|
SON DAKİKA
Minikler Mevlana Dedelerini Çizdiler
Kermes Açılışına Yoğun İlgi
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Ol Gece Kim Doğdu Ol Hayrül Beşer
Ömer Lütfi Ersöz omerersoz@larende.com
Önümüzdeki 03/04 Şubat Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece, Mübarek Mevlîd Kandilidir.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz dünyayı bu gece şereflendirmiştir. Peygamberimiz 20 Nisan (12 Rebiul-Evvel) 571 yılında Pazartesi günü sabaha karşı Mekke'de doğmuştur. Kur’an-ı Kerîmde: “(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran Sûresi âyet:31), “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzâb Sûresi âyet:21) buyrulmuştur. Âyette, Hz. Peygamber’in, Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük fazilet nümûnesi olduğu anlatılmaktadır. Böylece, Resûlullah’ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum birtakım nazarî kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, insanlığa amelî kaideler öğretmek ve bu kaideleri kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmek olduğu anlaşılmış olmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in tüm yönleri ile hayatı incelenirken bu nokta asla gözden uzak tutulmamalıdır. Mevlid-i Şerifin yazarı Süleyman Çelebi (H. 812) "Vesiletün Necat" adlı kitabının Mevlid bölümünde bu doğum anını şöyle dile getiriyor: "Amine Hatun Muhammed anesi Ol sadeften doğdu ol dürdanesi Ol gece kim doğdu ol hayrül beşer Anesi anda neler gördü neler Dediler oğlun gibi hiç bir oğul Yaradılalı cihan gelmiş değil Ol Rebiul-evvel ayın nicesi On ikinci gece isneyn gecesi Dedi gördüm ol habibin ânesi Bir acep nur kim güneş pervanesi." Hazret-i Muhammed (s.a.s.)’in pek çok isimleri vardır. En meşhurları Muhammed, Ahmed, Mahmud, Mustafa, Sahibul Beyan, Sahibul Hatem ve benzeridir. Peygamberimizin dedisi Abdülmuttalib kendisine Allah tarafından saadetli bir oğul İhsan buyurulduğuna dair bir güzel kaside söylemiş ve büyük bir ziyafet hazırlayarak Kureyş kavmini davet etmiştir. Bu davet sırasında kendisine, "çocuğun ismini ne koydun?" diye sorulmuş ve "Muhammed" cevabını vermiştir. "Ne için atalarının isimlerinden birini beğenip o ismi vermedin de Muhammed ismini verdin?" dediklerin de, Abdul Muttalib'de "Gökte Allah'ın, yerde insanların onu övmelerini istediğim için!" demiştir. Zaten bu mübarek Muhammed ismi, Ahmed ismi gibi çok hamd ve sena edilmiş, övülmüş, seçilmiş manalarını ihtiva eder. Ahmed b. Hanbel Müsned'inde İbn-i Abbas'tan şöyle rivayet eder: "Peygamber (a.s.) Pazartesi günü doğdu. Pazartesi günü Peygamber oldu. Mekke'den Medineye hicret için Pazartesi günü çıktı. Medine'ye Pazartesi günü geldi. Hacer-ül Esved'i Pazartesi günü kaldırdı" Peygamber Efendimiz(s.a.s.) Sünnetli ve göbeği kesilmiş olduğu halde doğmuştur. Peygamberimizin iki kürek kemiği arasında bir nişanesi vardı ki, ona Hatem-i Nübüvvet (Son Peygamber Mührü) ve Mührü Mübüvvet (Peygamberlik Mührü) denilir. İbn-i Sad'in ibn-i Abbas'tan rivayetine göre: Kureyza, Nadir, Fedek ve Hayber Yahudileri, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamber gönderilmeden önce, Peygamberimizin sıfatını hicret edeceği yerin Medine olacağını, kitaplardan öğrenmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'in doğumun da bazı mühim hadiseler vuku bulmuştur. Peygamberimiz doğduğu gece gökyüzünde yeni bir yıldız doğmuştur. Peygaberimiz doğduğu zaman Yahudi âlimleri: "Bu yıldız doğduğu gece, Ahmed (a.s.) doğmuştur!" demişlerdir.Peygamberimiz (s.a.s.) doğduğu gece, Kisranın sarayından 14 burç çatırdayarak yıkılmıştır. İranlıların bin yıldan beri hiç sönmeden yaktıkları ateşleri sönmüştür. Semâve Vadisi taşıp sular altında kalmıştır. Sâve gölü kurumuş, Kâbedeki putlar yıkılıp kırılmıştır. Kısacası yeryüzün de fevkalade değişiklikler meydana gelmiştir. Bu Mübarek Mevlid Kandilini boş geçirmemeliyiz. Bu geceyi bol bol Kur'an-ı Kerim okumak, ibadet ve taat yapmakla değerlendirmeliyiz. Bu gecede bol bol dua ve niyazda bulunarak Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in ahlakını kendimize örnek alarak, O’nun gibi yaşamak için çaba sarf etmeliyiz. O’nun her gün evimize misafir geldiğini düşünerek İslam’a uymayan davranışlarımızdan uzak durup,bizden razı olacağı işleri yapmalıyız. Bizim için önemli olan, insanlığı kurtuluşa, medeniyete, ilme, irfana ve adalete götüren o Yüce Peygamberimizin, mücadele, ahlâk ve fazilet dolu hayatını bilmek, örnek almak ve yaşamak olmalıdır. Son dönemlerde bize Kuran yeter diyerek Sünnete düşman olan, Sünnet’i devre dışı bırakmaya çalışan zavallılar türedi. Kur’an-ı Kerim’de beş vakit namazdan bahsedilmekte olup, kaç rekat ve nasıl kılınacağını ise Sünnet’ten öğrenmekteyiz. Sünnet’i devre dışı bıraktığınızda namaz gibi en önemli bir ibadeti yerine getirme imkanından insanları mahrum bırakırsınız. Buna hakkınızda yetkinizde yoktur. Tabiri caizse Kur’an-ı Kerim İslam’ın anayasasıdır. Sünnette yasaları hükmündedir. Mütevatir, meşhur v.b. Sünnet hükümlerini görmemezlikten gelemeyiz. Sünnet hükümleri tabiki Kur’an hükümlerine aykırı olamaz. Kur’anla çelişen zayıf ve mevzu (uydurma) hadisleri iyi bilerek Müslümanların bilgilendirilmesi sağlanmalı, İslâm, ana kaynaklarına uygun olarak yaşanmalıdır. Peygamber ve Sünnet düşmanlığı da asla yapılmamalıdır. Cenab-ı Allah, cümle Ümmet-i Muhammedi bu geceyi hakkıyla değerlendirip Peygamberimizin yolunda giden, O’nu örnek alan şuurlu Müslümanların zümresine ilhak eylesin. Mevlid Kandilinizi tebrik eder,sıhhat ve afiyetler dilerim. Bu makale 738 kez okundu Yükleniyor...
|
![]() ![]() ![]() |