|
SON DAKİKA
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Öğrenciler Karadağ'a Tırmandı
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Rahmet Aylarına Kapınızı Açın!
KOÇAKDEDE MAHALLESİKOÇAKDEDE MAHALLESİ
Yirminci yüzyılın ilk yansı içinde, Emmi Hoca, İbrikli ve Şeyhler mahallesi Koçak Dede mahallesinin kapsamı içindeydi. Çevresinde, kültürel, dinsel ve sosyal pek çok kuruluş bulunmaktaydı. Mahallenin adı, bu yörede yurt tutan, Halvetiye tarikatı dervişlerinden, Küçük Dede ismiyle anılan, bir şeyhin andacıdır. Küçük Dede ismi sonraları, Koçak Dede durumuna dönüşmüştür. Küçük Dede isimdi bu derviş, mahallenin, Koçak Dede sokağında bulunan küçük bir tekke içerisinde gömülüdür. Türbedarlığını yapan, Koçakdede'nin Fadime ablanın Ölümünden sonra bu tekke maliyece satılmıştır. Tekke sonradan Hacı Rıza Toksöz'ün evi içerisine karıştırılmıştır. Arık ve raşîtizmli (çocuklarda kalsiyum, fosfor eksikliğinden ya da dengesizliğinden ileri gelen, biçim bozukluğuna neden olan hastalık) olup ta yürüyemeyen çocuklar tedavi amacıyla önce, mahallenin dört yol kavşağında bulunan Aşıran çeşmesine getirilerek, bir kişi çocuğu kollarından tutup, kaldırırdı. Bu durumda çocuğu üç kez havada sallardı. Çeşmenin suyundan çocuğa içirildikten sonra, Koçak Dede'nin tekkesine getirilerek, burasının türbedarı Fadime kadına verilirdi. Fadime kadın çocuğu alıp, gömütün başucunda üç kez sallar, gömütün toprağından yalatır, çocuğun tez zamanda yürümesi için şeyhin tinsel (manevi) kişiliğinden şefaat dilerdi. Bu afsunlama işleri bitirildikten sonra, birlikte getirdikleri ayranlı çorba ve başka yiyecekleri türbedar kadınla yerler içerlerdi. Kalanlarını da, kurtlar, kuşlar yesin diye de çevreye dağıtırlardı. Karamanoğulları çağının asil ailelerinden olan "Emineddin Gündoğdu" ailesinin bu mahallede, büyük sarayları (1) vardı. Bunlar bu mahalleye ayrıca, darulmuffaz (Kur' an okulu) (2), mahalle çocukları için mahalle okul ve mescit yaptırmışlardı. Bu kültürel ve sosyal kuruluşların harcamak için gereksinim duydukları paraları sağlamak içinde, mahalle de bir han, (3) bir bahçe ve bağ (4) bu aile tarafından vakfedilmişti. Yukarda sözünü ettiğimiz mahalle çocukları okuluyla, mescit, mahallenin Elmedin sokağının yukarısında ve Elmedin çeşmesinin karşısındaydı. Burada şimdilerde Hamza Toprak'ın evi vardır. Okul da mescide bitişik bir durum da olup çıkmaz sokağın başındaydı. Sanat değeri olmayan bu mescit ve okul, Emineddin Beğ'in oğlu Ahmed Erdoğdu tarafından yaptırılmıştı. Mescidin karşısında bulunan Demirgömlek türbesinin İçinde bulunduğu bahçede bu mescidin vakfıydı. Vakıfta bulunan yazıların Türkçesi şöyleydi: Bu vakıfname, miladi 1571 yılında yazılmıştır. Emineddin beğ ve çocukları Ahmed, Mustafa, Abdurrahman ve kız kardeşi Selime şahhatun çok zengin ve eli açık kişilermiş. Karaman merkezinde, Mut'ta ve Karaman köylerinde sayısız sosyal ve kültürel siteler kurmuşlar ve bunların yaşaması içinde, bağ bahçe, han, bedestan ve araziler vakfetmişlerdir. Bu vakıflara ilişkin büyük bir vakıfname örneği, Gödet köyündeki vakıf arazisi ve bahçelerinin satılması için 1939 yılında Karamen özel idaresince getirtilmişti. Bu vakıfname bu kuruluşun dosyalarında olmalıdır. Mescit, okul ve çeşmeyle bu yörelere Elnedin denmesinin nedenine gelince: Karamanoğullarından Alaaddin Ali Beğden Kasım beğ zamanına gelinceye dek, yönetime canla başla çalışan "Emeldin" isimli kişinin buralarda oturmuş olmasındandır. Belki de atalarının sayısız hayratlarının yöneticisi olması nedeniyle, bu kuruluşlar Emeldin beğ adıyla anılmaya başlanmış olmalıdır. Zaman içerisinde de halkın Emeldin ismini değiştirerek Etmedin olarak kullanmış olması usumuza yatkın gelmektedir. Türbe içerisinde savaşlarda giyilen çelik bir yelek vardı. Bu yeleği, türbede yatan Kamil veya Alâeddin paşa, savaşlarda giyerlermiş. Halk arasında bu yeleğe "Demirgömlek" denirmiş. Bu nedenle de türbe ve yöreye, Demirgömlek ismi verilmiş. Eskiden hastalıklı ve arık olan kişiler bu türbeye iyileştirilmek için getirilirlermiş. Türbedar kadın bu hastalıklı kişiye bir bürgü örtermiş. Hastalıklı kişiyi getirenler iki rekât nafile namazı kıldıktan sonra, bürgü hastanın üzerinden alınarak, demirgömlek denilen yelek, hastaya giydirilirmiş. Bu yelek hastanın üzerinden çıkartıldıktan sonra, hastanın sağlığına kavuşacağı inanç ve güveni içerisinde oradan evlerine giderlermiş. Açıklamalar: (2)- Darulhuffaz (Kur'an okulu), Mahmud efendi adına tapuda kayıtlı olan ve sonradan Yüzbasa camii denilen mescidin yanındaki elektrik trafo merkezinin olduğu yerde, çok güzel, yüksek kümbetli bir yapıttı. (3)- Han: şimdiki Tahsin Akkaş, Saadettin Yıldız ve Ramazan Akdoğan'ın evleri ile arka sokaktaki Zengenli Hüseyin evlerinin olduğu yerlerin tümünün arsası idi. (4)- Bahçe: Demirgömlek türbesinin batı tarafındaki evlerin bulunduğu alandı. Bağ: Mut Caddesi üzerindeki Bektaş bulgur hanesi, bulgur kurutma alanının karşı yakasındaki Zengenlilerin evlerinin bulunduğu bir buçuk hektarlık araziydi. O çağlar da buralar bağlık ve bahçelikmiş. Bu bağın geliri, Demirgömlek türbesi bitişiğindeki buzhanenin (buzluk) yıllık onarımı ve önündeki buz gölünün harcaması için kullanılırmış. Artan para, bu vakıfları kuran ailenin geçmişlerinin ruhlarına Kur'an hatmedilmesi ve mevlit okutulması için vakıf edilmiştir. Haber Kaynağı: Karaman Larende Kültür Servisi
İLGİLİ HABERLER
|
![]() ![]() ![]() |