------ Timur Han'ın Kabri Açılınca Ne Oldu? -----


------ Timur Han'ın Kabri Açılınca Ne Oldu? -----

5 gündür Özbekistanlı iş adamı misafirlerimizle beraberdik.

Çok güzel sohbetlerle geçti. Ayrıca, Konya'dan Karaman'dan hacimli ticaretler yaptık. Her iki ülkeye de hayırlı olsun.

Tabi ki, sohbetlerden birisi de Özbeklerin yetiştirdiği tarihi, dini ve edebi şahsiyetler hakkında idi.

Özbekistan gerçekten Türk İslam sentezini tam anlamıyla yaşamış, nadir ülkelerden biridir. Türklüğünü de, dinini de, mükemmel yaşamış ve yaşatmıştır. Tabii ki Sovyet işgalinden önceki safhaları kastediyoruz.

Malumunuz Taşkent, Semerkant, Buhara gibi ilim ve irfan merkezleri bu ülkede olup, Kur'an-ı Kerimden sonra en muteber kaynak eserlerinden olan Sahih-i Müslim sahibi İmam-ı Buhari, itikadda mezhebimiz İmam-ı Mahmud el-Maturidi hazretlerinin ve daha pek çok büyük alimlerin memleketi Özbekistandır. Allah onlardan razı olsun.

Yine, önemli tarihi şahsiyetlerden, tarihe şan veren Timurhan, Babürhan gibi büyük Türk İmparatorlukları kurmuş, dünyaya hükümran olmuş atalarımızın da çoğu Özbekistan'lıdır.

Konuyu uzatmak aleyhime olacak onu biliyorum. Ama bu girizgahı yapmak zorunda idim.

 

Şimdi hemen tarihe şan veren bu zatlardan sadece Timur Han'a ait önemli olaylardan sadece birini arz edelim.

Özbekistan'da adeta bir ata sözü gibi tekrarlanan bir söz dolaşır. "Büyüklerin kabrini açmak büyük hatadır. Büyük felakettir." derler.

Sebebi anlaşıldı. Yıl 1941 haziranıdır.

 

 Bir küçük kız çocuğu arkadaşlarıyla Timur Han'ın mezarının bulunduğu harabelik halinde ki ören yerinde oynamaktadır. O tarihlerde büyüklerin kabirleri tam bir bakımsızlık ve terk edilmişlik hakimdi. Özal zamanında Enver Ören abinin de katkılarıyla restore edildiler.

Neyse, kız çocuğunun birden ayağının altı göçer ve alt katın boşluğuna düşer. Biraz uğraşarak çocuk kurtarılır ama bu olay o bölgeye fena yayılır. Her gazete ayrı bir haber ve serüvenler uydururlar. Konu Sovyetlere kadar uzanır. Bu sebeple Timur Han'ın esas kabri de ortaya çıkmıştır.

Çevredeki büyüklerin ısrarla mezarı açmayın demesi boşunadır. Sovyetlerden gelen heyetler mezarı açarlar. Çok ağır olan mezar taşı, mezar açanları yorgun ve bitab düşürür.

 

 Üzerindeki tehditkar yazıyı da çok sonradan farkederler. O tehdit yazı şöyle der: "Benim kabrimi açmayın. Mezarımı açan benden daha korkutucu bir düşmanla karşılaşacak” .

 

 Tabi ki, mezar açıcı sovyetler bu tehdite bir yerleriyle gülerler.

Alay konusu yaparlar. Bu alaya alma havası sovyetlere yayılır. Müsliman Türklerin inanç sisteminden de intikam alırcasına defe koyup çalarlar.

Aradan 2 gün geçmiştir. 22 Haziran 1941 de Alman Nazileri HİTLER Rusya'ya saldırır. Çok büyük savaşlar ve toplu ölümler yaşanır. Hatta, 2 ci dünya savaşı başlar.

Sonunda Ruslar yine bu savaştan büyük kayıplar verseler de galip gelerek kurtulurlar.

Bence bu kurtuluşta dahi, o bölgede medfun olan büyük alimlerin himmeti vardır. Çünkü onlar, vefat etmiş olsalar da ruhları fayda vermeye devam eder. Çevre halkı kendi soyu olan insanlar. Muhakkak onlara acımış olmalıdırlar.

İnşallah bir gün bu Hitler - Ruslar savaşını da yazarız.

Arefe gününüz ve Ramazan Bayramınız mübarek olsun.