Kadınlar Günü Masalı
Reklam
Hasan ÖZÜNAL

Hasan ÖZÜNAL

Kadınlar Günü Masalı

08 Mart 2020 - 00:45

 

Kadınlar Günü Masalı

 

Üzüm üzüme baka baka kararır…

Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan…

Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim…

Dahası elbette var…

Toplum halinde yaşayan bireyler olarak da o toplumun yapısına ve kurallarına uyma konusunda daha pek çok atasözü ve deyim sıralayabiliriz.

Bunların toplamına, görgü, anane ve genel olarak da kültür diyoruz. Üstelik tahsil ile ilgisi olmayan kültür.

Bizim nesiller kağnı ile ulaşım sağlanan yapıdan, artık normal bir ulaşım haline gelen uçak ve hızlı tren çağlarına geçişte 4-5 kademeli bir medeniyete şahit olduk.

Artan hayat telaşı ile de kültürel farklılıkları uçurumla ifade edilebilecek yapıdaki ortamlarda da yaşadık…

Anadolu'nun tozlu topraklı çamurlu ortamından, büyük şehirlerin cilalı kaldırımlarındaki asfalt yollarında da ömür sürdük.

Günümüzde artık çığırından çıkmış olan kadın/erkek ilişkilerinde bu ortamlardan çok farklı gözlemler edindik.

Mektep/medrese görmemiş tahsil fukarası bazı toplumlarda oluşan kültür yapısı bizi her zaman etkilemiştir. Sosyal yaşantı, aile yapısı, üretim teknikleri, folklor zenginlikleri gibi kavramların tahsil seviyesi az ama kültür seviyesi çok yüksek toplumlarda mükemmelliğine şahit olduk.

Tahsil üstünlüğü, ekonomik kalkınmışlık ve medeni olarak nitelendirilen bazı ortamlarda ise bunların birer kargaşa ve çelişkiler yumağı olduğuna da şahit olmuşuzdur.

Bir yanda şeriat isteyenlerin, bir yanda komin yaşantısı sevdalıların olduğu ve siyasi yapının belirgin bir ayrışıma tabi tutulduğu yıllarda daha toy aklımızla kapitalizmin nasıl bir canavar olduğunu haykırıyorduk.

Kapitalist üstünlüğe sahip ve adına “gelişmiş” denilen sözde ülkelerin, başta kültür ve hemen akabinde ekonomik emperyalist baskıları daha o yaşlarda düşmanımız olmuş, “kahrolsun kapitalizm, kahrolsun emperyalizm” sloganı en sevdiğimiz slogan haline dönüşmüştü.

Kahrolsun demekle kapitalizm de emperyalizm de kahrolmadı. Geldi ta bağrımıza yerleşti. Beslediğimiz yılan boyumuzu aşıp da bizi yutmaya başladı. Üstelik önceden zerk ettiği zehir ile uyuşmuş beyinlerimiz yutulduğumuzu bile anlayamaz hale geldi.

Ataerkil bir yapıda ve birkaç neslin bir arada yaşadığı geleneksel Türk aile yapısında değil kadına şiddet uygulamak, ters laf etmek fırsatı bile olmazdı. Büyükler küçüklere örnek olmak, küçükler de büyüklere saygı göstermek zorunda idi. Sesler ancak gülünürken eğlenirken neşeli olarak yüksek çıkar, en fazla kızanın, celalleninin davranışı meclisi terk edip hava almak üzere yalnız kalması ile olurdu.

Kadınlar sadece görev ve sorumluluklarını değil haklarını da bilirdi. Bu hak ev idaresi ve evi çekip çevirmekti. Erkek kadının sayesinde hayata geldiğini, kadının sayesinde hayatta kaldığını bilirdi.

Aşklar gizli ama tarifi imkânsız dozlarda olurdu. Sevgi her kelimenin ses tonuna yansırdı.

Maişet tek hedefti. Günlük olan yenir, harcanır ama mutlaka da yarınlar için ambarlarda, dolaplarda, küplerde, sandıklarda, kuşaklarda, olmadı yastık altlarında bir hazırlık yapılır ve bunlar özenle korunurdu.

Bolluk olan senenin mahsulünden ihtiyaç fazlası çarçur edilmez, gelecek için teminat akçesi hükmü ile saklanırdı.

Yarından endişesi olmayanın da geçim sıkıntısı derdi ve gerginliği zaten olmazdı.

Onun içindir ki bir düğün dernek, bayram seyran olmaya görsün, tüm ihtişam ortaya serilir, giyimden binite, yiyecekten ziynete bir hazine görünümü ortaya çıkardı.

Sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da bu hazine insanlardaki tasayı kaygıyı yok eder basit şeyler bile olsa mutlakla keyif ve mutluluk aranırdı.

Kapitalizm geldi, hava karardı, puslandı, kirlendi. Karşı cins de dâhil her şey elde edilebilecek birer emtiaya dönüştü. Nasıl bir makine ufak tefek de bir arıza yapsa tekmeyi yiyorsa kadın ya da erkek de aynı işleme tabi olur hale geldi.

Ah bizim o mahalle baskımız ah…

Herkesin etrafında gördüğü güzellikleri uyguladığı, yanlış yaptığı zaman da yakın çevresinden basit yaptırımlara maruz kalıp, kalıba girmesini sağlayan kültür yapımız…

Kadını cenneti ayakları altında taşıyan bir değer, sebebi varlığının tek mihengi sayan anlayışlar.

Kapitalizme ve emperyalizme feda ettiğimiz pek çok değerimizden en önemlisi olan aile yapımız…  

Dünya Kadınlar Günü imiş. Ne masal şey. Bizim kültür yapımızda dünya kadınlar günü olamaz. Çünkü dünya kadındır zaten.  Dünyadaki insan nüfusu kadın sayesinde vardır ve kadın sayesinde hayattadır…

Bu duygularla başta Anacığım olmak üzere tüm kadınlara saygılar sunarız.

Bu yazı 721 defa okunmuştur .

Son Yazılar