Reklam
Reklam
Reklam
İnsan İlişkileri ve Etkili İletişim
Reklam
İşletme Akademisi

İşletme Akademisi

İnsan İlişkileri ve Etkili İletişim

31 Aralık 2016 - 04:25 - Güncelleme: 02 Ocak 2017 - 23:07

Sevgili Larende İşletme Akademisi okurları,

Bu yazımızda iş hayatına yeni başlayan bir akademi üyemizin almış olduğu insan ilişkileri ve etkili iletişim eğitiminden izlenimlerini aktaracağız. İş hayatında etkili iletişimin önemine dair bu tefekkür niteliğindeki yazının siz işletme profesyonellerine de faydalı olacağını ümit ediyoruz. Keyifli okumalar. Şimdi sözü değerli üyemize bırakıyoruz:
 

Bir Eğitimin Ardından

İnsan sosyal bir varlıktır! Hayatımızın her evresinde iletişimi sürdürmek, ilişkilerimize önem vermek insanlık doğasının vazgeçilmezidir. İyi ilişkiler geliştirmek ve bu ilişkileri sürdürülebilir kılmak hayatta başarılı olmanın altın anahtarıdır. Ticarette olsun, sanatta olsun, eğitimde olsun, gündelik yaşamda olsun beşeri münasebetlerine önem vermeyen veya bu konuda yapıcı ve ileri görüşlü olmayanlar gerçek mutluluğu yakalamaktan uzak kalacaktırlar.

Sizlere yepyeni biri olarak sesleniyorum bugün. Profesyonel iş hayatıma geçen hafta itibarı ile Kurumsal Bankacılık Uzman Yardımcısı olarak başladım. Uzun sürecek bir eğitim programının arkasından, başta Napolyon olmak üzere hepimizin çok sevdiği parayla artık daha çok içli dışlı olacak ve parayı yönetmeye çalışacağım.

Geçen birkaç günün ardından benim için hayatın her safhasında büyük önem taşıyan insan ilişkileri ve iletişim eğitimini bugün tamamladık. Özellikle her geçen gün küreselleşen ve sınırların ortadan kalktığı bir dünyada başarıyı yakalamak için insan odaklı düşünmek ve ona göre hareket etmek gerekiyor. Bunun için sizleri biraz düşünmeye davet ediyorum… İlişkilerinizde ne kadar iyisiniz? Dost kazanmada ve insanları etkilemede kendinizi nasıl derecelendiriyorsunuz? Sizi bilemem ama bu konularda kendine çok güvenen birisi olarak bugün bir kez daha düşündüm ve geliştirilmesi gereken çok yönümün olduğunun farkına vardım. Gelin isterseniz ilişkileri geliştirmek için neler yapılması gerektiğine kısaca bir göz atalım:
 

  • Karşınızdakine tenkit etmeden, ayıplamadan ve şikayet etmeden yaklaşın. Dürüstlük ve içtenlikle karşınızdakini takdir etmek büyük bir olgunluk göstergesidir. İnsanları takdir etmekten kaçınmayın.
  • Kullanılan dil ne olursa olsun, kişi için en önemli ve kulağa en tatlı gelen kelime kendi ismidir. Özellikle yeni tanıştığımız veya sık sık görmediğimiz insanlara kendi isimleri ile hitap edelim ki güven ortamı çok daha çabuk oluşsun.
  • İyi bir dinleyici olun. Özellikle bu konuda çok eksiğimiz olduğunu düşünüyorum ben. Dinlermiş gibi yapmak veya seçici dinlemek (sadece duymak istediğimiz kısımları duymak) karşımızdakine yapabileceğimiz en büyük saygısızlıklardandır. Dikkatli dinlemek de çoğu zaman yeterli değildir. Önemli olan empatik dinlemektir. Yani kendimizi konuşanın yerine koyarak, onu anlamaya çalışarak dinlemektir.
  • Karşınızdaki kişiye önyargısız bir şekilde davranın, ona önemli biri olduğunu hissettirin ve bunu içtenlikle yapın.
  • Konuşan kişi ile göz teması kurun. Maalesef bu konuda da genellikle pek başarılı olduğumuz söylenemez.
  • Başkalarının görüşlerine saygı duyun. Asla “yanılıyorsun” demeyin.
  • Hatalıysanız bunu içtenlikle kabul edin. Bizde “keçi inadı” vardır, hatalarımızı kabul etmek pek hoşumuza gitmez. Bu noktada unutmamamız gereken tek şey; hatalarımızı kabul etmemenin kabul etmekten çok daha kötü sonuçlar doğurabileceği gerçeğidir.
  • Endişe sizi yenmeden siz endişeyi yenin. Bizler genel itibarı ile endişelerimizi durmadan dile getirir, yakınır dururuz. Ancak endişelerden kurtulmanın tek yolu kendimizi meşgul etmek, önemsiz şeyler için sızlanmamak, geçmişe takılmadan  geleceğe umutla bakmaktan geçer.
  • İş ve aile hayatında dengeyi kurun. Bu gerçekten içinde bulunduğumuz sistem içerisinde çok zor. Ancak bu denge kurulabilirse inanın huzur ve mutluluk sizin kaderiniz olur.
  • İnsanları takdir edin ve takdir edilin. Bunun için çalışmak, başarılı olmak ve güvenilir birisi olmak gerekmektedir.

Dale Carnegie: “Hiçbir şey takdir görmek kadar insanlara ilham veremez ve onları cesaretlendiremez. Siz ve ben, şu an dile getirdiğimiz cesaretlendirici ve takdir dolu sözleri kısa sürede unuturuz. Fakat sözleri söylediğimiz kişi bu sözleri saklar ve sözleri kendi kendine bir ömür boyu tekrar eder.” diyor. Yine maalesef ki iş dünyasında veya gündelik yaşamda üstler altları takdir ettiklerini düşünürken, altlar da üstlerden takdir edilmediklerini öne sürerler. Bu da gösteriyor ki bu konuda da çok yol kat etmemiz gerekiyor.

İnsana insani değerler çerçevesinde yaklaşmak, saygı, sevgi ve empatik bir bakış açısı ile onlarla iletişim halinde olmak hayatımıza renk katmanın en güzel yoludur. Çünkü yazımın başında da değindiğim üzere “İnsan sosyal bir varlıktır.” Toplumları yücelten ve ilerletenler yine insanlardır. İnsanı her şeyin üstünde görerek, yaratılışımızın asıl gayesini anlamaya çalışarak bu hayatı sürdürmek çok önemli. Bunun için sevgili dostlar, bu yazıyı burada sonlandırırken Mother Teresa’ya kulak verelim ve ilişkilerimiz bir kez daha gözden geçirelim, tatlı dilli, açık fikirli ve insan odaklı olalım.

“Kibar sözler kısa ve söylenmesi kolay olabilir, ancak yankıları sonsuzdur.”

Sevgiyle,

H. Ç.

Bu yazı 984 defa okunmuştur .

Son Yazılar