OKUMA, ZİHİN GELİŞİM, KİTAP VE DÜŞMANLARI
Ali Erkan KAVAKLI

Ali Erkan KAVAKLI

OKUMA, ZİHİN GELİŞİM, KİTAP VE DÜŞMANLARI

20 Ocak 2019 - 17:45

Çanakkale İmam Hatip Lisesi’nde ortaokulları 8. Sınıflarına sınav stresini yenme metotlarını anlattım. Fevkalade verimli bir çalışma oldu. Stresin iki kaynağı vardır:

1.       Bilgisizlik

2.       Tecrübesizlik

Her öğrenci bir deneme yapıp bilmediği konuları tespit etmeli ve sınav gününe kadar eksiklerini tamamlamalı. Her hafta sonu en az bir deneme yapıp hazirana kadar tecrübe kazanmalı.

İnsan yaratılışı iyiyi, güzeli, doğruyu arar. Okumak, anlamak, düşünmek, hakikati bulmak yaratılış gereği insanın vazifesidir.

Öğrencilerle şu bilgileri paylaştım:

“Allah insanı yeryüzü halifesi olacak bir donanımla yaratmış. Çalışın ve yeteneklerinizi geliştirin. Kullanılan el, az kullanılan elden daha güçlüdür. Kullanılmayan yetenek körelir. İnsan beyni öğrenme programlıdır. Göz görme, kulak duyma, ayak yürüme, beyin de öğrenme programlıdır.

Beyin ağırlığı yönünden Hasan ile Hans, Havva ile Eva arasında fark yoktur.

Abraham’ın yaptığını İbrahim de yapabilir; Marya, Meryem’den daha donanımlı değildir.

Beynimiz her bilgi dalı ile ilgili dosya açar; beyin aynı türden bilgileri bir dosyaya kaydeder, aynı konu ile ilgili bilgi geldikçe dosya kalınlaşır, yani zekâ gelişir. Herkes zekâsını geliştirebilir. Öğrenmek en önemli beyin vitaminidir.

Bedenimiz besinlerle beynimiz ilgi, sevgi ve bilgi ile beslenir.

Allah insan beynini yaratmış, beyin vitamini olarak kitap göndermiş.

Bilginin iki kaynağı var:

1.       İndirilen kitap Kur’an.

2.       Yaratılan kitap kâinat.

Fen bilimleri kâinat kitabı incelenerek yazılır.

Dinî ilimler Kur’an incelenerek elde edilir.

İyi bir öğrenci iki kitabı da okur, inceler, anlamaya ve öğrenmeye çalışır. Öğrendikçe de beynine zekâ geliştirici bilgi ve doküman göndermiş olur.

Zekâ geliştirici faaliyetlerde bulunmak sevaptır: Okumak, düşünmek, araştırma ve inceleme yapmak, proje yapmak, aile içinde ve insanlarla sohbet etmek, tabiatı gezmek, gözlemlerle bulunmak, resim yapmak, sportif faaliyetler, sanatsal faaliyetler…

Bu sebeple ilim öğrenmek, hakikati yani Allah’ı hakkıyla tanımaktır.

                Beyindeki her nöron (sinir hücresi) diğer nöronlarla 10.000 bağlantı kurabilir.

Beynimizde yaklaşık 100 milyar nöron var. Beynin dosya açma kabiliyeti 100.000.000.000× 10.000’dir. Bu kapasiteye bilim dilinde deha potansiyeli denir, Kur’an literatüründe bu kapasitedeki insana yeryüzü halifesi denir.

Karnede en fazla 15 ders var. Okulda öğrenciden 15 dosya istenir. LGS’de 6, TYT’de 8, AYT’de 4 dosya lazım.

Her nöron 10.000 dosya açabildiğine göre okulda ve sınavlarda öğrenciden istenen devenin kulağı bile değil. Her öğrenci okulda istenen bilgileri öğrenebilir.

Dosyanın kalınlığına göre öğrenme süresi öğrenciden öğrenciye değişebilir.

Öğrenme metodu da kişiden kişiye değişir.

Öğrenmeyen beyin olmaz. Farklı öğrenme biçimleri vardır.

Çocukluktan itibaren öğrenme ortamında yetişen bir öğrenci, öğrenme imkânları sınırlı bir çevrede yetişen öğrenciye göre daha hızlı öğrenebilir. Sınırlı bilgilerin bulunduğu bir ortamda yetişen öğrenci de bilgi dosyalarını geliştirebilir, zekâsını artırabilir. Daha fazla çalışmaya ve daha fazla süreye ihtiyacı vardır.

Öğrenmeyen beyin olmaz.

Görmeyen göz, duymayan kulak, yürümeyen ayağın olmadığı gibi.

“Yüksek yerlerde hem yılana hem kartala rastlanır. Biri sürünerek, diğeri uçarak gider.”demiş Cenap Şahabettin.

Hiç kimse kendisinden vazgeçmesin. Hiç kimse kendisini değersiz kabul etmesin.

Beyindeki dosyalarının geliştirilmesine göre farklı yetenekler gelişir. Devamlı spor çalışan bir öğrenci, knestetik (vücut) zekâsını geliştirir.

Resim yapan, enstrüman çalan, tezhip yapan sanatsal zekâsını ilerletir.

Fen bilimleri çalışan bir öğrencinin akademik zekâsını gelişir.

Dil, sosyal bilimler, tarih çalışan bir öğrenci sözel ve sosyal zekâsını artırır.

Kur’an okuyan, hadis ezberleyen ve dini bilgiler araştıran öğrencinin ruhsal zekâsı gelişir.

Allah’ı seven; onun yarattığı insanları, yavruları, hayvanları, çiçekleri ve diğer güzellikleri seven duygusal zekâsını geliştirir.

“Gelin tanış olalım

İşi kolay tutalım.

Sevelim, sevilelim;

Bu dünya kimseye kalmaz.” diyen biri duygusal zekâsını geliştirmiş demektir.

Her türlü zekâ geliştirilebilir. Gelişmeyen zekâ olmaz.

Okur, öğrenir, araştırır ve çalışırsak gelişmiş ülke insanları ile yarışabilir hatta onları geçebiliriz.

Başarıyı Allah, çalışana verir.

Öğrencilere program yapma ve programlı çalışma öneriyorum.

Program yapma ve düzenli çalışma sözü alıyorum.  

Öğrencilerden başarılı ve iyi bir insan olmalarını istiyorum. Onlar da söz veriyorlar.

Eğitim, başarı, zekâ gelişimi konferanslarım verimli ve faydalı geçiyor.

                               ***

                Şair-yazar Cahit Zarifoğlu’nun Bir Değirmendir Bu Dünya isimli kitabı etrafında koparılan kıyameti dinledim Çanakkale’de.

Cihat kavramını açıklayan kitap; Eğitim-İşli ve CHP’lilerin hışmına uğramış. Eğitimciler, lise öğrencilerine bu kitabı tavsiye ettiler diye yapmadık çığırtkanlık bırakmamış CHP’liler.

CHP Çanakkale milletvekili, bu kitabı nasıl tavsiye edersiniz diye Milli Eğitim Bakanına soru önergesi verdi.

Bakan Prof. Ziya Selçuk, Zarifoğlu’na ve eserine sahip çıktı, çığırtkanlığa primi vermedi.

                Bir kaşık suda fırtına koparan CHP milletvekilleri ve Eğitim- İş başkanı CİHAT RUHU olmasaydı bu topraklarda onurları ile yaşayabilirler miydi? Cihat ruhu olmasaydı 18 Mart 1915 deniz zaferi kazanır mıydı? Dünyanın en güçlü donanması Boğaz’ın çelik sularına gömülür müydü? Kahraman atalarımız kışın dondurucu soğuğunda o muhteşem zaferi kazanabilirler miydi?

                CHP ve Eğitim-İşliler, kitap okumaya karşı çıkmakla zihinsel, duygusal, ruhsal zekânın gelişmesine karşı çıkıyorlar.

Maneviyatı olmayanın, maddesi bir işe yaramaz. Ruhsuz beden leşten ibarettir.

Bu yazı 681 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar