Reklam
Reklam
Reklam
Kara Cuma Akımı
Reklam
Celalettin Aslandağ

Celalettin Aslandağ

Kara Cuma Akımı

28 Kasım 2017 - 15:27 - Güncelleme: 28 Kasım 2017 - 18:02

Son zamanlarda küreselleşen Dünya ile birlikte hayatımıza “Kültür Erozyonu” denilen bir kavram girdi. Nasıl farklı bölgelerin farklı özellikte toprak yapıları var ise, farklı toplumların da farklı kültür yapıları var. Artan iletişim imkanları vesilesiyle küçük bir köy haline dönüşen Dünyamızda, toplumların birbirleri ile olan etkileşim hızları da arttı. Dünyaya egemen olan kültürler diğer toplumlara ticari ürün ve teknolojilerini satarlarken kendi kültürlerini de hızlı bir şekilde ihraç etmeye başladılar.
Hatırlanacağı gibi birkaç yıl önce ABD’de yaşayan insanlar bir kova soğuk suyu kafalarından aşağıya dökmeye başlamışlardı. ABD’de başlayan bu akım bir anda tüm dünyaya yayılmış ve insanlar tam olarak sebebini bilmeseler bile kafalarından aşağıya su dökmeye başlamışlardı. Şimdilerde ise ABD’de birkaç yıl önce başlayan “black friday” (kara cuma) akımı ülkemizde de görülmeye başlandı.
 Hristiyanların kutsal günleri olan şükran gününden sonraki cuma günü, Amerikan firmaları yüksek oranlarda indirim yapıyorlar. Bu akıma kapılan tüketiciler ise ihtiyaçları olmayacak ürünleri bile alabilmek için gece saatlerinden itibaren kuyruklarda beklemeye başlıyorlar.
Fakat “black friday”de ki tezat şurda; tüketicilerin menfaatine olan bir durum için neden “kara” ifadesi kullanılır? İndirim yapan işletmeler daha az kar edecek oldukları için olabilir mi? Çok fazla iyimser oldu değil mi? Pazar günü tatil yapan toplumlar için pazar günü indirim yapılması daha akıllıca değil mi? Yoksa bu işletmeler hristiyan vatandaşlarını düşünüp, pazar günü ibadetlerini yapsınlar alışverişi düşünmesinler şekliyle akletmiş olabilirler mi? İşin içinde ABD varsa bir hinlik olabileceği aşikardır.
Fakat bizi asıl etkileyen “kara cuma” akımının aynı isimle ülkemizde de başlatılması. Müslümanlar için “üzerine güneşin doğduğu en mübarek gün” olan cuma günü için kara ifadesinin kullanılması en hafif ifadeyle üzüntü vericidir. Gerçi milli ve manevi değerlere önem veren bazı işletmelerimiz  “kara cuma” yerine “efsane cuma” “mübarek cuma” gibi ifadeler kullanmışlar ve bu kültür erezyonuna karşı birer fidan dikmeye çalışmışlardır. Belki bazı kişiler bu konuyu abarttığımızı düşünebilirler ama unutmamalıyız ki bu ülkede insanlar doğan çocuklarını Şaban ismini koy(a)mamaktadırlar. İnek Şaban ismiyle özdeşleşen Şaban ismi aslında Allah’ın ayı olan bir hicri ayın adıdır. Bu karektere bu ismin verilmesinde kötü niyet aramamak istesek de aynı karekterin oynadığı filmlerde Recep, Ramazan isimleri de özellikle kullanılmıştır. Bilindiği gibi erozyon hemen birkaç yıl içerisinde etkisini göstermez. Toprağımızın verimli kısmını bize hissettirmeden alıp götürür. Sonra geriye dönüp baktığımızda çorak bir arazi kaldığını görürüz. Ünlü şairimiz Arif Nihat Asya’nın dediği gibi;
Bize bir nazar oldu
Cumamız pazar oldu
Ne olduysa hep bize
Azar azar oldu

Selam ve dua ile.

Bu yazı 724 defa okunmuştur .

Son Yazılar