Reklam
Reklam
Reklam
MÜTHİŞ CÜMLE
Reklam
Ali Erkan KAVAKLI

Ali Erkan KAVAKLI

MÜTHİŞ CÜMLE

02 Eylül 2018 - 12:35

Hedefi ve ideali olan hayatı fırsat biliyor, çalışıp çabalıyor, eser bırakıyor; olmayanlar vakit öldürüyor, yeteneklerini çürütüyor.

            “Başarıya Götüren Yol” kitabım yeni çıkmıştı. Bir radyo programına konuk olmuştum. Programdan sonra yazar Ahmet Şahin ile karşılaştık.

            -Hoca, yolda gelirken seni dinledim. Bir cümle söyledin ki çok müthişti, tebrik ederim.

            -Hocam, bir saat boyunca konuştum, hangi cümleyi çok beğendiniz?

            -Hedefleri olsa kahvehanedekiler orada oturmaz; hedefi olmayanlar, yeteneklerini çürütüyorlar. Bu cümle çok müthiş. İslam dünyası, Avrupalılara geçildi. Kahveler bütün sokak başlarını tutmuş.

Almanya’da kahve yok.

Almanya’da birahaneler, akşam 18.00’den sonra açılır. Adam işini bitirdikten sonra gelip oraya oturur. Bir şeyler içer, sonra evine gider, erkenden yatar.

Bizde sabahtan akşama kadar kahvede oturanlar var ve zaman öldürüyorlar.

            Ahmet Şahin, altmıştan fazla kitabı olan ve eserleri çok okunan bir yazar. Zamanın kıymetini iyi bilir. Bu sebeple çalışmayı yücelten ve tembelliği yeren konuşmamı beğenmiş.

            Hedefi olan çalışır.

            Öğrencilerine hedef gösteren ve ideal veren öğretmen başarılı olur.

            MUTLAKA BÜYÜK HEDEFLER SEÇMELİ

Gençlere büyük hedefler göstermek ve motive edici konuşmalar çok önemli.

Hedefi olan, hedefe ulaşmak için koşarken yükselir ve zirvelere ulaşmanın mutluluğunu tadar.

Her insanın içinde önemli ve büyük işler yapma arzusu vardır. Önemli olan bu arzuyu hayata geçirmek.

Önemli biri olmak, saygı görmek, başarılı olmak her insanın istediği şeyler.

İnsanları önemli kılan yaptıklarıdır.

Bugün Mimar Sinan eserleri ile yaşıyor.

Mehmet Akif, Necip Fazıl, Yahya Kemal, Bediüzzaman, Fuzuli, Yunus Emre, Mevlânâ hatırlanıyorsa arkalarında eser bıraktıkları içindir.

Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey eseri;
Bir eşek göçtü mü ondan da nihâyet semeri."
der Mehmet Akif.

Öğrencileri eser bırakmaya, önemli işler başarmaya teşvik etmeli, öğretmenin birinci görevi budur.

İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif şöyle der:

“Âtiyi (geleceği) karanlık görerek azmi bırakmak;

Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak.

Ey dipdiri meyyit (ölü); iki el bir baş içindir;

Davransana eller de senin, baş da senindir.

Ye’is (ümitsizlik) öyle bir bataktır ki düşme, boğulursun;

Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun.

Herkes gibi dünyada henüz hakk-ı hayatın varken

Hani, herkes gibi azminde sebatın?

Azmiyle ümidiyle yaşar dünyada hep yaşayanlar;

Me’yus olanın (ümitsiz)ruhunu, vicdanını bağlar.

Sahipsiz olan bir memleketin batması haktır;

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!

Feryadı bırak, kendine gel çünkü zaman dar;

Uğraş ki telafi edecek bunca zaman var.

İş bitti, sebatın sonu yok, deme, yılma!

Ey kahraman milletin evladı, sakın ye’se kapılma!”

Kitabımız Kur’an:

“İnanıyorsanız üstünsünüz.” buyurur.

İlk Müslümanlar samimiyetle inandılar, Kur’an’ı okudular, üstün Müslüman olmak için çalıştılar. Bugünkü Müslümanların bir kısmı gayretsiz. Kur’an’ı okumuyor, üstün olmak için çalışmıyorlar.

            Emevî, Endülüs Emevî, Abbasî, Selçuklu, Osmanlı Devleti gibi cihan devletlerini kuranlar, bütün dünyanın gözünü kamaştıran medeniyetler inşa ettiler. Osmanlı dönemi eserleri, bugün de herkesin gözünü kamaştırıyor.

            Süleymaniye Kütüphanesi, bugün de dünyanın en zengin yazma eserler kütüphanesi.

            Atalarımız okumaya, çalışmaya, bilgiye ve dünya ile yarışmaya önem vermişler. Onların torunları olan bizler de dünya ile yarışa girmeli ve yarışı mutlaka kazanmalıyız.

Büyük düşünmeliyiz.

            Büyük işler başarma azmi taşımalıyız.

            Dünya ile yarışma şevk ve heyecanı duymalıyız.

            Alman’ın, Amerikalının,  Japon’un yaptığını biz de yapabiliriz. Kendimize güvenmeliyiz.

Bilim ve teknolojide ileri giden milletlerden hiçbir eksiğimiz yok.

            Milletleri ve fertleri yücelten ve yükselten prensipler her zaman ve her devirde aynıdır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1.      İdeal ve hedef sahibi olma.

2.      Bilim ve teknolojide dünya ile yarışma.

3.      Yükselmek için azim ve inançla çalışma.

Ayaklar altında kalmamak, sömürülmemek, horlanmamak, onurlu bir şekilde yaşamak için çok çalışmaya ve dünya ile yarışmaya mecburuz.

             Netice olarak şunları söylemeliyim:

            Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez.

            Hiçbir mazeret, yapılmayan işin yerini tutmaz.

            Duran, geçilir.

            Durgun sular kurtlanır.

            Büyük işler başarmak için büyük rüyalar görmek, projeler düşünmek, büyük çabalar sarf etmek şarttır.

            Güney Korelinin, Amerikalının, Japon’un yaptığını biz de yapabiliriz. Onların sahip olduğu donanıma biz de sahibiz.

            Büyük hedefler seçmeli, büyük düşünmeli, çok çalışmalıyız.

Bu yazı 732 defa okunmuştur .

Son Yazılar