|
SON DAKİKA
Minikler Mevlana Dedelerini Çizdiler
Kermes Açılışına Yoğun İlgi
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Hoş Geldin Ey On Bir Ayın Sultanı!
Ömer Lütfi Ersöz omerersoz@larende.com
Ramazan, yanmak manasına olup bu aya bu ismin verilmesine sebep Ramazan’da Allah-u Teala'nın kullarının içlerinin açlık ve susuzluktan yanması, bunun karşılığı olarak günahlarının yanması ve gönüllerinin kötü işlerden temizlenmesi manası murat olunur. Oruç, namaz gibi bedeni ibadetlerden başka zekat ve hususiyle fitre gibi mali ibadetlerin de bu ayda yoğun olarak yapılması sebebiyle içtimai yardım ayı demek de gerçekten anlamlı olur. Cenab-ı Allah (c.c.) âyet-i kerimesinde: "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size sayılı günlerde farz kılındı, içinizde hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır. Ramazan ayı ki onda Kuran, İnsanlara yol göstererek yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun, hasta veya yolculukla kalan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.Bütün bunlar,sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık,Allah’ı tazim etmeniz,şükretmeniz içindir." buyurulmuştur. (Bakara Suresi Ayet :183,184,185) Ramazan’da bu ümmete Kur’an, oruç ve çok rahmet verilmiştir. Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s..) Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde: "Ramazan'ın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azâd olmaktır." buyurmuştur. Bizler bu ayın önemini idrak ederek, Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine nail olup, cehennemden azad olmaya çalışmalıyız. Geçen Ramazan'dan bu Ramazan’a kadar ki bir sene içinde Allah-u Teala'nın rızasına uygun acaba ne yaptık? Ne gibi kıymetli emirleri yapmayıp bıraktık? Yahut hangi haramları işledik? Her geçen gün, hayat defterimizden bir yaprağın kapanması demektir. Dünya ticaretinde her tüccar sene sonunda o senin gelir ve giderini, kârını ve zararını gösteren bir bilanço tanzim eder. Kazandıysa kârı artırmak, zarar ettiyse bunun sebeplerini gidermenin yolunu araştırır. Buna göre yeni sene için bir program hazırlar. Haklı olarak gerekli önlemleri alan bir tüccar gibi, bizlerde manevî kirlerden arınmak için gerekli önlemleri almalıyız. Allah (c.c.) ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in emrettiklerini yapıp, yasaklarından kaçınarak manevî bilançomuzu kârlı hale getirmeliyiz. Âhiret ticaretimizin muvazenesi için de sene başı Ramazan’ın ilk günleridir. İyice düşünüp Rabbimizi sena ederek kulluk görevimizi yaparsak öylece devam ederiz. Kusurlarımızdan dolayı tövbe etmeliyiz. Bu mübarek ayı ganimet bilerek gaflet uykusundan uyanmalıyız. Bir senenin günahları ile kirlenmiş kalplerimizi bol bol tövbe ve istiğfar ederek Rabbimizin rahmeti ile yıkamaya çalışmalıyız. İftar sofrasının başında geçirdiğimiz dakikalardaki mağfiret dileklerimiz muhakkak kabul olur. Sahur sofrası da böyledir. Böylelikle arınmış kalplerle yapacağımız ibadetler de Rabbimizin katında kabul olur. Şu fani dünyanın mahkemelerinde muhakeme olunurken insanlar nasıl heyecanlar geçirirler. Bunları düşünmeliyiz ki mahkeme-i kübra da hesaba çekildiğimiz de sıkıntı duymamamız için imtihanda olduğumuz bu dünya hayatımızı iyi,güzel yaşayalım ve kurtuluşa erebilelim. Bazı imtihan ve teftişlerde ter döken bir çok insan vardır. Ya Allah-u Teala'nın huzurunda muhakeme olmak, hesap vermek ne kadar güçtür, işte bu dehşetli günü dünyada çok düşünerek ona göre davranmak icap eder. Bu yüksek düşünce en yüksek bir ibadettir. Mahkeme-i kübranın çok zorlu hesap ve cezalarından kurtulmak, dünyadaki kulluk imtihanını kazanmakla olur. Yaptığımız ibadetler hep bizim içindir. Cenab-ı Hakk’ın yapacağımız ibadetlere kesinlikle ihtiyacı yoktur. Rahmeti çok olan Rabbimiz yapacağımız ibadetleri bahane ederek biz kullarını bağışlamak ve rahmetine gark etmek İstiyor. Bunun için namaz, oruç gibi emirler vermiştir. Oruç Mevla ile kul arasında gizli kalan bir ibadet olduğundan çok kıymetlidir. Onun içindir ki Oruç' un ecri kat kat fazlası ile verilecektir. Ramazan ayı gelince içinde bir sevinç duymayan kimse ruhen hastadır. Biz Müminler Ramazan’dan kana kan zevk alıp, manevî hazzımızı artırmalıyız. Bu dini neşeden uzak kalan gönüllere Cenab-ı Hakk’tan hidayet dileriz. Cengiz Numanoğlu Üstad’ın bu konudaki şiirini aktararak yazıma son vermek istiyorum.: HOŞ GELDİN.. EY ON BİR AYIN SULTANI Dünya arzuları, kuşattı beni, Cenab-ı Allah (c.c.), bu Ramazan-ı Şerif’i İslam Aleminin birlik ve beraberliğine, uyanışına vesile kılsın. Ümmet-i Muhammedi Ramazan Ayı hürmetine af edip, bağışlanan kullarının zümresine ilhak eylesin!..Sıhhat ve âfiyetler dilerim.
Bu makale 1025 kez okundu Yükleniyor...
|
![]() ![]() ![]() |