|
SON DAKİKA
Minikler Mevlana Dedelerini Çizdiler
Kermes Açılışına Yoğun İlgi
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Muammer Baran Ağabey Hatırlanmak mı İstiyor?
Alaattin Uca alaattinuca@larende.com
![]() 22 Ocak 2012 Pazar günü Karaman’da sabah saatlerinde yağan yağmur kara dönüşmüş ve kısa bir sürede her taraf karla kaplanmıştı. Karaman’da nadir görülen böyle bir havada hem gezmek hem de Sertavul yolundaki çeşmelerden birinden su getirmek için yola çıktık. Oğlum arabayı sürüyor ben de yanında oturuyordum. Karaman Hükümet Konağı’nın önünden Mut Yolu'na doğru giderken üst geçidin altından geçip biraz gitmiştik ki normalin dışında bir şeyler olduğunu anladım. Çünkü arkada oturan kızım, ağaçlar arasında sarı çizmeli ve kırmızı elbiseli bir adamın yürüyerek gelip, beton kaideye çıktığını ve sonra da başını öne eğerek durduğunu söylüyor, eşim de onu doğruluyordu. Orada Muammer Baran’ın bir heykeli olduğunu biliyordum. Ama söylenenlere inanamamıştım. “Hızlı gidiyoruz ya gözünüz yanılmıştır” diyerek geçiştirmeye çalıştım. Mut yoluna çıkıp biraz ilerlediğimizde trafik polisleri yolu kapatmış, zincirsiz araçların geçmesine izin vermiyorlardı. Benzin istasyonunun önünde arabamıza zincir takıp yola devam ettik. Çeşmeden su doldurup eve dönerken, Larende haber sitemizde “Esrarengiz Bisikletli” başlığı ile haber yapılan Alman bisikletçiyi gördük. Ama benim aklım hep orada, Muammer Baran’ın heykelinde idi. Bu nasıl bir şeydi, nasıl olurdu? diye hep düşündüm. Akşam evde yine konuyu tartıştık. İddia sahipleri geri adım atmıyorlar ve iddialarını sürdürüyorlardı. Ertesi sabah, oğlum, annesi ve kardeşini alarak bizzat heykelin yanına gidip, yakından incelediler. Ama o günkü durum söz konusu değildi. Bu husus beni çok etkiledi ve Muammer Ağabey hakkında bir şeyler öğrenmek ihtiyacı duydum. Onun Karaman sevdasını Bekir Sıtkı Erdoğan’ın bizzat adını vererek ancak kendine göre bazı değişiklikler yaparak okuduğu şu “Karaman” şiirinde gördüm: “Karaman Karaman’a hasretliğim Üzüle üzüle bitmez; Yollar bir ip, dağlar düğüm Çözüle çözüle bitmez… Kalesi tekbir şaheser! Hatuniye dilsizdir, susar. Mansur Dede, Abbas, Hisar, Gezile gezile bitmez… Çeşit çeşit fistanları, Dile gelmez destanları, Güz gelince bostanları, Bozula bozula bitmez… Kır mahalle yolların sonu, Şamkapı’ya bakar yönü. Kır mahalle’den öte yanı, Kazıla kazıla bitmez… Git, gör İmaret’i aman! Kimler gelmiş zaman zaman, Velhasıla şu Karaman, Yazıla yazıla bitmez…” Bir başkasının da Muammer Ağabey’i şöyle tanımladığına şahit oldum: … “Mehmet Emin’e sorarsanız, O bir gizli evliya. İsa Dost’a sorarsanız, Kara donlu Beytullah’ta rüyaya giren bir veli. Okumuş’a sorarsanız, Altı lisan bilen bilgi seli.” … Karaman halkına o kibar, latif konuşma tarzıyla "Sure-i Velasri"yi okumalarını ısrarla tavsiye ettiğini duydum. Mezkûr surenin mealine baktım: “Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, imân edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir)” diyordu. Sonra Akif’in şu dizeleri aklıma geldi: “Halikın nâ mütenâhi adı var… En başı “Hak” Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak… Hani Ashab-ı Kiram ayrılalım derlerken… Mutlaka sure-i velasri okurmuş, bu neden?... Çünkü meknûn o büyük surede Esrar-ı Felah.. Başta iman-ı hakiki geliyor.. .Sonra salah… Sonra hak .. .Sonra sebat… İşte kuzum İnsanlık… Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık…” Ayrıca Muammer Ağabey’in sağlığında yılın tamamını oruçla geçirdiğini, vefatından sonra Kâbe’de görüldüğünü söyleyenler, onu Aktekke Camii'nde namaz kılarken görenler olduğunu da öğrenince duygularım iyice karıştı belki de Karaman halkınca bir kere daha hatırlanmak istediğini düşünerek bu hususu okuyucularımla paylaşmaya karar verdim. Ruhu şad olsun, mekânı cennet olsun. El-Fatiha… Bu makale 4967 kez okundu Yükleniyor...
|
![]() ![]() ![]() |