|
SON DAKİKA
Heykeli Dikilen Çöpçü
Minikler Mevlana Dedelerini Çizdiler
Kermes Açılışına Yoğun İlgi
Belediye Yılların İhmalini Telafi Etti
Arı Kolonilerinde Kışa Hazırlık
Hasip Turan hasipturan@larende.com
Modern teknik arıcılıkta sonbaharda yapılan bakım ve beslemeler bir sonraki yılın kolonilerinin yaşamasının en önemli şartlarındandır.
Arı kolonilerinde kış kayıplarını azaltmak tamamen sonbahar bakımları ile alakalıdır. Bal hasadı yapıldıktan sonra kolonilerde sonbahar bakımı ve kışa hazırlık işlemleri başlar. Arılar kendi doğal döngüsü çerçevesinde kendilerini doğadan gelen bal, polen durumuna paralel olarak, ekolojik şartlara göre kendi yaşam durumlarını belirlerler. Bizler kolonilerden bal ve diğer arı ürünlerini alarak aslında onların doğal döngüsünü değiştirmekteyiz, arıların insanlara sağladığı arı ürünlerinin faydaları karşılığında, en azından bizlerde bunun karşılığı olan işlemleri yaparak arıların daha uzun yaşamasına katkıda bulunmalıyız. Kışı en az arı kaybı ile atlatabilmek ve bahar sezonuna sağlıklı ve güçlü kolonilerle çıkmak için; her kolonide ana arının varlığı ve yaşı, kondüsyon durumu, kolonin bal miktarı, hastalık ve zararlılar ile ilgili tespitler koloni kartlarına işlenerek değerlendirme yapılmalıdır. Ana Arının Yenilenmesi: Bal hasadı yapıldıktan sonra, yıl boyunca yumurtlayarak yıpranmış olan ana arılar değiştirilir. Gezgin arıcılık yapan arıcılar yıl içinde birkaç farklı bölgeye arılarını götürmeleri sonucu ana arıların yumurta bırakma yetenekleri ve sperm kesesindeki sperm sayıları azalır, bu sebepten dolayı gezgin arıcılar daha yüksek verim alabilmek için her yıl ana arı yenilemelidirler. Sabit arıcılar ise iki yılda bir ana arı yenilemeleri gerekmektedir. Her yıl ana arı yenileyen arıcıların daha iyi verimli arıcılık yaptıkları gözlenmektedir.Yaşlı ve verimsiz ana arılar; verimli, genç, ırk özelliği bilinen ana arılar ile değiştirilmelidir. Uygulama kovan kondüsyonu dikkate alınmak suretiyle tekniğine uygun şekilde yapılmalıdır. Ana arı yenilemede yeni ana arıya, yeni kuşak işçi arı üretecek kadar zaman aralığı tanınmalıdır. Böylece kolonilerin kışa güvenle girmesi; ilkbaharda ana arı kaybı ya da bal sezonun da oğul verme eğilimi daha az olur. Bu işlem arıcılık ta çok önemlidir Koloninin Bal İhtiyacının Bırakılması: Her koloninin kışı rahat geçirebilmesi için kovanda yeterli miktarda bal bulunması gerekmektedir. Konaklanan yöre neresi olursa olsun, kovanda bulunması gereken bal, her çerçeve arı için bir çerçeve baldır. Arılarla kaplı her çerçevede en az 2 kg bal bulunmalıdır. Bu balların, arının salkımı kuracağı, çerçevenin orta alt bölümü olan alanın dışında, tamamının sırlı olması gerekir. Kışın arılar tarafından kolonilerde, arıların salkımda olduğu zamanlarda salkım ısısı ayarlanır. Ancak salkım dışında kalan kovan içi ısısı arılar tarafından ayarlanmaz. Açık balla kışlatılan kolonilerde oluşan rutubet açık petek gözlerindeki bal tarafından absorbe olur. Balda su oranı yükseleceği için ekşime başlar. Bu durumda arıların beslenmesinde olumsuz meydan getirir. Ayrıca kovanda 1-2 adet polenle dolu çerçeve bulunması, arıların erken gelişmelerinde oldukça yararlıdır. Arıların uçuş yapmadığı, ancak yavru gelişiminin devam ettiği erken ilkbaharda bu polenli ve ballı çerçeveler koloni gelişmesinde sürekliliği sağlar. Balı yiyen arılar salkım dışı sıcaklığını 17 derece civarında tutar. Bu ısı yavrusuz dönemde arıların kışlaması için yeterlidir. İşçi arılar bal yemek suretiyle salkım ısısını korurlar. Arıların kış süresince yiyeceği balın çiçek kaynaklı olması önemlidir. Petek gözünde granüle olan ayçiçeği, pamuk kaynaklı balları kışlama da kullanmak tercih edilmemektedir. Sonbahar Beslemesi: Arının tüm balını alıp arıya şurup vermek suretiyle kışlık bal stokları sağlamak yöntemi doğru bir uygulama değildir. Kolonilerde yeterli balın bırakılması kesinlikle sağlanmalıdır.Sonbahar da yapılacak şuruplamalar da kullanılan şeker, kovan başına toplam 1-2 lt civarında olmalı ve bu uygulama 2 gün ara ile 5-6 defada yapılmalıdır. Şurupla besleme, arıların polen getirdiği ve uçuş yaptığı zamanlarda uygulanmalıdır. Sonbaharda arıya verilecek şurup 2 birim şeker 1 birim su dan yapılmalıdır. Sonbaharda arı yemi açısından geç sonbaharda şurup kesilip arı keki verilmelidir. Arının çiçekten almış olduğu bal özünün yarısına yakınını da su teşkil etmektedir. Arı kendi stoğunda bulunan balı kullanırken sulandırıp yer, doğadan topladığı bal özünü depolarken inverte eder ve su oranın %17’nin altına indirir ve bal halinde peteklere depolar, üzerlerini sırlar. Aşırı beslemede şekeri bala çevirmek için işçi arılar invertase enzimini kullanır. Bu enzim işçi arıların kitin tabakasının altında bulunan yağ-protein stokları kullanılarak elde edilir. Doğadan polen gelmiyorsa enzim yapımını sürdüremez, dolayısıyla işçi arılar çok kısa zamanda yaşlanır, yıpranır. Böyle bir uygulama yapıldığında şekeri bala çevirmekten yorulan arılar kış süresince sağlıklı kalamaz ve ölürler. Doğadan yeterli polen gelmiyorsa polenli kek, süt tozu veya arı vitamini ile kek karışımları hazırlanmalıdır. İlkbaharda yeni işçi arılar çıkacağı için bu yöntemle beslemede süreklilik sağlanabilir.Arılarda beslenme fizyolojisini bilmeyen ya da önemsemeyen arıcılarında arılarında kış ölümleri fazla olmaktadır. Arıların en iyi besini, kendi yaptığı bal, ve doğadan topladığı polendir. Kuluçkalık tan hiç bal alınmamalıdır. Sonbaharda Koloni Bakımı: Bir kolonin, ana arısı, 15-20 bin genç işçi arısı ve kovanda yeterli bal bulunursa dengeli bir kışlama yapabilir, işçi arılar genç değillerse kış süresince ömrü dolanlar ölür ve koloni de çok fazla ergin arı kaybı meydana gelir. Kış salkımını oluşturacak sayıda işçi arı mevcudu yoksa bu koloniler kış şartlarına dayanamazlar, ilkbahara ulaşmış olsalar bile yeterli gelişimi olamaz ve kötü hava koşullarında ölürler. Arıların uçuş yapmadığı zaman diliminde kovan kontrolü yapılmamalı çünkü sonbahar da arılar çerçeveler arasında propolis bağlantıları yapar, olası kontrolde bu bağlantılar kopar, arılar kendini toparlayamaz. Bu kontrollerin mutlaka aktif dönem de yapılması gerekir.Yeterli kondüsyona sahip olmayan koloniler birleştirilmeli, zayıflık nedeniyle kışın ölecek iki koloni yerine güçlendirilmiş bir koloni kışa hazırlanmalı, zayıf kolonilerden birisinin ana arısı alınmak suretiyle birleştirme yapılmalıdır. İyi bir sonbahar hazırlığı yapılmalı, 7 çerçeveyi doldurulan arı mevcudu ile koloni kışlatmaya alınmalıdır. Kovandaki boş gereksiz çerçeveler alınarak koloniler bölme tahtasıyla çok iyi sıkıştırılmalı ve kovanlar kalın kovan örtü bezleri ile sarılmalıdır. Hastalık Kontrolü ve Varroa İle Mücadele: Bir kolonide hastalık şüphesi varsa örnek alınarak kesin teşhis yaptırılmalı, buna göre ilaçlı mücadele ye gidilmelidir. Gelişigüzel ilaçlar kullanmak bal mumunda ve arının yiyeceği balda birikme yapacak, bu durum da bal satışında olumsuzluk yaratacaktır. Tedavi de kullanılan ilaçlar reçetesine göre uygulanırsa sonuç alınır.Varroa ile ilgili yapılması gereken mücadele oldukça önemlidir.Yaz aylarında arılarda popülasyon artışı olur. Buna paralel olarak varroa paraziti de çoğalır. Bal hasadı yapıldıktan sonra kovanda yaşlı işçi arıların ölmesi ile kondüsyon azalmaya başlar.Varroa parazitinin ölüm oranı daha az olduğundan kovandaki işçi arı miktarı 60.000 işçi arıdan, 20.000 arıya düştüğünde varroalar 20.000 arı üzerinde yoğunlaşmış olur. Bu dönemde mücadele yapmak gerekir. Eğer mücadele yapılmazsa kışa girecek genç kuşak işçi arılar varroa parazitinin tahribatına uğrar; güçsüz işçi arılar ile koloni kışa girerse kışlama sağlıklı olmaz. Bunu önlemek için; a) Arının ve varroanın biyolojisi hakkında yeterli bilgi edinmek gerekmektedir. Varroa çoğalmasını petek gözlerinde arı larvalarından beslenmek suretiyle yapar. Ergin varroalardan bir kısmı da arının kanından emgi yapmak suretiyle beslenir. b) Mücadele zamanını iyi seçmek, koloni de yavru ve bal varken mücadeleyi yapmamak gerekir. Yavrunun en az olduğu zamanlarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafında ruhsat verilmiş ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. c) Mücadele için uygun ilaçları seçmek, bilinçli ilaçlama yapmak ve varroa mücadelesinde % 90’ın üzerinde etkiye sahip ilaçları kullanmak suretiyle etkili sonuç alınabilir. Kovandaki varroa yoğunluğu % 1 in altına düşürülmelidir. Varroa ile mücadelede kullanılan ilaçlar arıyı öldürmeyecek, bal ve balmumunda kalıntı bırakmayacak, ana arıya zarar vermeyecek ve varroa parazitini öldürecek yapıda olmalıdır. Kışlatma Yerinin Seçilmesi: Arılar hava sıcaklık 14 c altına indiğinde uçuş yapamazlar, 12 C ısıda ise salkıma geçerler. Arıların yerleştirileceği yerlere nakli, sıcaklık çok düşmeden önce yapılmalıdır. Soğuk bölgeden sıcak bölgeye arıları nakledebiliriz. Ancak sıcak bölgeden soğuk bölgeye arı naklini kış döneminde kesinlikle yapmamak gerekir. Kışlatma, bölgelere göre değişmekle birlikte yer seçimi kadar, arının ırkı, kovan tipi, arılığın düzenlenmesi de önemlidir. Kovanların konulduğu yerler güney ve güney doğuya bakan taban suyu düşük,yerden 20-30 cm yüksek, göl ve ana yoldan uzak olmalıdır. Saçak altları, ağaç dipleri, soğuk ve gölgeli yerler seçilmemelidir. Arının Irk Özelliği ve Kışlatmada Kovanın Önemi: Kovanın yerleştirilmesi öne doğru hafif % 10 eğimli olmalıdır. Arılı çerçeve sayısına göre uçuş deliği açıklılığının her çerçeve arı için 1 cm olması uygundur. Kovan içinde üzerinde arı olmayan petekler alınmalı, boşluklar doldurulmalıdır. Uçuş deliğinin daraltılması, arıların aktif olduğu zamanlarda yapılmalıdır. Kovanda rutubet yapıcı etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Arılar kış döneminde havalandırma yapamazlar, çıkan karbondioksit gazının kolayca dışarı çıkması gerekir. Bu sebeple kovanda havalandırma deliği bulunmalıdır.Her yörenin, doğal şartlarına uyum sağlamış arıları vardır. Bunu kışlatma bölgesinde mutlaka dikkate almak gerekir. Aksi halde olumsuz sonuçlara katlanmak durumunda kalınır. Örneğin, Muğla genotipi arıyı, kışı uzun geçen yörelerde kışlatamazsınız. Bu kolonileri kendi iklim kuşağında kışlatmak, kış dönemi için en uygun olanıdır. Bu makale 4556 kez okundu Yükleniyor...
|
![]() ![]() ![]() |