|
SON DAKİKA
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Öğrenciler Karadağ'a Tırmandı
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Rahmet Aylarına Kapınızı Açın!
MANSUR DEDE MAHALLESİMANSUR DEDE MAHALLESİ
Mahalleye adı andaç olarak verilen Mansur Dede, Karamanoğullarının ilk zamanlarında, Karaman’a gelerek, Halveti tarikatının bir koflu olan, Nakşibendî tarikatını Kur'an, Ketânî Baba'nın oğludur. Ketini Baba'ya ölen ve Karamanoğullarından birinci İbrahim Bey zamanından kalan bir vakıfname vardır. Soycak, tarikat ehli öten Ketini Baba ailesinden gelen Mansur Dede, Karaman'da ayrı bir zaviye kurmuştur. Bu zaviyesi bu gün Külhan denilen, gerçekteyse Kâlhan isimli mahalledeydi. Mansur Dede'nin çocuklarından olan Mehmed Çelebi'nin Mansur Dede mahallesindeki Kilci çeşmesiyle bu yöredeki Çelebi mescidini yaptıran kişi olduğunu, merhum Hacı Hayrettin Kari baş hocadan duyup, öğrendik. Bu mahallenin Mansur Kiriş'in tasarrufundan bulunan evin avlusundaki bir gömüt Mansur Dede'ye aittir. Bu gömütün kitabesine göne, Mansur Dede'nin Karamanoğullarından, İkinci Mehmed bey zamanında, hicri 810 yılında öldüğü anlaşılıyor. Şeyhin gömütü burada bulunduğuna göre, burasının aynı zamanda şeyhin tekkesinin olduğu yer olması gerekmektedir. Mansur Dede'nin, devrisandan olan bir kaç erkek çocuğu vardı. Bunlar Karaman kenti dışında tenha bir yöresine zaviye kurmuşlardı. Bu zaviyede, gelen geçen yolcuları barındırmak, doyumluklarını sağlamak için onlara Karaman oğulları tarafından bu yörede bulunan pek çok arazinin işletme imtiyazı tanınmıştı. Bunları 924 tarihli bir kayıttaki yazıtlardan anlamaktayız. Bu yörenin adının nasıl dile getirildiğini bir türlü çözemedik. Öklü, Ekli biçiminde yazılan bu yöre adının gerçek söyleniş biçimini bilemedik. Yukarıda sözünü ettiğimiz 924 tarihli kayıtta burası, korkunç ve ücra bir yer olarak tanımlanmaktadır. Bu yörenin Boyalı köyü üzerindeki Ali Bebe ziyaretgâhı ölmesi olasılığı vardır kanısındayım. Kirişçi Baba Tekkesi vakıfları arasında da (Öklü Bağı yanında tarla) diye bir kayıt vardır. Mansur Dede'nin Mustafa isimli oğlundan olma torunu olan bir kişide dervişlikten çok, şehir esnafı ve ileri gelenleri arasında yer almıştır. Hacı Derviş Çelebi adındaki bu kişinin Fenari Camii ve medresesine ait olan 949 tarihli bir vakıfnamede tanık olarak ismi geçer. Mahallenin Kilci sokağında, Karamanoğulları çağı yapısı olan, görkemli Kilci çeşmesi vardır. Çeşme iki lüleliydi. Tapucak mahallesindeki Kadı Budak çeşmesinde olduğu gibi bu çeşmenin de iki kitabesi vardır. Biri yapım, dîgerî onarım sırasında yaptırılmıştır. Ana kitabede 'Hazihi ayn'i feyzuha âm'ün, benâha Derviş çelebi bin Şeyh Mustafa bin Mansur dede bin Ketenci baba, gaferelllahü lehüm vel cemiül mü'minin vel mü'minat. 958" yazılmaktadır. Buna göre, bu çeşme miladi 1548 yılında, Ketenci babanın oğlu Mansur dedenin oğlu şeyh Mustafa'nın oğlu Derviş Çelebi tarafından yaptırılmıştır. Derviş Çelebinin adı yukarıda da geçmişti. Onarım kitabesinde bu tamirin sahibi sâid olsun, bu çeşmeden nuş iden (içen) âb'ı zülal olsun, yıl 1259 Hc" yazısı bulunmaktadır. Buna göre çeşme miladi 1843 yılında kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından onartılmıştır. Bu çeşmeyle, çeşmenin bulunduğu sokağa adı sonradan andaç olarak verilen "Kilci"nin kimliği hakkında hiçbir bilgi bulamadık. Haber Kaynağı: Karaman Larende Kültür Servisi
İLGİLİ HABERLER
|
![]() ![]() ![]() |