|
SON DAKİKA
Biz Baktık mı Böyle Bakarız!
Öğrenciler Karadağ'a Tırmandı
Karaman Medyasından Gülümseten Kareler
Rahmet Aylarına Kapınızı Açın!
Kişisel GelişimKişisel Gelişim
Kişisel Gelişim
Bakışlarınızı yönetin
Birisiyle konuşurken zaman zaman nereye bakacağımızı şaşırırırz. Kimi zaman doğrudan gözlere, kimi zaman dudaklara bakarız ama içimiz de bir türlü rahat etmez. Allan Pease, “Beden Dili” adlı kitabında konuşurken vermek istediğiniz mesaja göre “bakış taktikleri” veriyor...
GÖZLERİN EN ÇOK ZORLANDIĞI NOKTA İŞ GÖRÜŞMELERİ: İş tartışmaları yaparken karşınızdakinin alnında bir üçgen olduğunu hayal edin. Bakışlarınızı bu bölgeye yönelterek ciddi bir ortam yaratırsanız karşınızdaki sizin iş yapmak konusunda ciddi olduğunuzu anlar. Bakışlarınızın karşınızdakinin göz seviyesinin altına düşmemesi koşuluyla etkileşimi kontrol edebilirsiniz.
BİR SOSYAL YAKINLAŞMA ARACI OLARAK GÖZLER: Bakış karşınızdakinin göz seviyesinin altına düştüğünde sosyal bir ortam oluşur. Bakışlarla ilgili yapılan deneylerden ortaya çıkan önemli bir sonuç ta şu: Karşınızdaki kişinin gözleriyle ağız arasındaki bir üçgene baktığınızda sosyal bir etkileşim oluşur.
İLGİ VE SALDIRGANLIK NASIL İFADE EDİLİR ?: Yan bakış, ilgi veya saldırganlık iletmekte kullanılır. Hafif kalkmış kaşlar ve bir gülümsemeyle birlikteyse ilgi anlamına gelip flört işareti olarak yaygın şekilde kullanılır. Aşağıya dönük kaşlar, çatık alın veya aşağıya dönük ağız köşeleriyle birlikte şüpheli, saldırgan veya eleştirel bir tavır anlamına gelir.
DIŞARIDAN BAKMA ?: Karşılaştığımız en sinir bozucu insanlardan bazıları konuşurken gözle dışarıda bırakma hareketini kullanırlar. Bu hareket bilinçsizce yapılır ve o kişinin sizden sıkılması veya artık ilgilenmemesi ya da kendini sizden üstün görmesi nedeniyle sizi görmemeye çalışmasından oluşur.
Göz hareketlerinin dili
Gözler… Gözler yalan söylemez… Gözler yalan söyleyemez!… Vücudun odak noktası olduklarından ve gözbebekleri de bağımsız hareket ettiğinden gözlerin tüm insan iletişim işaretleri arasında en açıklayıcı ve doğru bilgileri verir.
Tarih boyunca göz ve insan davranışı üzerindeki etkileriyle uğraştık durduk. Hepimiz 'gözleriyle onu parçaladı', 'kocaman bebek gözleri var', 'gözlerini kaçırıp duruyor', 'çok davetkar gözleri var', 'gözünde öyle bir pırıltı vardı' ya da 'bana en kötü bakışıyla baktı' gibi ifadeler kullanmışızdır. Bu gibi ifadeleri kullandığımızda farkında olmadan kişinin gözbebeklerinin büyüklüğünden ve bakışla ilgili davranışlarından bahsederiz.
Bazı insanlarla konuşurken rahat bazılarıyla konuşurken rahatsız olur hatta onları güvenilmez buluruz. Bu aslında bize baktıkları veya konuşurken bakışlarımıza karşılık verdikleri süreyle ilişkilidir. Bakışların dilini çözerek hem karşı tarafı daha kolay anlayabilir hem de kendi davranışlarınızı kontrol altında tutabilirsiniz.
SİZDEN BİR ŞEY Mİ GİZLENİYOR ?: Birisi dürüst değilse veya bir şeyler gizliyorsa bakışları bizimkilerle toplam zamanın üçte birinden daha az oranda karşılaşacaktır.
HAYRAN MI SALDIRGAN MI ? : Bakışlarınız, karşınızdakinin bakışlarıyla toplam zamanın üçte ikisinden daha uzun süreyle karşılayıyorsa, bunun anlamı şunlardan biridir; birincisi sizi çok ilginç veya çekici buluyordur; ikincisi de size karşı saldırgan bir tavrı vardır.
SESSİZCE MEYDAN OKUYANLAR: Buna ek olarak gözbebekleri de büzüşüyorsa sözel olmayan bir meydan okumada bulunuyor olabilir.
BAKIŞLARLA İYİ İLİŞKİ KURMAK İÇİN : Başka birisiyle iyi bir ilişki kurmak için toplam zamanın yüzde 60-70'inde onunla göz göze gelmeniz gerekir.
Gözbebekleri
Belli ışık durumları, kişinin ruh hali ve tavrı olumludan olumsuza veya olumsuzdan olumluya geçerken gözbebekleri küçülür veya büyür. Heyecanlanan birisinin gözbebekleri dört katına çıkabilir.Tam tersine kızgın, olumsuz bir ruh hali gözbebeklerinin 'minik boncuk gözler' ya da 'yılan gözler' olarak bilinen şeklinde küçülmesine yol açar.
Flört ve Gözbebekleri
Flört sırasında gözler oldukça fazla kullanılır. Kadınlar gözlerini vurgulamak için göz makyajı yaparlar. Bir kadın bir erkeği severse ona bakarken gözbebeklerini büyütecek ve erkek da farkında olmadan bu bilgiyi doğru yorumlayacaktır. Bu nedenle romantik buluşmalar gözbebeklerinin büyümesine neden olan loş yerlerde gerçekleşir.
Birbirlerinin gözlerine bakan genç aşıklar farkında olmadan gözbebeklerinin büyüyüp büyümediğine bakmaktadırlar. Her biri diğerinin gözbebeklerinin büyümesinden heyecanlanır.
Çocuklar ve Gözbebekleri
Bebekler ve çocukların gözbebekleri yetişkinlelerinkindin daha büyüktür ve yetişkinlerin yanındayken onlara olabildiğince çekici görünerek sürekli olarak dikkatlerini çekme çabasıyla gözbebekleri sürekli olarak büyür.
Kumarbazlar ve Gözbebekleri
Uzman kağıt oyuncularıyla yapılan deneylerde rakipleri koyu renk gözlük taktığında oyuncuların daha az el kazandıkları görülmüştür. Örneğin, bir poker oyununda rakibine dört as gelmesi durumunda, uzman onun gözbebeklerindeki hızlı büyümeyi bilinçli olmadan fark edecek ve bu elde oyunu yükseltmemesi gerektiğini hissedecektir. Rakiplerin koyu gözlük takması gözbebeği işaretlerini ortadan kaldırarak uzmanların daha az el kazanmalarına neden oldu.
Ticaret ve Gözbebekleri
Gözbebeği takibi fiyat pazarlığı sırasında alıcıların gözbebeği büyümesini izleyen eski Çinli mücevher tacirleri tarafından kullanılırdır.
Eski bir söz 'biriyle konuşurken gözlerinin içine bak, pazarlık yaparken gözbebeklerine bakma' der. 'Gözbebeklerine bakma egzersizi' yaparak karşınızdakinin gerçek duygularını gözbebeklerinden anlamaya çalışın.
El kol hareketleri çok şey anlatır; yeni bir araştırmaya göre sözel olmayan iletişim, uzmanların düşündüğünden daha fazla sezgisel ve önemli olabilir.
Konuşan bir insanın el kol hareketleri, dinleyicinin onu daha iyi anlamasına yardımcı olabilir; Missouri Üniversitesi’nde psikoloji alanında yardımcı doçent olan Dr.Jana Iverson’un yürüttüğü iki yeni araştırmaya göre de, sözel olmayan iletişim, konuşmacı için de çok faydalı olabilir. Iverson, kısa bir süre önce Nature’da yayımlanan ilk araştırmasında 8-18 yaşları arasında bir grup kör çocuktan, bir başkasına talimat vermelerini ve farklı şekillerdeki iki kapta bulunan suların miktarı hakkında hem gören, hem de kör yetişkinlerle konuşmalarını istemiş. Iverson araştırmaya katılanları gözlerken çok önemli bir şey farketmiş: Çocuklar, kiminle konuşuyor olursa olsunlar, aynı sayıda el kol hareketleri yapıyorlarmış. Iverson, “Bu, sonradan öğrendiğimiz bir şey değil” diyor.
Journal of Non Verbal Behavior’da yayımlanması planlanan bir izleme çalışmasında Iverson, bütün çocukların daha konuşmaya başlamadan önce el kol hareketleri yaptığını (bunun, gören çocuklarda kör çocuklardan daha fazla olduğunu) ortaya koydu. Iverson’a göre el hareketleri sözcüklere destek olmaktadır, böylece insanların kendilerini daha eksiksiz ve net bir biçimde ifade etmelerine olanak tanımaktadır. Iverson’a göre “el hareketleri, nasıl düşündüğümüz konusunda bize bir şey söylemektedir; düşünce biçimimizin, daha çok hayali olan yönleri bulunmaktadır. El hareketleri, düşüncelerimizin, kelimelerle iyi aktarılamayan bölümlerini iletmemizi sağlar.”
YALAN!
İş hayatında en çok yalan söylemek zorunda kalan kişilerin sekreterler olduğu bilinen bir gerçektir. Bunun sebebi, özellikle yöneticimizin adına başkalarıyla iletişim içinde olmamızdır. Yöneticimiz ile diğer çalışanlar arasında, yöneticimiz ile diğer yöneticiler arasında, yöneticimiz ile özel hayatındaki kişiler arasında, yöneticimiz ile yöneticisi arasında hep bir köprü görevi görürüz.
Yöneticilerimiz görüşmek istemedikleri kişileri belirtip kenara çekilirler, sonrası bize aittir. Ayrıca habersiz, randevusuz gelen konuklar ile ilgilenmek, onları organize etmek...
En sık rastlananı da yöneticimizin bir hatasını üstlenmemizdir.
Bize vermeyi unuttuğu bir yazı gecikmiştir. Genel müdür kızmasın diye topu bize atar, “Hala yazmadın mı?” Der, Biz de “Siz bana yazıyı vermediniz ki” Demek yerine “Üzgünüm, hemen yazıyorum” gibi bir şey söyleriz. Halbuki yazıyı görmemişizdir bile.
İşte böyle durumlarda vücut dilimizi kontrol altına alabilirsek, karşımızdaki kişinin bize güvenmesini sağlar ve görevimizi çok daha iyi yapmış oluruz. Daha da önemlisi vücut dili ile yalan söylemeyi çözersek karşımızdaki kişinin de bize yalan söyleyip söylemediğini çok kolay anlarız.
Vücut diliyle yalan söylenebilir mi?
Bu soruya verilecek yanıt; ana hareketler, vücudun mikro işaretleri ve söylenen sözler arasında ortaya çıkacak uyum eksikliğinden dolayı “hayır” olacaktır. Örneğin, açık avuçlar dürüstlük gösterir ama karşınızdaki yalan söylerken avuçlarını açıp size gülümsese bile mikro hareketleri onu ele verir. Gözbebekleri küçülebilir veya ağzının köşesi seğirebilir ve bu işaretler açık avuç hareketi ve içten gülümsemeyle çelişir. Sonuç olarak karşısındaki, söylenene inanmama eğilimi gösterir.
Yalanları örtbas etmek için vücudun başka herhangi bir yerinden daha sık olarak yüzümüzü kullanırız. Örtbas edebilmek için gülümsemeler, kafa sallamalar ve göz kırplamalar kullansak da maalesef vücut işaretlerimiz burada da doğruyu söyler ve yüz işaretlerimizle vücut hareketlerimiz arasında bir uyuşmazlık ortaya çıkar.
Yalan söylemeyle ilgili zorluk, bilinçaltı zihnimizin otomatik olarak çalışması, sözel yalanımızdan bağımsız olarak hareket etmesi ile vücut dilimizin bizi ele vermesidir. Çok ender yalan söyleyen insanların ne kadar inandırıcı olurlarsa olsunlar kolayca yakalanmalarının nedeni de budur. İşi sebebiyle sık yalan söylemesi gereken kişiler hareketlerine iki yolla incelik kazandırabilirler.
Birincisi; yalan söylerken doğru olduğunu hissettikleri hareketlerle pratik yapabilirler. Ancak çok uzun süre sonunda ve sayısız yalan söyleyerek pratik yaptıktan sonra başarılı olabilirler. İkincisi ise; yalan söylerken hiçbir olumlu ya da olumsuz hareketi kullanmayacakları şekilde çoğu hareketi ortadan kaldırabilirler ama bu da çok zordur.
Haber Kaynağı: Karaman Larende Kültür Servisi
İLGİLİ HABERLER
|
![]() ![]() ![]() |