Reklam
Reklam
Reklam
BEYİN GELİŞİMİ, OKUL ÖNCESİ EĞİTİM, BİLİNÇ VE YARATICI
Reklam
Ali Erkan KAVAKLI

Ali Erkan KAVAKLI

BEYİN GELİŞİMİ, OKUL ÖNCESİ EĞİTİM, BİLİNÇ VE YARATICI

02 Kasım 2018 - 12:22

Yeni doğan bebek, bütün hayatı boyunca kullanacağı 120 milyar sinir hücresine sahip olarak dünyaya gelir. Allah insanı yeryüzü halifesi olacak donanımla dünyaya gönderir. Beyindeki bu değer biçilemez hazine, bebek doğar doğmaz müthiş bir hızla gelişecektir. Başlangıçta sinir hücreleri arasında çok az bağlantı vardır. Doğumdan altı hafta sonra, sinir hücreleri arasında ilk bağlantı kurulur. Sonra sinir hücreleri arasında muazzam bir hızla sinaptik bağlar örülmeye başlar. Bir sene sonunda sinir hücreleri arasındaki ağlar üç katına çıkar.

Zihin gelişimi ilk iki yılda çok hızlıdır. Sinir hücreleri arasında bir yığın ağ örülür. Bu arada arka beyin ile bağlantılar kurulur.

Zaman içinde sinir hücreleri arasındaki bağlantı rekor seviyede çoğalır. Bazen dakikada 580 bin bağ oluşturulur. Sinir hücreleri arasında ağlar örülmeye ergenlik çağına kadar hızla devam eder. Çocuk öğrenmek için bu ağları kullanır.

Beyindeki sinir hücreleri, uyarılar ve heyecanlarla hareket eder. Uyarılar gelmezse sinir hücreleri harekete geçmez. Yeni uyarı ve bilgiler, sinir hücrelerini faaliyete geçirir, ya hücreler arasında yeni bağlantılar kurulur ya da eski bağlantılar işlek hâle gelir. Böylece beyin fonksiyonel bir şekilde yapılanır.

Beynin mükemmel gelişmesi içinse duygusal dokunmalar gereklidir. Sevdiği ve tanıdığı bir eğitimci veya anne-baba konuşuyorsa çocuk kelimeleri daha hızlı öğrenir. Onlardan duyduğu kelimeleri zihnine nakış gibi işler.

“Küçük çocuk, günde on kelime öğrenir.” diyor gelişim psikologları.(1)

Allah beyni öğrenme programlı yaratmış. Bir litre su, 110 gr. protein, 150 gr yağ, 15 gram şeker, 10 gr yağ, öğrenmeyi, düşünmeyi, fikir üretmeyi, fikirlerini hayata geçirmeyi nasıl ve kimden öğreniyor? Her şeyi kuşatan ve her şeyi programlayan Yüce Mevla var. Nasıl ota karpuz yapma sanatını, oduna üzüm üretme becerisini, çalıya gül kokusunu veriyorsa proteinlere de okuma, öğrenme, düşünme, hayatı ve yaratıcıyı anlama bilinci vermiş.

Amerika’da Washington Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çocuklar kelimeleri güvendikleri birinden duyunca kulak kesildiğini, aynı kelimeleri videodan işitince ilgi göstermediklerini ortaya koydu.(2)

Sinir hücreleri arasında örülen sinaptik bağlardan kullanılmayanlar zaman içinde iptal edilir. Mermer bir heykelden fazlalıkların atılması gibi.

Beyin yeni bilgilerle gelişir. Zamanla beyin ağları ya ustaca geliştirilir ve korunur ya da kaba ve işlevsiz kalır. Beyin geliştirmek, ancak öğrenmek suretiyle olur. Öğrenme olmazsa sinir hücreleri uyarılmaz ve sinir hücreleri arasında oluşturulan ağlar kullanılmaz, hantallaşır.

Beyne aşırı yükleme olmaması için, beyin eleme yapar. Küçük çocuklar, hızla konuşmayı öğrenir çünkü beyin kullanabileceğini alır. Geriye kalanı atılır. Beyin basit bir metotla eleme yapar. Önce en kolay olanı alır, sonra zor olanı. Kısa kelimeler, iki kelimelik cümleler, uzun cümleler...

Sıfır yaşından itibaren öğrenmek hücreler arasında bilgi ağları kurulmasına yol açar ve bilgi arttıkça ağlar güçlenir, gelişir, zekâ artar.

Allah beyni öğrenme programlı yaratmış ve kitap göndermiş, okumayı emretmiş. Bilgi beyin vitaminidir. Beyin okudukça, sorup öğrendikçe, düşündükçe, kıyasladıkça, araştırdıkça, proje geliştirdikçe, gördükçe, yeni bilgilerle gelişir. Görmek, duymak, dokunmak, tadmak, sezmek, hissetmek beynin veri kaynağıdır.

Beyin hücreleri hayat sahibidir. Proteinler, su, tuz, şeker, yağ hayat sahibi değildir. Cansız varlıklara hayat veren, onlardan beyin yaratıp hizmetimize sunan Rabbimizi ne kadar şükretsek az. Bilgisayar ve cep telefonu insan beyni olmazsa kullanılamaz.

Cep telefonu ve bilgisayarı yapan, programlayan mühendisler var.

Ciplere bilgi depolayan mühendiseler hayran oluyoruz; et, süt, yağ gibi maddelerden yapılan proteinlere bilgi depolayan sanatkâra hayranlık duymamak mümkün mü?

Prof. Makram, proteinlerden nöron yapmak istedi fakat proteinleri canlandırıp şuurlandıramadı. Beynimizdeki hücrelerin becerilerini onlara yükleyemedi.

Prof. Stuat Hameroff, beyne bilinç kazandıran mikrotübül icat etmek istedi; Hameroff ve ekibi üç ay çalıştılar. Her nöronun içinde bulunan 100 milyon mikrotübül benzeri bir varlığı icat edemediler, onlar da maddeyi canlandıramadılar.

Prof. Hameroff cansız varlıkları canlandıran ve ona bilinçli olma özelliği veren sanatkârı kabul ettiğini ilan etti. Şöyle diyor:

“Mistik inanca göre ruh, maddeye hükmeder. Maddecilere göre madde ruhu yaratır. Bana göre bu açıklamalar yetersiz. Tek Allah inancı gerçek çözümdür. Beyinde sadece madde söz konusu değil, maddenin ötesinde icraat var.

Mikrotübül âlemin söz konusu olduğunda atomdan 25 defa daha küçük bir dünyadaki büyük düzenden söz ediyoruz. Burada madde bitiyor. Çok başka bir dünya söz konusu. Ben buna zaman-mekân geometrisi diyorum. Hindular Brahman diyorlar. Siz ne isterseniz söyleyebilirsiniz. Bâkî olan varlık, hem ruhu hem maddeyi yarattı ve varlığın temelini attı.

Kuantum fizikçisi olarak maneviyat ve bilinci ciddiye almak zorundayız. Maneviyattan ne anladığıma gelince şu üç şeyin altını çizmek isterim:

Birincisi, canlılarla kâinatın bütünü arasında bir bağlantı var. Kuantum bağlantısı fenomeni dolayısıyla bu bağlantının mümkün olduğunu ortaya koydum. Parçacıkların birbiriyle mekân ve zaman normal sırını aşan çok sıkı bağlantı kurma yeteneği var.

İkincisi; zaman- mekân geometrisinin dayandığı temelde bizim irademize etki eden İlahi iradenin sevki yani evrensel bilgelik söz konusu.

Üçüncü olarak bedenimizin dışında ölümden sonra bilincin varlığını devam ettirme söz konusu yani ruhun ebediliği mevzubahis.” (3)

Netice:

1. Öğrenmek beyni geliştirir.

2. Çocuk en iyi, anne ve babadan öğrenir.

3. Çocuk sevdiği öğretmenden daha iyi öğrenir.

4. Çocuk kendi kendine yaparak, oynayarak da öğrenir. Yaparak öğrenme, en etkili öğrenme biçimidir.

5. Çocuk merak eder ve sorar. Böyle anlar değerlendirilmeli çünkü çocuk öğrenmeye motive olmuştur.

Dipnot:

(1) Focus, 14.06.2004.

(2) Der Spiegel, 20.10.2003, s. 204; Beyin Gücünü Etkili Kullanma Sanatı, Prof. Sefa Saygılı, Ali Erkan Kavaklı, Ensar, s.19-22

(3) Dehanı Keşfet Zekânı ve Hafızanı Geliştir, Prof. Sefa Saygılı, Ali Erkan Kavaklı, Dr. Ali Akben, Hayat, s.110-112. 

Bu yazı 278 defa okunmuştur .

Son Yazılar