larende

karaman haberleri

  • BIST 75.929
  • Altın 129,650
  • Dolar 3,4399
  • Euro 3,6520
  • Karaman 1 °C
  • Konya -2 °C
  • Ankara -2 °C
  • Antalya 12 °C
  • İçel 14 °C

Peygamberimiz (Sav) ve Çocuk (5)

Mustafa BİLGİN

Çocuklara Gösterdiği Hoşgörüsü

Çocuk eğitiminin temeli; sevgi, saygı, şefkat ve hoşgörüdür. Çocuklarımıza daha küçüktür anlamaz diye, lütfen saygımızı eksik etmeyelim. Çocuklar çoğu zaman hata yaparlar, fakat yaptıkları hatanın farkında olmayabilirler. Çocukların hata yapması gayet doğaldır. Büyükler bile hata yapmaktadır. Özellikle çocukların yaptıkları hatalara karşı hoşgörülü ve affedici olmak, görmezden gelivermek, iyi karşılamak, hoş görüvermek gerekir. Yaptıkları hatalar karşısında vereceğimiz tepki çocuğun kendisine değil, davranışına olmalıdır. Yaptıkları bir hatalı davranış karşısında da asla sevgimizi eksik etmemeliyiz. Bazı davranışların kazandırılmasında ve hataların düzeltilmesinde sevgi ve hoşgörü daha etkili olacaktır. 

Çocuklarımızın hata yaptığı durumlarda onları anlayabilmek önemlidir. Çocukları anlayabilmek için onları dinlemek ve dünyalarına girebilmek gerekir. Onların apayrı bir dünyaları vardır. Bulundukları yaşa göre, sahip oldukları bir takım duygular ve özellikler vardır. Bu durumda yapılması gereken onları çok iyi tanıyıp, onların düşünce ve duygularının önemsenmesidir. Birçok anne baba çocuğun davranışlarını anlayamadıklarını söylerler, ama anlamak için onları hiç dinlemezler. Peygamberimiz (sav) çocuklara, yaptıkları hatalar karşısında her zaman hoşgörü ile yaklaşmış, ilgi göstermiş, onları dinlemiştir. Her zaman "Yavrucuğum..." gibi sıcak ifadeler kullanmıştır. Asla kötü kötü söz söylememiş ve kötü davranmamıştır.

Anne babalar olarak bizler çocuklarımızın eğitiminden, birinci derecede sorumluyuz. Onun için bizler sevdirmek, nefret ettirmemek, kolaylaştırmak zorundayız. Peygamberimiz (sav), bize sevdirmeyi ve kolaylaştırmayı tavsiye etmektedir.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da Allah’ü Teala’nın ‘’Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin, müminler için sende en mükemmel bir örnek vardır’’ dediği Peygamberimiz (sav) bizlere hayatının her safhasında, her bakımdan müstesna bir güzellik ve mükemmellik sergilemiştir.

 Hz. Aişe (r.a.), Peygamberimiz (sav)’in şöyle dediğini nakleder:

“Şüphesiz ki Allah çok hoşgörülü ve yumuşaktır, her işte yumuşaklığı sever.”

Peygamberimiz (Sav)’in Hayatından Çocuklarla İlgili Hoşgörü Örnekleri

Peygamberimiz(sav)’e on yıl gibi, uzun bir süre hizmet eden Enes (r.a) şöyle anlatır: ‘’Peygamberimiz (sav)'e on yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin böyle yaptın, neden şunu yapmadın, diye beni azarlamadı. 
Peygamberimiz (sav), bazen küçük Enes’i herhangi bir iş için, bir yere gönderdiği zaman olurdu. Enes (ra) sokakta oynayan arkadaşlarını görünce neden gönderildiğini unutup, arkadaşlarıyla oyuna dalardı. Sonra neden gönderildiğini hatırlayıp utanarak Peygamberimiz (sav)’in huzuruna gelince, Peygamberimiz (sav) Ona hiç kızmaz ve şöyle derdi: Ne yapsın Enes’cik, Onun elinde bir şey yok ki…Ona yapacağını Allah unutturdu.
Bazen de böyle unutup arkadaşlarıyla oynarken, Peygamberimiz (sav), gülümseyen nur yüzüyle Onu ensesinden sevgiyle tutar ve ‘’Enescik gönderdiğim yere gittin mi? derdi. 

Küçük bir çocuktu Mahzure tüm çocuklar gibi dışarıda arkadaşlarıyla oyun oynamaktaydı. Küçük Mahzure, oyun esnasında müezzin taklidi yaparak, biraz da alaylı bir şekilde ezan okuyordu. Oradan geçmekte olan Peygamberimiz (sav) Mahzure’nin yaptığı bu taklidi duydu ve Mahzure’nin yanına gitti: “Yavrucuğum haydi bir ezan da bana oku!” dedi. Mahzure, Peygamberimiz (sav)’in bu isteği karşısında, ne yaptığının farkına varmış ve utanmıştı. Ya şimdi bana kızarsa diye de korkmuştu. Ama hiç korktuğu gibi olmadı. Peygamberimiz (sav) her zamanki gibi hiç kızmadı. Peygamberimiz (sav)’in ona karşı bu yumuşak davranışından cesaret alan Mahzure birkaç yanlış dışında güzel bir ezan okudu. Peygamberimiz (sav) onun yanlışlarını düzeltti. Sırtını sıvazlayıp: “Mübarek olsun!” dedi. Mahzure şaşkındı. Kızılmayı beklerken lütuf ve ikram görmüş, bir de dua almıştı.

Peygamberimiz (sav)’in çocuklara olan hoşgörüsünde sınır yoktu: “Yaramazlık yapan çocuklara hemen müdahale etmeyiniz”. Ve yine, “çocukların küçüklüğündeki yaramazlığı, büyüdüğü zaman aklının çok, zeki olacağına bir alamettir.” buyurmaktadır.
  
Peygamberimiz (sav) arkadaşlarıyla oyun oynamakta olan küçük Numan’ı yanına çağırdı. Peygamberimiz (sav)’e o sıralarda Taif üzümünden hediye gelmişti. Numan’a o üzümden biraz uzatarak, “Bunu annene götür” dedi. Küçük Numan annesine götürmek için biraz üzüm aldı. Annesine ulaştığında ise küçük Numan’ın elinde hiç üzüm kalmamıştı. Numan üzümleri yol boyunca yiyip bitirmişti. Birkaç gün sonra Peygamberimiz (sav) küçük Numan’a rastladı. Üzümleri sordu:
−“Salkımları ne yaptın? Annene ulaştırdın mı?”
−“Hayır” dedi Numan.
Peygamberimiz (sav) küçük Numan’a yaptığı çocuksu davranışa uygun bir şekilde gülümseyerek takıldı. Ona: “Guder” dedi. Yani vefasız...

Peygamberimiz (sav) çocuklara o kadar şefkatli ve hoşgörülü idi ki, bebekler ve küçük yaştaki çocukları sevmek için kucağına aldığında, üzerini ıslatsalar dahi onları her zaman anlayışla karşılar, işlerini bitirinceye kadar başkalarının müdahale etmesine ve çocukları korkutmalarına izin vermez, kendi hallerine bırakılmalarını isterdi. 

Peygamberimiz (sav)’in torunu Hüseyin (ra), sütannesi Ümmü-fadl'ın yanındaydı. Bir defasında Peygamberimiz (sav) Hüseyin (ra)'i görmeye gitti. Ümmüfadl der ki: 
"Hüseyin(ra)'i emziriyordum. Peygamberimiz (sav) yanıma geldi. Çocuğu istedi, verdim. Peygamberimiz (sav) torununu kucağına alıp biraz sevdikten sonra, torunu Peygamberimiz (sav)’in kucağını ıslattı. Almak için elimi uzattım. ’’Çocuğumun işini yarıda kesme’’ dedi.  Bir rivayete göre Ümmü-fadl çocuğu alınca canını acıttı bu tutum karşısında Peygamberimiz (sav) Ümmü-fadl’a: ‘’Allah iyiliğini versin, oğlumun canını acıttın’’ diyerek bu davranışı tasvip etmediğini söyledi. Sonra bir bardak su istedi ve çocuğun ıslattığı yere döktü."

Böyle olaylar kendi torunları ve ashabının çocuklarıyla defalarca tekrar ettiği halde Peygamberimiz (sav) hiç birisinde, mübarek yüzünü dahi ekşitmemiş, aksine çocuğun işini bitirmesini beklemiş ve hemen almak isteyenlere izin vermemiştir.
‘’Peygamberimiz (sav)’in bu davranışı günümüzde aman efendim abdestliyim, üzerimi ıslatır veya üzerime kusar diye çocukları sevmeyen, çocukları kucaklarına almayan büyüklerimize örnek olur umarım…’’

Son olarak anlatacağımız şu hadise ise, Peygamberimiz (sav)’in çocuklara karşı hoşgörüsünün en güzel örneklerinden biridir. Bir defasında, Ensar'dan bir sahabinin sahibi olduğu hurma ağaçlarını taşlayan küçük yaramaz, Rafi b. Amr'ı, bahçe sahibi yakalayıp Peygamberimiz (sav)’in huzuruna getirmiş ve küçük Rafi’den şikayetçi olmuştu. "Yavrucuğum, ağaçları niçin taşlıyorsun?" diye soran Peygamberimiz (sav)’e küçük Rafi, "Aç idim Ya Rasulallah, karnımı doyurmak için taşladım." cevabını verince, Peygamberimiz (sav) "Bir daha ağaçları taşlama yavrum, altına düşenleri alıp ye!" buyurmuş, sonra da Rafi’nin başını okşayarak, "Allah'ım, bu yavrunun karnını doyur." diyerek dua etmiştir. 
Dua ile…

Bu yazı toplam 2351 defa okunmuştur.
YASAL UYARI:Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, videolar ve her türlü içeriğin tüm hakları larende.com'a aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa içeriğin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz. larende.com; İHA ve DHA abonesidir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2002 Larende Karaman Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0338 214 5757 | Faks : 0338 214 5757 | Haber Scripti: CM Bilişim