TÜM SIR BURADA SAKLI..

Mükemmelin tanımı TDK'de "kusursuz,eksiksiz" gibi tek kelime ile karşılanmaya çalışılmış.


TÜM SIR BURADA SAKLI..

KUSURLARI KUSURSUZ GÖRMEK
Sahiden insan yaşamının toplum yargılarıyla karışlaştıktan sonra neredeyse her anınında olmak istediği mükemmel, bu kadar basit bir şey mi? Maalesef ki evet, tanımı tek kelimenin dahi ötesine geçemeyen mükemmel bizi kendine belki ikinci insanın yaratılmasından beri köle etmiş. Neden ise oldukça basit, beğenilme arzusu. Kendini kusurlarınla değil de toplumun direttiği kusursuzluk kalıbına sığdırmaya çalışmak, çok yazık. Mükemmelliği içsel boyut ve dışsal boyut olmak üzere iki boyutta gözlemleyebiliriz.

İçsel boyut olarak ele aldığımızda herkesin içinde camdan bir kutu olduğunu var sayalım. Cam kadar hassas fakat cam kadar şeffaf olmayan bir kutu. Cam kutunun içinde bir de kara kutu. Kimisi bu kara kutuyu öyle güzel süslerken kimisi ne süslemeyi ne de gizlemeyi başaramaz. Kutu sahibinin dışından çıkıp insanlara sunulduğunda cam kutunun içinde parlayan, süslenmiş kutu mükemmel olarak kabul edilirken öbür kutu mükemmelliğe köle olmaya mahkum edilir. Süslenen kutu ise çoktan köle olmuştur. Pek süslenen kutu eksiksiz veya kusursuz olduğundan dolayı mı yoksa toplumun direttiği kusursuzluğu karşıladığı için mi mükemmeldir? Kabul etmek insanın içini acıtsa da ikinci seçenek yadsınamaz bir halde önümüzdedir. Dışsal boyut olarak baktığımızda ise karşımıza kutuya nazaran daha somut bir şey çıkar. Daha büyük, daha ayrıntılı, daha ortada olan insanın dış görünüşü. Baştan aşağıya bir beden ve her ayrıntısına bir bir konulmuş kusursuzluk nitelikleri. Bu durum bizim önce kabullenmemiz sonra aşmamoz gereken çok büyük bir ayıbımız gibi geliyor bana. Bir insanın seçme şansı olmadan meydana gelmiş yüz hatları, saçları, kaşları, gözleri, dudağı, burnu, beden ölçüleri, sivilceleri, benleri, ten rengi.. Daha o kadar çok şey sayabilirim ki. Bunları kusursuzluk kalıbına sokup mükemmelliği iddia ediyoruz. Aslında  iddiamız düşününce fazlasıyla mantıksız çünkü evrene genelleme yapabileceğimiz bir durum söz konusu değil, tamamen şahısların şahsi düşüncelerine bağlı bir vaziyet bundan dolayı ispatlanması pek mümkün değil gibi.  Bu yargıların önemsiz olduğunu söyleyemem elbette önemli fakat bu durumun önüne geçebilecek şeylerin var olmayışı sanrısı bile zihnime sancılar saplıyor, tahammül etme yeteneğim koşarak uzaklaşıyor ve mükemmel olmak insandan bu kadar uzak olmamalı diyorum. Tanımı şöyle bir hatırlarsak mükemmel insan; kusursuz insan veya eksiksiz insan oluyor. Böyle bir şeyin mümkün olabileceğine inanmıyorum. Demem o ki mükemmel diye tanımlanan insanlar aslında mükemmelin gerçek tanımına değil kusursuzluk kalıbına yakınlık derecelerine göre mükemmeller. Bu mükemmellik beni kahrediyor, dayanamıyorum. Uzunca düşündük ve kendimce kendime bir çözüm ürettim. 

Çözümüm tanımın yanında beliren iki tane sihirli kelime. Mükemmel kelimesinin tanımı benim için "Kusurları kusursuz görmek". Mükemmelliği anca böyle benimseyebilirim. Ben bir insanım ve insan bilinen mükemmelik tanımına yaradılış gereği uymayan bir varlık. Mükemmelik istiyorsak kusurlarımızı kabul etmeliyiz ve kusursuzluk aramak yerine kusurlarımızla mükemmelliği yaşayabilmeliyiz. Tüm sır burada saklı