MÜCADELE BİTMEDİ!
Reklam
Reklam

MÜCADELE BİTMEDİ!

2019 Şubat’ında Ne Oldu?

24 Ocak 2020 - 14:00 - Güncelleme: 24 Ocak 2020 - 14:13
Reklam

Kudüslü Müslümanlar, siyonist İsrail’in Rahmet Kapısı (Bab’u er-Rahme) yasağına karşı bu Cumayı Umut Cuma'sı olarak ilan etti. Kudüs halkı tüm dünya Müslümanlarını Kudüs için ses vermeye çağırıyor.

Bu çerçevede Karaman’da sabah namazı sonrası bir araya gelen sivil toplum kuruluşları basın açıklamasının ardından Mescid-i Aksa, Kudüs ve tüm dünya Müslümanları için dualarda bulundu.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Rahmet Kapısı Mücadelesi Bitmedi!

ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşımasından bu yana Siyonist İsrail, Mescid-i Aksâ ve Kudüs halkı üzerindeki hukuksuzlukları artırarak devam ettiriyor.

Siyonist İsrail, 2017 Temmuz’unda kapılarına metal detektörler yerleştirerek Mescid-i Aksâ’ya giriş ve çıkışları kontrol altına almak istemişti. Bu hamle Mescid-i Aksâ’yı zamansal olarak bölme planının ilk adımıydı. Tüm dünya Müslümanlarının ve tabiki Kudüs halkının büyük direniş göstermesi sonucu İşgalci İsrail geri adım atmak zorunda bırakılmıştı.

Bu geri adımı hazmedemeyen Siyonist işgalci yönetim, 2019 Şubat ayında Mescid-i Aksâ’nın içerisinde bulunan Rahmet kapısını işgal ederek sinegoga çevirmek istedi. Böylece Mescid-i Aksâ’nın mekânsal olarak bölünmesini gerçekleştirmek için bir adım atmış oldu. 2003 yılından beri kapalı ve zincirli olan mekânın, bu şekilde işgal edilmek istenmesi üzerine Kudüs halkı tüm dünyanın da desteği ile ayaklanarak bu sefer mekânı muhafaza etmekle kalmayıp 16 yıldır kilit altında tutulan mekânı açarak, ismini Rahmet Mescidi koydu.

Yaşanan olaylar yıl boyunca sayısız baskınlar ve gözaltılarla devam etti. Bu süreçte Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah gözaltına alınarak hapis cezası verildi. Uzun bir süre hapsedilen Raid Salah geçtiğimiz aylarda ev hapsine alındı. Şubat ayında verilecek kararla yeniden hapsedilmesi gündemde. Ayrıca geçen hafta Pazar günü Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Rahmet Mescidi konusunda insanları Cuma hutbesinde provoke ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şeyh İkrime Sabri’ye bir hafta süre ile Mescid-i Aksâ’ya giriş yasağı getiren Siyonist İsrail, sürenin bir yıla çıkarılmasını istedi. Mescid-i Aksâ’da 50 yıldır hutbe veren ve Kudüs halkının gönlünde büyük yeri olan Şeyh İkrime Sabri aleyhine alınan bu karar üzerine Kudüs halkı ayaklanarak Rahmet Mescidinde toplanmaya başladı.

Son iki günde bu toplanma çağrısına uyan herkese karşı orantısız güç uygulayan, Siyonist İsrail güçleri, kadınlar başta olmak üzere birçok Müslümanı gözaltına altı.

Özellikle kadınlara uygulanan şiddetin dayanılmaz boyutlara gelmesi üzerine Kudüs halkı bu Cuma’yı Umut Cuma’sı olarak ilan etti. Siyonist İsrail’in, Rahmet Kapısı yasağına karşı seslerini yükseltecek olan Kudüs halkı, tüm dünya Müslümanlarının Kudüs’ten yükselecek sese karşılık vermelerini bekliyor.

Rahmet Kapısı (Bab’u er-Rahme) Neden Önemli

Bab’u er-Rahme, içerisinde İmam Gazalî’nin İhya eserini yazdığı ve inzivaya çekildiği odaların da bulunduğu bir müştemilattır. Siyonist İsrail’in şu an müdahale etmek istediği, içerisinde binaların da bulunduğu 1000 m2’lik Rahmet Kapısı; müştemilatı ve buna ilave, içerisinde zeytin ağaçlarının ve bazı diğer binalarında bulunduğu 20 dönümlük bir alandır. Siyonist İsrail, müdahalelerle Mescid-i Aksâ’nın bir bölümünü ele geçirerek iddia edilen Süleyman mabedinin inşası için bir basamak olarak kullanmak istemektedir.

Geçmişte Selahaddin Eyyubi tarafından duvar örülerek güvenlik gerekçesi ile kapatılan Rahmet Kapısı, şehre uğramadan direkt olarak Mescid-i Aksâ’ya girilebilen bir kapıdır. 1970’lerden 2003’e kadar Mescid-i Aksâ hizmetinde bulunan bir dernek tarafından merkez olarak kullanılmış ve bu dernek merkezi 2003 yılında kapatılmıştır. 2019 yılı Şubat ayında yaşanan olaylar sonrasında Bab’u er-Rahme, Müslümanlar tarafından açılarak mescit haline getirilmiştir.

2019 Şubat’ında Ne Oldu

Esasında Rahmet Kapısının Mescid-i Aksâ içerisinden girilen kısmında 2003 yılından beri bir kilit vardı. Ancak Müslümanlar buraya zaman zaman girip ibadet edebiliyordu ve buna Siyonist İsrail’in herhangi bir müdahalesi söz konusu değildi. Çünkü Siyonist İsrail zaten Mescid-i Aksâ içerisinde bir karar verme yetkisine sahip değildir. Mescid-i Aksâ içerisindeki her türlü tasarruf Ürdün Vakıflar’ına aittir.

17 Şubat 2019 günü Siyonist İsrail’in silahlı teröristleri Mescid-i Aksâ’ya baskın düzenleyerek “bazı Müslümanların Rahmet Kapısında Namaz Kılmalarını” bahane göstererek merdivenlerin başındaki demir kapıya kilit vurdular.

Hemen bir gün sonra Mescid-i Aksâ’daki murabıtlar ve Kudüs halkı Siyonist İsrail’in bu davranışının Mescid-i Aksâ’ya bir müdahale olduğunu söyleyerek zinciri ve kilidi kırarak içeride namaz kıldılar. Siyonist İsrail’in eli silahlı teröristleri bunun üzerine Müslümanlara saldırarak birçok genci Mescid-i Aksâ içerisinde önce darp edip sonra da gözaltına aldılar. Ayrıca Mescid-i Aksâ’nın tüm kapılarını kapatarak giriş çıkışları yasakladılar. Kudüs halkının tepkisinin ve ayaklanmasının üzerine çok geçmeden kapıları tekrar açmak zorunda kaldılar.

Ne Yapmalıyız?

1-      Siyonist İsrail’in Mescid-i Aksâ’nın, değil içerisine herhangi bir taşına bile müdahale etmesini asla kabul etmeyeceğimizi tüm dünyaya en yüksek sesimizle haykırmalıyız. Çünkü bu meseleyi kabullenmek, Mescid-i Aksâ’nın bölünmesini kabul etmektir ki bu da Müslüman alemi için bir kıyamettir.

2-      Şeyh İkrime Sabri gibi ömrünü Mescid-i Aksâ’ya adamış birinin Mescid-i Aksâ’dan uzaklaştırılması, tüm Müslümanların Mescid-i Aksâ’ya girmesinin yasaklanması ile aynı anlama geldiğini anlamalı ve bunun kabul edilemez bir şey olduğunu haykırmalıyız.

3-      Bütün sivil toplum kuruluşları olarak toplumun her kesimine Mescid-i Aksa ile ilgili her meselenin imanî ve insani bir mesele olduğunun önemini anlatmalı ve insanları bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

Bugün burada yaptığımız, Efendimizin  (s.a.v) “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” Hadisi şerifi mucibince bu zulme sessiz kalmamaktır.

Bugün olduğu gibi bundan sonraki süreçte de Mescidi Aksa’da yaşanan olayları yakından takip edeceğimizi ve zulme asla sessiz kalmayacağımızı buradan bir kere daha ilan ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Yapılan duanın ardından açıklama sona erdi.

Kaynak: larende haber
Bu haber 673 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..