Reklam
Reklam
Reklam

Yalan… 

Hem de Andersen’in masallarındaki kibritçi kızın kibritleri kadar bile kifayeti yok artık her 28 Şubat arifesi unutmadık martavallarımızın.

27 Şubat 2019 - 12:36
Reklam

KAÇ ŞUBAT DAHA UNUTMADIK DİYE YALAN SÖYLEYECEĞİZ
Yalan… 
Hem de Andersen’in masallarındaki kibritçi kızın kibritleri kadar bile kifayeti yok artık her 28 Şubat arifesi unutmadık martavallarımızın. O kadar ki dilinizin ucunda çiğ tanesi olup eridi eriyecek haldeki sözlerimiz aklımıza yatsa gönlümüz kabullenmiyor, içimize sinse de mantığımız almıyor. Sözüm meclisten dışarı. O yıllarda hayalleri karartılıp işinden, eşinden ve aşında edilen on binlerce mütedeyyin insanı bir kenara bırakıyorum ki onlar isteseler de unutamayacaklar 28 Şubat 1997 tarihini. Oysa beri taraftaki milyonlar, Sincan’da 20 tank ve 15 zırhlı aracın yürütüldüğü o korkulu anların üzerinden çok değil daha 22 yıl geçmemişken unuttu/unuttuk her bir şeyi.

Bal gibi de unuttuk Merve Kavakçı’nın dünyanın gözü önünde yaka paça evinden alınmaya çalışılışını. Unuttuk, Erbakan hocamızı çoktan unuttuk.  Sonra da Erbakan Hocamıza Genel Kurmay Başkanlığı ziyareti sırasında omuz atan subayı. Dahası pezevenk diyerek haddini aşan subayı, masasına rakı isteyen subayı da… Çoğu öğretmenin, akademisyenin ve dindar insanın başına örülen çorapları daha on yıl olmadan eleyip lüks eleğimizi de asmıştık şaşalı evlerimizin çatı katına. Hiç aklımıza bile getirmedik, hafta sonları konfor abidesi arabamızla sere serpe piknik yaptığımız ağaçların arasında mangal dişlerken Salih Mirzabeyoğlu’nun mahpus damında kan revan içinde bırakılan yüzünü.

Geleceği üniversite kapılarında başörtüsü yüzünden turnikelere sıkıştırılan kızlarımızın o yürek burkan hallerini de çoktan unuttuk. Hem öyle unuttuk ki o günlerde daha yirmisine yeni basmışken birkaç yılda otuzuna girmişçesine yaşlanmışlığı yüzlerine yuva kuran  kızlarımızın davası davamız diyen kadınlarımız vardı. O kadınlarımız ki şimdilerde bütün dertleri bir işe girip çalışmak, bir araba sahibi olmak, para dolusu cüzdanlarını rengarenk kıyafetleri ve süsleri için boşaltmak oldu. O yıllarda kundakta bebek olan evlatları da şimdilerde lüksün, şaşanın ve ellerini kirleten sigara kokusunu pahalı kremlerle gidermenin derdinde artık. Şubat soğuğunda polislerin zoruyla kapı önüne bırakılışın resmini veren pardösülü kadınlarımızın bebekleri şimdilerde koskoca kız oldular. O kızları ki gayrı Şubat mart demeksizin camdan ekranlara boy boy resimlerini ifşa etmekteler.

Kapatılmasın diyerek o yıllarda günlerce feryadı figan etmişsek de şimdilerde bizim dediğimiz kimi hoca ve öğretmen, nöbet/ders/makam/kurs/ücret sevdasıyla yanıp tutuştukları gün İmam Hatip okullarını unuttuk. Bir de Kuran Kurslarıma dokunma deyişimiz geliyor aklıma. Şimdi ek ders almaksızın iki satır Kuran öğretmeyen binlerce cami görevlisinin daha cami boşalmadan camiyi terk edip inşaatlara, iş takibine koşturduğu gün Kuran Kurslarını unuttuk. Hem 28 Şubat ne ki tam yirmi iki yıl geçmiş aradan. Daha üç beş yıl evveline kadar yere göğe sığdıramadıkları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, sırf keyiflerinden ve lüks hayatlarından az da olsa ödün verecek oluşları yüzünden bir kalem de silip atanların 28 Şubat’ı unutmaması ne mümkün…

Hepsi bir yana bütün planların Erbakan Hocamızın alaşağı edilmesi üzerine kurulduğu gerçeğini bilmelerine ve de her fırsatta bunu dillendirmelerine karşın güya milli görüş gömleğini giyen bir tek biz varız diyenlere ne demeli. Dün Hocamızı her fırsatta taciz edenlerin, masa başında soğuk terler döktürenlerin değirmenine su taşıyanlar kendileri olmadılar mı? Söz de ittifak edip hocamızın bir numaralı düşmanlarınca milli görüş gömlekleri kırış kırış edilenler kimlerdi sahiden? Olmayacak şeye amin diyerek geçmişi bir kalemde silen bu kardeşlerimizin 28 Şubat’ı unuttuğu yerde benim senin hülasa bizlerin unutmuş olmasını çok görmemek gerek, öyle ya.

Ezcümle…
Bir yılda 28 sayfa Kuran okumayanların, Allah rızası için 28 lirasını harcayamayanların, Mısır’da fidan gibi çocuklar 28 saniye demeden asılırken televizyon başında kaykılanların, hesap gününü düşünmekten çok maaş gününü hesaplar hale gelenlerin, evladına değil 28 Şubat’ın ne olduğunu saatlerce anlatmak, 28 dakika bile vakit ayırmayanların, yaşı 50 olduğu halde 28 görünmeye çalışanların, içtiği sigarası değil 8 lira 28 lira da olsa gözünü kırpmadan harcayacak kadar keyif ehli olduğu bir ülkede 28 Şubatı kim unutmayası hele kim hatırlayası…
 

Bu haber 725 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Altuner Teknik Servis
Altuner Teknik Servis
SÜREK AVLARI
SÜREK AVLARI