi halde namaz kılamaz. İmam-ı Ebu Yususf’a göre abdest uzvunun üzerinden damla düşmesi şart değildir.

KAR ile Abdest: Meselâ kar veya dolu ile abdest alınırken eğer bunlar, erimiş, sulu olurda abdest uzvundan bir iki damla su düşerse işte o zaman onlarla alınan abdest icmaen caiz olur. Eğer en az bir damla düşmezse İmam-ı Azam ile İmam-ı Muhammed’e göre abdest caiz olmaz. Sahih olan imameyn’in kavlidir. Eğer bedenine zarar olacaksa teyemmüm eder.

 

YÜZÜN SINIRI: Zahirürrivayede ve Bedâyi yüzün haddı zikredilmiştir. Ancak İslam fukahasının ekserisine ve Muğni sahibine göre yüzün sınırı, baştaki saç bitiminden sakal ve çene altıan bir kulak yumuağından diğerien kadar çevredir. (Elbette ki saçı dökülmüşlerin yeni sınırına itibar yoktur.

SAKALLI YÜZÜ YIKAMAK: Sakal, yakından bakıldığında derisi görünecek derecede seyrek ise, cildin yüzüne suyu eriştirmek farzdır. Sakalın uçlarını yıkamak ve saçın uçlarını eli ile mesh etmek farz olmayıp, sünnetttir. Lakin yüz sınırına sarkan saçları yıkamak vaciptir. Ebu Hanife hazretlerinden sakal yıkama hakkında naklolunan rivayetlerin en zahiri (en açığı) budur ki; yüzdeki, dokunulan deriyi yıkamak farzdır. Sakal altında olan deriyi yıkamak farziyetten sakıttır. Alt dudak aldındaki tüyleri, kaş ve bıyığın tüylerini yıkayıp, altındaki derileri yıkamanın farziyetten sakıt olduğu gibi. Kaldı ki çeneden aşağı sarkan sakalı yıkamak ve mesh etmek vacip değil belki sünnettir. Kulak ile sakal baş olan ak yeri yıkamak imameyn’e göre vaciptir.

KAŞLAR, BIYIK VE SAKALI YIKAMAK: Yüzü yıkarken, bunların dibine ve alt dudak altındaki tüylerin dibine suyu geçirmek şart değildir. Ancak kıllar seyrek olur da alttan deri ara ara görünürse, o taktirde dibine su geçirilmesi vacip olur.

       SAKALIN MESH EDİLİŞ ŞEKLİ: Sakal, bıyık ve kaş, abdestte mesh edilir. Altlarına su geçirilmesi farz değildir. Fakat altındaki ten görünecek kadar seyrek sakalın altını da yıkamak icabeder. Bizim mezhebimizde, sakalın sarkan kısmını yıkamak gerekmez. Eğer bıyıklar uzun ise onu hilallamak vaciptir.

Sakalı hilallemenın şekli: Parmakları tarak şekli tutarak sarkan sakalı taramaktan ibarettir. Bu, imam Ebu Yusuf’a göre sünnettir. İmamı Azam ile İmamı Muhammed’e göre ise fazilettir. MEBSUT da Ebu Yusuf’un kavlini almıştır. Hilallamak, sağ elin içi ile çene altından yukarı çekmektir.

Sakal hilallamanın hikmet faideleri için Bak: Şir’ati İslam sayfa 93 ve Mecmeul Adap: Sahife 13.

GÖZLERİN İÇİNE SU ULAŞTIRMAK: Gözlerin içine suyu iletmek, vacip de değildir, sünnet de değildir. Suyun, gözlerin kenarına ve göz kapaklarının uçlarına varması için, gözü kapatıp açmak mükellefiyeti de yoktur. zahiyye de de böyledir. Fakih Ahmed bin İbrahim’den gelen rivayete göre, yüzünü yıkayan kimse, gözlerini şiddetle kaparsa abdesti caiz olmaz. Muhiyt’te de böyledir. Göz pınarına suyun iletilmesi ise vaciptir. Hulasa da da böyledir.

Abdest alırken, soğuk ve sıcak suların göze zarar vermesi nedeniyle farz kılınmamıştır.

ÇAPAKLI GÖZLERİ YIKAMAK: Abdestin vacibindendir. Gözün burun dibine yakın olan çeşmesindeki çapak, göz kapatıldığı zaman dışarıda karartı oluyorsa o zaman çapağın altını yıkamak vaciptir. Aksi halde abdest tamamlanmış sayılmaz.

Gözlerin kapak diplerindeki kırmızı yerini, abdest alırken, su giremeyecek derecede sımsıkı yummak caiz değildir.

BAK: İbn. Abidin. C.1, s. 90: Cevheretün Neyyire: c.1, s. 3. Tab. 1319.

ABDESTTE MEVALET:(Abdestin sıhhatinin şartları) Abdest alırken, ara vermeden, yıkanması icap eden azaları biribir arkasına yıkamak, hiç ara vermeden, fasılasız abdesti tamamlamaktır. Feraiz ve Sünen’de Vila (Abdestte, uzuvlardan birisi kurumadan diğerini yıkamaya başlamak) böylece caridir. Abdestin sıhhat bulması da bunu böylece yapmakla mümkündür. Eğer soğuk veya sıcağın tesiriyle beden, alınan abdest suyunu çabuk çekerek kurutursa bundan bir kerahat yoktur. Araya fasıla verilmedikçe vila sünneti terkedilmiş olmaz. Halbuki tertibe riayet etmeksizin alınan abdest sahihtir. Velakin sünnet terk edilmiş olur. Abdest uzuvlarını yıkarken, özürsüz aralık vermek mekruhtur.

3- BAŞA MESH ETMENİN HÜKMÜ, HİKMETİ VE MAHİYETİ:

İmam-ı Malik ve İmam-ı Ahmed’e göre, abdestte başın hepsini mesh etmek farzdır. İmam-ı Şafi bir kısmını meshetmenin farz olduğunu kabul ederken, İmam-ı Ebu Hanife ise dörtte birinin mesh edilmesinin farz olduğunu bildirmektedir. Başın dörtte biri üç parmak miktarıdır.

Kaplama meshin hikmeti: Allah’u Teala’nın huzuruna çıkarılan başın bütünün mesh etmek, kendisinde zerre kadar kibir bulunan bir kimsenin kıyamet gününde cennete giremeyeceği gibi, namaz dahi cennet gibi huzur-u ilahi olduğundan huzura çıkacak başın her tarafını kibirden ari kılmak icabettiği mülahazası ile kaplama meshi daha faziletli görülmüştür 

Bu yazı 255 defa okunmuştur .

Son Yazılar